düştün ile cümle

düştün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hiç bir kuyuya düştün mü?Have you ever fallen into a well?
Nasıl buraya düştün?How did you end up here?
Sen tuzağa düştün.You're trapped.
Nasıl hapse düştün?How did you end up in jail?
Bataklığa nasıl düştünüz? Biri bizi itti."How did you fall into the swamp?" "Someone pushed us in."
Bataklığa nasıl düştün? Biri bizi itti.How did you fall into the swamp? Somebody pushed us.
Sen merdivenlerden düştün.You fell down the stairs.
Düştün, değil mi?You fell down, didn't you?
Orada nasıl düştün?How did you fall down there?
Ne zaman yatağa düştün?When did you fall ill?
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.But one day, you fell off the swing while I was pushing.
Şefin katili sensin işte ! Gene tongaya düştün !You're the Chef's killer here! you are in trap now !
Ne yapsak? Bu kötü duruma benim yüzümden mi düştünüz yoksa?Oh dear, did I get you in trouble?
Düştünse tuzağa kendi sözlerinle, Ağzının sözleriyle yakalandınsa,You are trapped by the words of your mouth. You are ensnared with the words of your mouth.
Niçin Beni dinlemediniz de bu perişan duruma düştünüz?” [20,121] {KM, Tekvin 3,7}And I told you that Satan was your open enemy.
Kötü zanlara düştünüz ve helâki hak etmiş kimseler oldunuz.You are a people lost.
Yüzleri kararanlara şöyle denir: "İmanınızdan sonra küfre mi düştünüz?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Gökten düştün öyle mi?Alors es-tu tombé du ciel ?
Ey parlak yıldız, seherin oğlu, Göklerden nasıl da düştün!"Come mai sei caduto dal cielo, astro del mattino, figlio dell'aurora?
Ey parlak yıldız, seherin oğlu, Göklerden nasıl da düştün!"Como caíste do céu, ó estrela da manhã, filho da alva!
Ey parlak yıldız, seherin oğlu, Göklerden nasıl da düştün!「黎明の子、明けの明星よ、あなたは天から落ちてしまった。
Ey parlak yıldız, seherin oğlu, Göklerden nasıl da düştün!Как падна от небето, Денице, сине на зората!
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Ale jednoho dne, když jsem tě houpal, jsi spadla.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün. Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...Boeun !
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Chodźmy. To małżeństwo...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Lad os gå. Dette ægteskab...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Lass uns gehen. Diese Ehe...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Maar op een dag, je viel van de schommel terwijl ik duwen.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Mais un jour, tu es tombée pendant que je te poussais.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Men en dag, du föll av gungan medan jag drev.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Menjünk. Ez a házasság...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Mennään. Tämä avioliitto...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Nhưng rồi một ngày kia, Em đã bị ngã...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Pero un día, le cayó del columpio mientras yo estaba empujando.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Pero un día, te caíste del columpio cuando te estaba empujando.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Poďme. Toto manželstvo...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Pojďme. Toto manželství...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Pravzaprav sem to storil namenoma.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Să mergem. Această căsătorie...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Tapi satu hari, kamu terjatuh dari ayunan saat aku sedang mendorong.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Tapi satu hari, kamu terjatuh dari ayunan saat aku sedang mendorong.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Vamos. Este casamento...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Về nhà thôi. Đám cưới này...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Ας πάμε. Αυτός ο γάμος...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Но однажды, ты упала с качелей, когда я тебя раскачивал.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Підемо. Це шлюб...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.لكن في يوم سقطت من الأرجوحة بينما أنا كنت أدفع
Ama hayır, hemen peşine düştün.Ale nie, ty musiałeś za nim pogonić.
Ama hayır, hemen peşine düştün.Ma niente, tu sei andato a cercarlo--
Ama hayır, hemen peşine düştün.Mas não, tinhas de ir logo atrás dele...
Ama hayır, hemen peşine düştün.Men du stack iväg direkt...
Ama hayır, hemen peşine düştün.Men du stak bare af ...
Ama hayır, hemen peşine düştün.-mutta sinun piti lähteä heti perään...
Ama hayır, hemen peşine düştün.Pero tuviste que correr tras él...
Ama hayır, hemen peşine düştün.Αλλά δεν μπόρεσες να συγκρατηθείς.
Ama hayır, hemen peşine düştün.Но нет, ты должен был броситься за ним...
Bu kötü duruma benim yüzümden mi düştünüz yoksa?Je vous ai causé des problèmes ?
Düştünse tuzağa kendi sözlerinle, Ağzının sözleriyle yakalandınsa,dacă eşti legat prin făgăduinţa gurii tale, dacă eşti prins de cuvintele gurii tale,
Düştünse tuzağa kendi sözlerinle, Ağzının sözleriyle yakalandınsa,Dan boleh jadi kau telah terjerat oleh kata-katamu dan terjebak oleh janjimu sendiri
Düştünse tuzağa kendi sözlerinle, Ağzının sözleriyle yakalandınsa,er du fanget ved dine Læber og bundet ved Mundens Ord,

İlgili Sayfalar