Ana içeriğe geç
Sözlük

düşmek ile cümle

düşmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İlde km²'ye 54 kişi düşmektedir.Klubui skirta 54 taškų nuobauda.
İlde km²'ye 62 kişi düşmektedir.Jis pats dalyvavo mažiausiai 62 žudynėse.
İlde km2'ye 203 kişi düşmektedir.SSRS gavo tik 203 vienetus.
İlde km²'ye 132 kişi düşmektedir.Abiejų linijų ilgis siekė 131 varstą.
Şelalenin suları üç kademe halinde, 30–40 m yükseklikten düşmektedir.Kartais šių rifų viršūnės siekia 30–40 metrų žemiau vandens paviršiaus lygio.
Alman savunmasının her kilometresine 650 namlu düşmektedir.Spraga vokiečių gynyboje jau buvo 230 km pločio.
Çok kırağı düşmektedir.Asko Lõhmus.
İlde km²'ye 129 kişi düşmektedir.Sel ajal töötas maa all 129 meest.
Kendini incitmeden düşmek yani.Digilõhe ei kao iseenesest.
Bir kadına 0,98 erkek düşmektedir.Ühe naise kohta elab riigis 0,95 meest.
İlde km²'ye 282 kişi düşmektedir.Hiiumaalt küüditati vähemalt 286 inimest.
Ülkede ortalama 1 kadına 1,81 çocuk düşmektedir.Naised sünnitavad esimese lapse keskmiselt 18,9-aastaselt.
Bir sene sonra ise küme düşmekten kurtulamadılar.Aasta hiljem jäi ta ilma kindralipensionist.
Yağışların büyük bir bölümü kış ve ilkbahar aylarında düşmektedir.Enamus seemneid variseb talvel ja kevadel.
İlde km²'ye 60 kişi düşmektedir.SU 60 soomustransportöör, põhimudel.
1.114 kişi düşmektedir.Surma sai 114 inimest.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.Ah, ştiu când nuca de cocos stă să cadă.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.Ah, vem, kdaj je kokos tik pred tem, da pade.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.Ik weet wanneer de kokosnoot gaat vallen.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.오, 저는 언제 코코넛이 떨어질 지 압니다.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.Ó, én tudom, hogy mikor készül leesni a kókuszdió.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.Oh, ich weiß, wann die Kokosnuss bereit ist zu fallen.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.Oh, je sais quand la noix de coco est prête à tomber.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.Oh, yo sé cuando un coco está a punto de caer.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.Tôi biết khi nào trái dừa sắp rụng.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum. Ve dünyayi çok fazla zorladığımızı da.Ah, io lo so quando la noce di cocco sta per cadere. io so che abbiamo sforzato la Terra oltre il limite.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.Wiem, kiedy kokos spadnie.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.О, знам кога кокосът е на път да падне.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.О, я знаю, когда кокосовый орех собирается упасть.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.О, я знаю, коли кокосовий горіх збирається впасти.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.אה, אני יודעת מתי שהקוקוס עומד ליפול.
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.أعلم عندما توشك جوزة الهند على السقوط
Ah, o hindistan cevizinin düşmek üzere olduğunu biliyorum.私たちは地球を苦しめすぎたの
Ama bu maliyet düşmek zorunda.1日1ドルで生活しているような貧しい人々に使ってもらうためには
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Aber die Kosten müssten weiter runtergebracht werden.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Ale cena se musí dál snížit.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Dar pretul trebuie scazut.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.De a költségeket jobban le kell szorítani.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.그러나 더 싸져야 합니다.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Maar de prijs moet naar beneden.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Mais le coût doit être réduit.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Mas o custo tem de ser significativamente reduzido.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Namun biayanya masih harus diturunkan lagi.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Nhưng nó cần phải được giảm xuống.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Pero el costo tiene que ser reducido.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Więc koszty muszą zostać definitywnie zmniejszone.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Αλλά το κόστος πρέπει να μειωθεί σημαντικά.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Але вартість треба знизити до справедливої ціни.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Но стоимость должна быть значительно снижена.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.Но цената трябва да бъде намалена.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.אבל העלות חייבת לרדת משמעותית.
Ama bu maliyet düşmek zorunda.لكن يجب تقليل التكلفة.
Ama yalnızca düşmekle kalmayacak, yere doğru yaklaşık 10 metre bölü saniye kareyle ivmelenecek.그리고 그냥 떨어지는 것이 아니라 10m/sec^2의 가속도로 빠르게 떨어질겁니다
Ama yalnızca düşmekle kalmayacak, yere doğru yaklaşık 10 metre bölü saniye kareyle ivmelenecek.A nejen padat, začne velmi rychle zrychlovat k zemi, přibližně 10 metry za sekundu na druhou.
Ama yalnızca düşmekle kalmayacak, yere doğru yaklaşık 10 metre bölü saniye kareyle ivmelenecek.En het valt niet alleen, het zal naar de grond versnellen met ongeveer 10 meter per seconde kwadraat.
Ama yalnızca düşmekle kalmayacak, yere doğru yaklaşık 10 metre bölü saniye kareyle ivmelenecek.І не тільки падати, він почне прискорюватися до землі на 10 метрів за секунду в квадраті приблизно.
Ama yalnızca düşmekle kalmayacak, yere doğru yaklaşık 10 metre bölü saniye kareyle ivmelenecek.והוא יתחיל להאיץ לכוון הקרקע בתאוצה של 10 מטר לשנייה בריבוע, בקירוב.
Aynı dönemdeki emisyonlar diğer yandan, aşağıdaki gibi faktörler tarafından düşmektedir:Å andra sidan har utsläppen minskat under samma period på grund av faktorer som:
Aynı dönemdeki emisyonlar diğer yandan, aşağıdaki gibi faktörler tarafından düşmektedir:Anderzijds is de uitstoot gedaald tijdens dezelfde periode door factoren zoals:
Aynı dönemdeki emisyonlar diğer yandan, aşağıdaki gibi faktörler tarafından düşmektedir:Na drugi strani so zmanjšanjeizpustovvistemobdobjupovzročilidejavniki, kot so:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod