düştüm ile cümle
düştüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sıkıntıya, darlığa düştüm, Ama buyrukların benim zevkimdir.Ucisk i utrapienie przyszło na mię; przykazania twoje są kochaniem mojem.
Sıkıntıya, darlığa düştüm, Ama buyrukların benim zevkimdir.Zatira in stiska sta me zadeli, zapovedi tvoje pa so veselje moje.
Sıkıntıya, darlığa düştüm, Ama buyrukların benim zevkimdir.Θλιψεις και στενοχωριαι με ευρηκαν τα προσταγματα σου ομως ειναι η χαρα μου.
Sıkıntıya, darlığa düştüm, Ama buyrukların benim zevkimdir.Неволи и утеснения ме намериха; Обаче Твоите заповеди са моя наслада.
Sıkıntıya, darlığa düştüm, Ama buyrukların benim zevkimdir.צר ומצוק מצאוני מצותיך שעשעי׃
Sıkıntıya, darlığa düştüm, Ama buyrukların benim zevkimdir.ضيق وشدة اصاباني اما وصاياك فهي لذّاتي.
Sıkıntıya, darlığa düştüm, Ama buyrukların benim zevkimdir.我 遭 遇 患 難 愁 苦 . 你 的 命 令 卻 是 我 所 喜 愛 的
Sıkıntıya, darlığa düştüm, Ama buyrukların benim zevkimdir.我 遭遇 患難 愁苦 . 你 的 命令 卻 是 我 所喜 愛的
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.Același lucru s-a întâmplat a doua zi, și ziua următoare, și alunecam rapid într-o pană de inspiraţie.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.A mesma coisa no dia seguinte, e no outro, rapidamente a deslizar para uma crise criativa.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.Das Gleiche passierte am nächsten Tag und auch am folgenden Tag, bis ich sehr schnell betriebsblind war.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.Det samme skete den næste dag, og den næste, og jeg faldt hurtigt i en kreativ nedgangsperiode.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.Hetzelfde gebeurde de volgende dag, en die daarop. Ik verviel algauw in een creatieve dip.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.다음 날도 그랬고, 그 다음 날도 마찬가지였습니다. 금방 슬럼프에 빠져버린 거예요.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.La stessa cosa il giorno dopo, e quello successivo, scivolai rapidamente in un baratro creativo.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.Lo mismo ocurrió al día siguiente, y al otro, cayendo pronto en una crisis creativa.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.Másnap sem, másnap sem, és másnap sem. Hamarosan alkotói válságba süppedtem.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.Những ngày tiếp theo đó, và sau đó nữa, nhanh chóng trượt vào một sự cạn kiệt sức sáng tạo.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.Pareil le lendemain et le surlendemain, si bien que je sombrais rapidement dans un marasme créatif.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.Podobnie następnego dnia i kolejnego, szybko popadłem w kryzys twórczy.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.To samé následovalo další den a další a já jsem rychle sklouzl do tvůrčí krize.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.Το ίδιο και την επόμενη μέρα, και πάλι τη μεθεπόμενη, βουλιάζοντας σε ένα καλλιτεχνικό τέλμα
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.И так день за днём, день за днём — у меня очень быстро наступил творческий кризис.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.Същото стана и следващия ден и на по-следващия, бързо затъвайки в творчески застой.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.Те саме було і наступного дня, і ще одного, що переросло у творчий занепад.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.אותו הדבר קרה למחרת, וביום שאחריו, והחלקתי במהירות במדרון היצירתיות.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.نفس الشيء اليوم التالي ، و اليوم الذي يليه بسرعة إنزلقت إلى حالة من الركود الإبداعي.
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.作品が作れなくなって しまったのです 長い間 スランプの暗闇から 抜け出せませんでした
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Bementem hozzájuk a vízbe, és ámultam, hogy milyen kiváncsiak.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Ik ging in het water met ze, en was verbaasd hoe nieuwsgierig ze waren.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Je suis allé dans l'eau avec elles, et j'ai été étonné de leur curiosité.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.물 속에서 이 동물들과 어울리면서 이들이 얼마나 호기심이 많은지에 놀랐습니다.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Mi sono tuffato con loro e la loro curiosità è stata sorprendente.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Och jag hoppade i vattnet med dem, och blev förundrad över hur nyfikna de är.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Și am intrat în apă cu ele și m-a uimit cât de curioase erau.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Skočil sem v vodo k njim in bil presenečen nad njihovo radovednostjo.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Und als ich mit ihnen im Wasser war, war ich erstaunt wie neugierig sie waren.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Và tôi xuống nước với chúng, và tôi bị ngạc nhiên bởi sự tò mò của chúng.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Wszedłem z nimi do wody i zachwyciła mnie ich ciekawość.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Y me metí al agua con ellas, y me fascinó lo curiosas que eran.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Και μπήκα στο νερό μαζί τους, και εντυπωσιάστηκα από την περιέργειά τους.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Влязох във водата с тях, и бях изумен от това колко любопитни бяха те.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Я пірнув у воду з ними та був здивований їхньою допитливістю.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Я погрузился в воду с ними и был поражен их любопытством.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.ונכנסתי למים איתם, ונדהמתי לראות כמה סקרנים הם היו.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.حتى اني نزلت وسبحت معهم وأنا استغربت كيف كانت فضولية جدا
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.彼らの好奇心の強さに驚かされました。 海底21メートルのところに立っている助手のそばを
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.(29:8) По благоволению Твоему, Господи, Ты укрепил гору мою; но Ты сокрыл лице Твое, и я смутился.
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.(30:8) Éternel! par ta grâce tu avais affermi ma montagne... Tu cachas ta face, et je fus troublé.
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.Ale ja som bol povedal vo svojej bezstarostnosti: Nepohnem sa na veky.
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.Azt mondtam azért én jó állapotomban: Nem rendülhetek meg soha.
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.Doamne, prin bunăvoinţa Ta mă aşezasei pe un munte tare... dar Ţi-ai ascuns Faţa, şi m'am turburat.
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.HERRE, i Nåde havde du fæstnet mit Bjerg; du skjulte dit Åsyn, jeg blev forfærdet.
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.Hỡi Ðức Giê-hô-va, nhờ ơn Ngài núi tôi được lập vững bền; Ngài ẩn mặt đi, tôi bèn bối rối.
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.Hỡi_Ðức_Giê - hô-va , nhờ ơn Ngài núi tôi được lập vững_bền ; Ngài ẩn mặt đi , tôi bèn bối_rối .
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.I jáť jsem řekl, když mi se šťastně vedlo: Nepohnu se na věky.
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.In mijn onnozele overmoed dacht ik altijd dat mij nooit iets zou overkomen
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.Jag sade, när det gick mig väl: »Jag skall aldrig vackla.»
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.여호와께서 주의 은혜로 내 산을 굳게 세우셨더니 주의 얼굴을 가리우시매 내가 근심하였나이다
Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm.Men jeg sa i min trygghet: Jeg skal ikke rokkes evindelig.