Ana içeriğe geç
Sözlük

dü ile cümle

dü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Böyle konuştuğunu hiç duymadım.I've never heard you talk like that.
Yüce düşüncelerin olduğundan eminim.I am certain that you have noble thoughts.
Onun hakkında bildiğini düşünüyorum.I think that you do know about that.
Dürüst olacağınıza güveniyorum.I am relying on you to be honest.
Seni her gördüğümde anneni düşünüyorum.Every time I see you, I think of your mother.
Kendimi size karşı düşman hissetmiyorum.I don't feel hostile toward you.
Sürekli seni düşünüyorum.I think of you all the time.
Duygularınıza zarar vermiş olabilirim, ancak bu benim niyetim değildi.I may have hurt your feelings, but such was not my intention.
Planın hakkında düşünüyorum.I'm thinking about your plan.
Mektubunu dün okudum.I read your letter yesterday.
Ben senin kadar müziğe çok düşkün değilim.I am not so fond of music as you are.
Sana saygı duyuyorum.I look up to you.
O dükkânda yeni bir müzik seti aldım.I got a new stereo at that store.
Şu ağacın altında duran bir kız görüyorum.I see a girl standing under that tree.
Amerika'ya gitme düşüncesiyle İngilizce öğreniyorum.I am learning English with the idea of going to America.
Amerikan edebiyatına ilgi duyuyorum.I am interested in American literature.
Acelemle merdivenlerden aşağı düştüm.I fell down the stairs in my haste.
İyi bir fikir düşündüm.I thought of a good idea.
Oyuncakçı dükkanına bitişik yaşıyorum.I live next door to the toy shop.
Şimdi duş alıyorum.I am taking a bath now.
Bir zamanlar o hikayeyi duydum.I heard that story once.
Gördüğüm kadarıyla çok hassas bir durumdayım.I find myself in a rather delicate situation.
Kendimi oldukça hassas bir durumda buluyorum.I find myself in a rather delicate situation.
Dün burada Christine'i gördüm.I saw Christine here yesterday.
Dün Christine'i burada gördüm.I saw Christine here yesterday.
Bu yazıcıyı dün satın aldım.I bought this printer yesterday.
Dün eski bir arkadaştan bir mektup aldım.I got a letter from an old friend yesterday.
Dün bir dişim ağrıyordu.I had a toothache yesterday.
Dün bir diş ağrım vardı.I had a toothache yesterday.
Dün arkadaşım Tom'u ziyaret ettim.I visited my friend Tom yesterday.
Hapşırmamak elimde değil, dün üşüttüm.I can't help sneezing, I caught a cold yesterday.
Ben klasik müzik dinlemeye düşkünüm.I'm fond of listening to classical music.
Bu tür müziğe düşkün değilim.I am not keen on this kind of music.
Dumanı buradan görebildim.I was able to see the smoke from here.
Bu ceketi düşük bir fiyata aldım.I bought this coat at a low price.
O mutlu günleri düşünmeden bu resme asla bakmam.I never look at this picture without thinking of those happy days.
Bu tür müziğe özellikle düşkün değilim.I'm not particularly keen on this kind of music.
Bu antlaşmanın dünya barışına katkı sağlayacağını umuyorum.I hope this treaty will contribute to peace in the world.
Ben dünyada en mutlu insandım.I was the happiest man on earth.
Bu dünyada kötü insan olduğuna inanmıyorum.I don't believe that there is any evil person in this world.
Bu odadaki mobilyaların düzenini seviyorum.I like the arrangement of the furniture in this room.
Ben, bu elbiseyi düşük bir fiyata satın aldım.I bought this dress at a low price.
Bu kitabı dün aldım.I bought this book yesterday.
Daha önce hiç böyle bir makine duymadım.I never heard of such a machine before.
Bunu dün bitirmeye niyet ettim fakat bitiremedim.I had intended to finish this yesterday, but I couldn't.
Bunu dün bitirmiş olmayı ümit etmiştim.I had hoped to have finished this yesterday.
Bilgisayarlara ilgi duyuyorum.I am interested in computers.
Ben sık sık yaşamın anlamı üzerinde düşünürüm.I often meditate on the meaning of life.
John'ın dürüst olduğunu biliyorum.I know that John is honest.
Jill'in piyano çaldığını duydum.I heard Jill play the piano.
Ben Jill'in piyano çaldığını duydum.I heard Jill play the piano.
Susan ve Betty severim ama Susan'ın daha hoş olduğunu düşünüyorum.I like both Susan and Betty, but I think Susan is the nicer.
Ben, dün hiç zaman kaybetmeden teyzemi hastanede ziyaret ettim.I lost no time in visiting my aunt in the hospital yesterday.
Böyle yapmanın saçma olduğunu düşünüyorum.I think it's absurd to do so.
Ben öyle düşünüyorum.I think so.
Oraya gittiğimde dükkân kapalıydı.The shop was closed when I went there.
Onu daha önce duydum.I have heard of it before.
Haberi tesadüfen duydum.I heard the news by chance.
Haberi duyduğuma mutlu oldum.I am happy to hear the news.
Ben haberi duyduğumda neredeyse kulaklarıma inanamadım.I could hardly believe my ears when I heard the news.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod