Ana içeriğe geç
Sözlük

dü ile cümle

dü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bana toplantının nerede düzenleneceğini söyle.Tell me where the meeting will be held.
Seninle daha önce karşılaştığımı düşünüyorum.I think I've met you before.
Seninle bir yerde karşılaştığımı düşünüyorum.I remember meeting you somewhere.
Bazen bir başkasının duygularına zarar vermemek için yalan söyleriz.Sometimes we lie to keep from hurting someone else's feelings.
Şimdi, siz ne düşünüyorsunuz?Now, what do you think?
Görünüşe göre onun durumu gerçekti.To all appearance his statement was true.
Dün toplantıya geç kalmış gibi görünüyor.It seems that he was late for the meeting yesterday.
Neredeyse haklı olduğunu düşünüyorum.I almost think you're right.
Lütfen sessiz durun.Please keep quiet.
Geride durun lütfen.Stand back, please.
Neden o benim bildiğimden daha iyi bildiğini düşünmeli?Why should he think that he knows better than I do?
Doğum oranı neden bu kadar keskin şekilde düştü?Why has the birthrate declined so sharply?
Benim en sevdiğim rengin yeşil olduğunu sana düşündüren şey nedir?What made you think that my favorite color was green?
Niçin dün gece beni aramadın.How come you didn't call me last night?
Sana o şekilde düşündüren ne?What makes you think that way?
Böyle bir küçük düşürmeye nasıl katlanabilirsin?How can you bear such a humiliation?
Nasıl oldu da onu duydun?How did you come to hear of it?
Sizi öyle düşündüren nedir?What makes you think so?
Sizi böyle düşündüren nedir?What made you think so?
Lütfen telaffuzumu düzeltin.Please correct my pronunciation.
Tuvaletin sifonu düzgün çalışmıyor.The toilet doesn't flush properly.
Kapıyı açtım ve yan yana duran iki erkek çocuk gördüm.I opened the door and saw two boys standing side by side.
Sen sadece kapının önünde durmak zorundasın. O kendi kendine açılacak.You have only to stand in front of the door. It will open by itself.
Kapının arkasından tuhaf bir ses duyuldu.A strange sound was heard from behind the door.
Kapıların çarptığını duyabiliyorum.I could hear doors slamming.
Kapıda duran kız kim?Who is the girl standing at the door?
Kapıda duran o çocuk kimdir.Who's that boy standing at the door?
Kapının yanında duran genç benim erkek kardeşimdir.The boy standing by the door is my brother.
Kapının kapandığını duydum.I heard the door close.
TV aklınızı pasif durumda tutması bakımından zararlıdır.TV is harmful in that it keeps your mind in a passive state.
Televizyonun çocuklara zarar verdiğini düşünüyor musunuz?Do you think television does children harm?
Delbert'in deli olduğunu düşünüyorum.I think that Delbert is crazy.
Fakat büyük olasılıkla sonuncu olacağım, bu acınacak bir durum.But probably I'll be the last, which is a pity.
David üniversite konusunu etraflıca düşündü.David worked his way through college.
Debbie! Beni duyabiliyor musun?Debbie! Can you hear me?
Tenis oynamaya düşkün değil misin?Aren't you fond of playing tennis?
Helal olsun sana! Ailen seninle gurur duyuyor olmalı.Well done! Your parents must be proud of you.
O Deal'in içinde ve çevresinde ev alışı ve satışı düzenlemektedir.She arranges the buying and selling of houses in and around Deal.
Ben sadece yorgun olduğumu düşünüyorum.I think I'm just tired.
Bir dakika düşüneyim.Let me think for a minute.
Duralım ve dinlenelim.Let's stop and take a rest.
Dükkâna uğramaya ne dersin?How about dropping in at the shop?
Ben çok eleştirel olabileceğimi düşünmekteyim.I've been thinking that I may have been too critical.
Sadece yeni bir iş düşünüyordum.I was just thinking of a new job.
Tam bulaşıkları kaldırdıktan sonra, Joan kapı zilinin çaldığını duydu.Just after putting away the dishes, Joan heard the doorbell ring.
Tam o anda, telefonun çaldığını duydum.Just then, I heard the telephone ring.
Tam o sırada, otobüs durdu.Just then, the bus stopped.
Zürih, Londra'dan sonra dünyanın ikinci en büyük altın borsasıdır.Zurich is the second largest gold market in the world after London.
Dişini doğru dürüst fırçalıyor musun?Are you brushing your teeth properly?
Yiyecekleri iyi çiğneyin, böylece o düzgün şekilde sindirilebilir.Chew your food well so it can be digested properly.
Herkes dürüst değil.Everyone is not honest.
Birisinin yardım çağrısında bulunduğunu duydum.He heard someone calling for help.
Birinin çorbasına zehir koyduğunu düşündü.He thought someone had put poison in his soup.
İhtimaller, onun henüz haberi duymamış olması.Chances are that he has not heard the news yet.
Şüphesiz haberi duydun.Doubtless you have heard the news.
Sigara dumanı odadaki havayı kirletir.Cigarette smoke fouls the air in a room.
Tütün dumanı kanser yapıcıdır.Tobacco smoke is productive of cancer.
Bırak bu dumanlı hava odadan çıksın ve temiz hava girsin.Let this smoky air out of the room and let some fresh air in.
Danny'n güzellik duygusu yoktur.Danny has no sense of beauty.
Aslında düşündüğüm odur.Actually, that's what I thought.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod