düşme ile cümle
düşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çalışabilir yaşta olan yetişkinlerin sayısı çarpıcı bir biçimde düşmekte.Procentul adulților cu vârste încadrabile scade considerabil.
Çalışabilir yaşta olan yetişkinlerin sayısı çarpıcı bir biçimde düşmekte.Tỷ lệ phần trăm của người ở độ tuổi lao động sẽ giảm đáng kể.
Çalışabilir yaşta olan yetişkinlerin sayısı çarpıcı bir biçimde düşmekte.Τα ποσοστά ενηλίκων σε ηλικία εργασίας πέφτουν δραματικά.
Çalışabilir yaşta olan yetişkinlerin sayısı çarpıcı bir biçimde düşmekte.Відсоток дорослих працездатного віку різко падає.
Çalışabilir yaşta olan yetişkinlerin sayısı çarpıcı bir biçimde düşmekte.Процент людей трудоспособного возраста драматически падает.
Çalışabilir yaşta olan yetişkinlerin sayısı çarpıcı bir biçimde düşmekte.Процентът на пълнолетните, които са в трудоспособна възраст, ще падне главоломно.
Çalışabilir yaşta olan yetişkinlerin sayısı çarpıcı bir biçimde düşmekte.אחוז המבוגרים בגיל העבודה יורד באופן דרמטי.
Çalışabilir yaşta olan yetişkinlerin sayısı çarpıcı bir biçimde düşmekte.نسبة البالغين الذين هم في سن العمل تنازلت بشكل كبير
Çalışabilir yaşta olan yetişkinlerin sayısı çarpıcı bir biçimde düşmekte.定年した人たちの割合は 本当に急速に上がります
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.A China já lidera no seu crescimento explosivo e nos custos em queda.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.China conduce creşterea lor explozivă şi costurile tot mai scăzute.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.China ist Anführer dieses explosiven Wachstums und seiner abnehmenden Kosten.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.China lidera su crecimiento exponencial y los costos que caen en picada.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.China loopt voorop met zijn explosieve groei en dalende kosten.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.Chiny prowadzą dzięki błyskawicznemu rozwojowi i malejącym kosztom.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.중국은 폭발적인 성장과 함께 엄청난 가격 하락을 주도하고 있습니다.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.La Chine mène sa croissance explosive et ses coûts qui chutent.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.La Cina è prima al mondo per produzione e abbattimento dei costi.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.Trung Quốc dẫn đầu tăng trưởng bùng nổ và giảm chi phí.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.V čele jejich růstu a prudce klesajících cen je Čína.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.Китай води със своят експлозивен растеж и своите рязко спадащи цени.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.Лидером в феноменальном росте и снижении затрат является Китай.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.זה יקל ויזרז את המעבר למקורות חדשים של חשמל, זולים ומתחדשים.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.تقود الصين النمو المتفجر و التكلفة المنخفضة لمصادر الطاقة المتجددة.
Çin onların maliyetinin düşmesine hızla gelişmelerini sağladı.実際 太陽光発電の モジュールのコストは
Cismin düşmeye başlayacağı ortada.Het blok zal natuurlijk beginnen vallen.
Cismin düşmeye başlayacağı ortada.Klocem oczywiście zacznie spadać.
Cismin düşmeye başlayacağı ortada.물체는 당연히 떨어지기 시작하겠죠
Cismin düşmeye başlayacağı ortada.Objekt zjevně začne padat.
Cismin düşmeye başlayacağı ortada.Очевидно, блок стане падати.
Cismin düşmeye başlayacağı ortada.Очевидно, что тело начнёт падать.
Cismin düşmeye başlayacağı ortada.ברור שהגוף יתחיל ליפול
Cismin, yerden 10m yüksekteki bir platforma düşmesini istiyoruz. -ولنقل انها هبطت على الارض وعندما تهبط هذه هنا على ارتفاع 10 متر
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›Albowiem mam pięć braci, aby im świadectwo wydał, żeby też i oni nie przyszli na to miejsce męki.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›căci am cinci fraţi, şi să le adeverească aceste lucruri, ca să nu vină şi ei în acest loc de chin.`
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›C`est pour qu`il leur atteste ces choses, afin qu`ils ne viennent pas aussi dans ce lieu de tourments.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›där jag har fem bröder, och låter honom varna dem, så att icke också de komma till detta pinorum.'
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›denn ich habe noch fünf Brüder, daß er ihnen bezeuge, auf daß sie nicht auch kommen an diesen Ort der Qual.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›- for jeg har fem brødre - forat han kan vidne for dem, så ikke også de skal komme til dette pinens sted.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›Imam namreč pet bratov: da jim to izpriča, da ne pridejo tudi oni v ta kraj trpljenja.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›내 형제 다섯이 있으니 저희에게 증거하게 하여 저희로 이 고통 받는 곳에 오지 않게 하소서
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›lebo mám päť bratov, nech im dôrazne svedčí, aby neprišli aj oni do tohoto miesta múk.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›Mert van öt testvérem; hogy bizonyságot tegyen nékik, hogy õk is ide, e gyötrelemnek helyére ne jussanak.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›Neboť mám pět bratrů. Ať jim svědčí, aby i oni nepřišli do tohoto místa muk.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›perché ho cinque fratelli. Li ammonisca, perché non vengano anch'essi in questo luogo di tormento
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›- sillä minulla on viisi veljeä - todistamaan heille, etteivät hekin joutuisi tähän vaivan paikkaan`.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›thi jeg har fem Brødre for at han kan vidne for dem, for at ikke også de skulle komme i dette Pinested.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›vì tôi có năm anh em, đặng người làm chứng cho họ về những điều nầy, kẻo họ cũng xuống nơi đau đớn nầy chăng.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›защото имам петима братя, за да им засвидетелствува, да не би да дойдат и те на това мъчително място.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›ибо у меня пять братьев; пусть онзасвидетельствует им, чтобы и они не пришли в это место мучения.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›маю бо пять братів; нехай сьвідкує їм, щоб і вони не прийшли у се місце муки.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›כי יש לי חמשה אחים למען יעיד בהם פן יבאו גם הם אל מקום המעצבה הזה׃
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›لان لي خمسة اخوة. حتى يشهد لهم لكي لا يأتوا هم ايضا الى موضع العذاب هذا.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›因 為 我 還 有 五 個 弟 兄 . 他 可 以 對 他 們 作 見 證 、 免 得 他 們 也 來 到 這 痛 苦 的 地 方
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›因為 我 還 有 五 個 弟兄 . 他 可以 對 他 們作 見證 、 免得 他 們 也 來到 這 痛苦 的 地方
Çünkü "HAYIR", Filistin politikaları... eğitimi... ve medyası ile uygun düşmektedir.För nej är förenligt med palestinsk policy, utbildning och media.
Çünkü "HAYIR", Filistin politikaları... eğitimi... ve medyası ile uygun düşmektedir."tidak !" ini terjadi pada semua bidang kebijakan Palestina....pendidikan...dan media
Çünkü "HAYIR", Filistin politikaları... eğitimi... ve medyası ile uygun düşmektedir.Weil "NEIN" übereinstimmend ist mit palästinensischer Politik, Bildung und Medien.
Çünkü "HAYIR", Filistin politikaları... eğitimi... ve medyası ile uygun düşmektedir.لان "لا" تتلائم مع السياسه... التربيه... والاعلام الفلسطيني
Çünkü "HAYIR", Filistin politikaları... eğitimi... ve medyası ile uygun düşmektedir.政治的・宗教的指導者達は、絶え間なくイスラエルの破壊を奨励しています。