Bir kadına 0,98 erkek düşmektedir.В совокупности на 1 женщину приходится 0,98 мужчин.
Gelişen teknolojiyle birlikte bilgisayar fiyatları da giderek düşmektedir.С развитием компьютерных технологий всё чаще возникала потребность в электронных платежах.
İlde km²'ye 179 kişi düşmektedir.Диагноз СПИД поставлен 179 инфицированным.
İlde km²'ye 52 kişi düşmektedir.Всего на льдине побывало 52 человека.
İlde km²'ye 23 kişi düşmektedir.На мемориальных досках увековечены 23 человека.
İlde km²'ye 157 kişi düşmektedir.С учётом послевоенных награждений число Героев составило 157 человек.
İlçede kar dağlık yüksek kesimlere düşmektedir.Малое количество снега выпадает на высоких равнинах.
Ancak gene de ülke ekonomisi zaman zaman bunalıma düşmekte, bu da toplumsal sorunlara yol açmaktadır.Однако когда он начинает поднимать острые социальные проблемы, это приводит к его политическому краху.
İlde km2'ye 50 kişi düşmektedir.На биплане По-2 совершил около 50 вылетов.
İlde km2'ye 137 kişi düşmektedir.У GJ 273 обнаружено две планеты.
Tarımsal ürünlerin fiyatı ise dolayısıyla düşmekteydi.Цены же на сельскохозяйственные продукты все время падали.
2004 yılından beri nüfus sürekli düşmektedir.Постоянное население отсутствует с 2004 года.
Kutup bölgelerinde ise bu süre 12 saate kadar düşmektedir.На разделку жертвы в зависимости от её размера уходит до 12 часов.
Kendi alalında uzman kişiler de bazen bu yanılgıya düşmektedir.Кто из них за какой выпуск в ответе, порой до сих пор сохраняется в тайне.
Ticari reklamların çok çeşitli bir kısmı da bu kategoriye düşmektedir.وتسقط أيضاً كثير من الأقسام بالإعلانات التجارية بهذا الصنف.
Taliban ve El-Kaide mültecilerinin peşine düşmek için doğu eyaletlerinde birçok ileri karakol kuruldu.أُنشئت عدة مواقع استيطانية في المقاطعات الشرقية للبحث عن الهاربين من طالبان والقاعدة.
Köye yılda ortalama 276 – 316 mm yağış düşmektedir.تتساقط الأمطار على القرية بمعدل 276 ــ 316 مم سنويًا.
Antisemit işkence ve insan kurban hikâyeleri Yahudilik öğretilerine ters düşmektedir.يتعارض التعذيب والتضحية بالبشر المزعومان في فرية الدم مع تعاليم اليهودية.
Antalya yıllık 1224,2 kg/m2 yağış düşmektedir.حيث يسقط 1224,2 كيلو جرام كل متر مربع من الأمطار سنوياً على أنطاليا.
Yeni yılın ilk günü 21 Ocak ile 20 Şubat tarihleri arasındaki yeni aya düşmektedir.ويوافق اليوم الأول من العام الجديد بين 21 و 20 شباط / فبراير.
İlde km²'ye 52 kişi düşmektedir.وكان من المقدر أن يرتجل ويليامز 52 شخصية.
İlde km²'ye 77 kişi düşmektedir.26 سبعنا يدهش العالم.
Bu sayı, ülke nüfusunun %0,02'sine denk düşmektedir.الانتشار هو 0.02 ٪ من السكان.
Ancak sezon sonunda küme düşmekten son maçlarda kurtuldular.آخر تحديث المباريات الملعوبة في نهاية الموسم.
Bu süreçte de bilim merkezi eğitim etkinlikleri ve eğitimcilerine önemli sorumluluklar düşmektedir.بالإضافة لهذه الانشطة، يكون للأخصائيين أيضاً دور في التعليم والبحث.
Ancak küme düşmekten kurtulamadı.بل حتى لم يسقط زجاجها.
Bir dersliğe 21, bir öğretmene 26 öğrenci düşmektedir.والان فيها هيئة تدريسية تتكون من 26 مدرس.
İlde km²'ye 48 kişi düşmektedir.فيما تحتوي القردة العليا على 48 صبغيا.
Gençlerbirliği böylelikle küme düşmekten kurtuldu.رابطة شباب ميت غراب.
Bir milletvekiline ise 155.949 nüfus düşmektedir.يقدر عدد سكانها بـ 55,949 نسمة .
Zaman zaman 100 dişiye 1'den daha az erkek düşmektedir.يزن كل مولود جديد أقل من نصف أونصة.
İlde km²'ye 56 kişi düşmektedir.كانت إصابات متفاوتة الخطورة لـ 56 شخص.
İlde km²'ye 23 kişi düşmektedir.حيث دعت لحد الآن إلى ما يقرب من 23 محطة نضالية.
İlde km²'ye 36 kişi düşmektedir.Deixando um saldo de 36 pessoas mortas.
Savaş, büyük bir yenilgi ile sonuçlanmış, Adrianos esir düşmekten zor kurtulmuştur.A batalha terminou em uma derrota desastrosa, e Adriano por pouco não foi capturado.
Köprüden düşmek üzere olan Lokiyi elinden yakalar.Acede-se ao palácio por uma ponte que atravessa o fosso.
İlde km²'ye 290 kişi düşmektedir.A intervenção das forças de ordem chegou a deter 290 pessoas.
İlde km²'ye 282 kişi düşmektedir.Seu corpo possui, em média, 282 segmentos.
Rayonda km² ‘ye 30 kişi düşmektedir.«Chuva de mais de 30 milímetros faz muitos estragos».
İlde km²'ye 34 kişi düşmektedir.A expectativa de vida caiu para 34.
Bölge sürekli yağış altındaydı ve ısı düşmekteydi.A vinha estava na época em queda acentuada.
Kazanlık’ta ortalama olarak 100 erkeğe 107 kadın düşmektedir.Nova Crixás possui uma taxa média de 107 homens para cada 100 mulheres.
Sonbahar yaklaştığında ise bu sayı yine düşmektedir.Na de winterslaap begint deze cyclus opnieuw.
Bir sene sonra ise küme düşmekten kurtulamadılar.Een jaar later kon hij echter niet ontkomen aan de degradatie.
Ülkede ortalama 1 kadına 1,81 çocuk düşmektedir.Een vrouw krijgt gemiddeld 1,86 kinderen.
Yine aynı verilere göre Türkiye'de km2 başına ortalama 105 kişi düşmektedir.Gemiddeld leven er per km2 ongeveer 65 Kretenzers.
İlde km²'ye 61 kişi düşmektedir.De vloedgolf eist 61 dodelijke slachtoffers.
Şu anda 23.44 derecelerinde bulunmakta ve giderek düşmektedir.De huidige waarde van de obliquiteit is 23,44° en ze is aan het afnemen.
Örneğin; dört ayak üstüne düşmek ya da dört ayak üstünde yürümek gibi.Net als halfapen lopen ze op vier voeten.
Gençlerbirliği böylelikle küme düşmekten kurtuldu.Daar moest Gençlerbirliği het opnemen tegen Beşiktaş.
Elâzığ’da her 100.000 kişiye 608 hastane yatağı düşmektedir.Officieel is er een erkenning voor 1085 bedden.
Bu performansa rağmen yine de takımını küme düşmekten kurtaramadı.Ondanks die prestatie slaagde hij er niet in om het team naar behoren te vormen.
İlde km2'ye 203 kişi düşmektedir.Kazachstan heeft 202 eenheden op bestuurlijk niveau 3.
1900 yılından sonraki sayılarda fiyatlar hızla düşmektedir.Na 1900 zakte het aantal patiënten in snel tempo.
Ör 1 : Yukarıdan bırakılan bir taş, aşağı düşmek ister.De voorste punt is wat van boven naar beneden afgeplat.
Kendinizi geriye doğru yatırmayın ve düşmekten korkmayın.Verzorg je voorkomen, maar wees niet verwijfd.
İlde km²'ye 86 kişi düşmektedir.Op 86 onderdelen worden medailles uitgereikt.
Nazilerin eline düşmekten korktu.Hij was op de vlucht voor de nazi's.
İlde km'2ye 20 kişi düşmektedir.Sinds 10 mei waren er 200 naar beneden geschoten.
Ancak gene de ülke ekonomisi zaman zaman bunalıma düşmekte, bu da toplumsal sorunlara yol açmaktadır.Dit is uit het oogpunt van de maatschappij erg jammer, en leidt tot kapitaalvernietiging.