düşme ile cümle
düşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ansızın büyük yağmur damlaları karanlık gökyüzünden düşmeye başladı.All of a sudden, large drops of rain began falling from the dark sky.
Biz hepimiz fiyatların düşmesini istiyoruz.All of us want prices to decline.
Kötü alışkanlıklara düşmek kolaydır.It's easy to fall into bad habits.
Bu kadar uzağa geldik, bu yüzden şimdi duramayız. Kötü yola düşmek istemiyorum.We've come this far, so we can't stop now. I don't want to backslide.
Şemsiyemi getirmeliydim. Büyük yağmur damlaları düşmeye başlıyor.I should have brought my umbrella. Large raindrops are starting to fall.
Ağaç düşmek üzereydi.The tree was ready to fall down.
Gurur bir düşmeden önce gelir.Pride comes before a fall.
O şirketin hisse senedi fiyatı düşmeyecek.The price of the stock of that company will not come down.
Neyse ki bir dalı tuttum ve düşmekten kurtuldum.Luckily, I got hold of a branch and was saved from falling.
Cehenneme düşmek kolaydır.The descent to hell is easy.
Düşmemek için dikkatli olun.Take care not to fall.
İki kişi konuşurken üçüncüye laf düşmez.Two's company, three's a crowd.
Düşmeden önce onu kolundan yakaladımI caught him by the arm before he could fall.
Arabası nehre düşmeden önce birkaç kez döndü.His car turned over several times before falling into the river.
O günaha yenik düşmek için yeterince zayıf.He was weak enough to succumb to temptation.
Onun başı düşmeyle yaralandı.His head was hurt by the fall.
Onun uçurumdan düşmemesi için dikkatli olmalısın.You must be careful that she doesn't fall over the cliff.
O bayıldı ve düşmesini önlemek için onu tutmak zorundaydım.She fainted, and I had to hold her to keep her from falling.
Onun düşmesini engellemek için onu tutmak zorunda kaldım.I had to grab her to keep her from falling.
O, bir düşmede yaralandı.She was injured in a fall.
Fiyatlar kısa sürede düşmeli.Prices ought to come down soon.
Yapraklar ekimde düşmeye başlar.Leaves begin to fall in October.
Diğer şirketlerin gerisine düşme!Don't fall behind other companies!
Onun seviyesine düşmeyeceğim.I won't stoop to his level.
Ağaç her an düşmeye hazırdı.The tree was ready to fall at any moment.
Ham petrol fiyatı düşmektedir.Crude oil has been falling in price.
Gökkubbe onun üzerine düşmesin.May the firmament not fall upon him.
Doların değeri düşmeye başladı.The value of the dollar began to drop.
Düşmemeye dikkat et.Be careful not to fall.
Büyükannem düşmekten korkuyor.My grandmother is afraid to fall.
Bir uçurumdan düşmeni diliyorum.I hope that you fall off a cliff.
İpi sıkıca tuttum böylece düşmedim.I held on to the rope tightly so I wouldn't fall.
Buz üzerinde düşmek incitir.Falling on ice hurts.
Düşmemek için dikkatli ol.Be careful not to fall.
Seninle ters düşmekten nefret ediyorum.I hate to contradict you.
Onun düşmesine izin vermeyin.Don't let him fall.
Onun tuzağına düşmeyin.Don't fall into her trap.
Yakında yapraklar düşmeye başlayacak.The leaves will soon begin to fall.
Tom'a peşime düşmekten vazgeçmesini söyle.Tell Tom to stop following me around.
Kemer pantolonunun düşmesini önler.A belt keeps your pants from falling down.
Tom onu düşmekten korumak için Mary'yi yakaladı.Tom grabbed Mary to keep her from falling.
Tayvan doları değer kazandı ve Tayvan ihracatının düşmesine neden oldu.The Taiwanese dollar appreciated, causing Taiwanese exports to slump.
Büyük yağmur damlaları düşmeye başlıyor.Large raindrops are starting to fall.
Tom, çukura düşmemek için dikkatli ol.Tom, be careful you don't fall in the hole.
Her hayata biraz yağmur düşmeli.Into every life a little rain must fall.
Umutsuzluğa düşme.Don't despair.
Tom düşmedi.Tom didn't fall.
Tom asla düşmez.Tom never falls.
O kolumu tuttu bu yüzden düşmedi.She caught hold of my arm so she wouldn't fall.
Darboğaza düşmek istemiyorum.I don't want to get into a jam.
Zor duruma düşmek istemiyorum.I don't want to get into a jam.
Tom aşağıya düşmedi.Tom didn't fall down.
Düşmene izin vermeyeceğim.I won't let you fall.
Bu kod çizelgesinin düşmanın eline düşmesine izin vermeyin.Don't let this codebook fall into enemy hands.
Bir düşme sesi duydum.I heard a thump.
Tom'un düşme korkusu vardı.Tom had a fear that he would fall down.
Ben hala fiyatların düşmesini bekliyorum.I'm still waiting for the prices to drop.
Bir düşme sesi duyduğumu sandım.I thought I heard a thud.
Birçok şeyde ihtilafa düşmemize rağmen anlaştığımız bazı şeyler var.Even though we disagree on many things, there are some things we agree on.
Hayır, gökyüzü başımıza düşmez.No, the sky won't fall on our heads.
İlgili Sayfalar