düşmanlar ile cümle
düşmanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›pois e Senhor vosso Deus é o que vai convosco, a pelejar por vós contra os vossos inimigos, para vos salvar.
Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›Thi HERREN eders Gud drager med eder for at stride for eder mod eders Fjender og give eder Sejr."
Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›TUHAN Allahmu akan ikut untuk menolong kamu, dan Ia akan memberi kemenangan kepadamu.
Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›ty HERREN, eder Gud, går själv med eder; till att strida för eder mot edra fiender och giva eder seger.»
Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›Want de HERE, uw God, gaat met u mee! Hij zal tegen uw vijanden vechten en u de overwinning geven!'
Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›Zakaj GOSPOD, vaš Bog, vas spremlja, da se za vas bojuje zoper vaše sovražnike in vas reši.
Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›защото Господ вашият Бог, Той е, Който ходи с вас да се бие за вас против неприятелите ви, за да ви спаси.
Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›ибо Господь Бог ваш идет с вами, чтобы сразиться за вас с врагамивашими и спасти вас.
Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›כי יהוה אלהיכם ההלך עמכם להלחם לכם עם איביכם להושיע אתכם׃
Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›لان الرب الهكم سائر معكم لكي يحارب عنكم اعداءكم ليخلصكم.
Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›因 為 耶 和 華 你 們 的 神 與 你 們 同 去 、 要 為 你 們 與 仇 敵 爭 戰 、 拯 救 你 們
Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›因為 耶和華 你 們 的 神與 你 們同去 、 要為 你 們與 仇敵爭戰 、 拯救 你們
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Bisogna infatti che egli regni finché non abbia posto tutti i nemici sotto i suoi piedi
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Bo on musi królować, póki by nie położył wszystkich nieprzyjaciół pod nogi jego.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Căci trebuie ca El să împărăţească pînă va pune pe toţi vrăjmaşii supt picioarele Sale.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Car il faut qu`il règne jusqu`à ce qu`il ait mis tous les ennemis sous ses pieds.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Christus moet net zo lang regeren tot Hij alle tegenstanders heeft onderworpen.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Er muß aber herrschen, bis daß er "alle seine Feinde unter seine Füße lege".
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.For han skal være konge inntil han får lagt alle sine fiender under sine føtter.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Kajti on mora kraljevati dotlej, dokler Bog ne dene vseh sovražnikov pod njegove noge.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.저가 모든 원수를 그 발아래 둘 때까지 불가불 왕노릇 하시리니
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Kristus harus terus memerintah sampai Allah membuat semua musuh Kristus takluk kepada Kristus
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Lebo on musí kraľovať, dokiaľ mu nepoloží všetkých nepriateľov pod jeho nohy.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Mert addig kell néki uralkodnia, mígnem ellenségeit mind lábai alá veti.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Nebo musíť to býti, aby on kraloval, dokudž nepoloží všech nepřátel pod nohy jeho.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Pois é necessário que ele reine até que haja posto todos os inimigos debaixo de seus pés.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Porque es necesario que él reine hasta poner a todos sus enemigos debajo de sus pies
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Sillä hänen pitää hallitseman "siihen asti, kunnes hän on pannut kaikki viholliset jalkojensa alle".
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Thi han bør være Konge, indtil han får lagt alle Fjenderne under sine Fødder.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Ty han måste regera »till dess han har lagt alla sina fiender under sina fötter».
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.vì Ngài phải cầm quyền cho đến chừng đặt những kẻ thù nghịch dưới chơn mình.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.vì Ngài phải cầm_quyền cho_đến chừng đặt những kẻ thù_nghịch dưới chơn mình .
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Διοτι πρεπει να βασιλευη εωσου θεση παντας τους εχθρους υπο τους ποδας αυτου.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Ибо Ему надлежит царствовать, доколе низложит всех врагов под ноги Свои.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Мусить бо Він царювати, доки положить усїх ворогів під ноги Його.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.Не се мамете. "Лошите другари покваряват добрите нрави".
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.כי הוא מלך ימלך עד כי ישית את כל איביו תחת רגליו׃
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.لانه يجب ان يملك حتى يضع جميع الاعداء تحت قدميه.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.因 為 基 督 必 要 作 王 、 等 神 把 一 切 仇 敵 、 都 放 在 他 的 腳 下
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.因 為 基督 必要 作王 、 等 神 把 一切 仇敵 、 都 放在 他 的 腳下
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Ada banyak musuh alami yang lain dan ini hanyalah contoh terakhir.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Có cả một kho tàng các loài thiên địch khác và đây là ví dụ cuối cùng.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Der er et væld af andre naturlige fjender, og dette er blot det sidste eksempel.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Er is een grote rijkdom aan natuurlijke vijanden en dit is slechts een voorbeeld.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Es gibt einen großen Reichtümern natürlicher Feinde — hier ein letzte Beispiel.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Esiste un'enorme quantità di nemici naturali, e questo è solo l'ultimo esempio.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Există o mulțime de alți dușmani naturali iar acesta e ultimul exemplu.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Existuje hojnost přirozených nepřátel a toto je jen poslední příklad.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Há uma grande riqueza de outros inimigos naturais e é apenas o último exemplo.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Hay gran abundancia de otros enemigos naturales. Esto es el último ejemplo.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Il y a toute une liste d'autres ennemis naturels et ceci est seulement le dernier exemple.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Istnieje całe bogactwo naturalnych wrogów, a to tylko ostatni przykład.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.더 많은 자연 천적들이 있지만 마지막 예를 보여드리도록 하겠습니다.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Υπάρχει μία πληθώρα από άλλους φυσικούς εχθρούς και αυτό είναι απλά το τελευταίο παράδειγμα.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Има цяла плеяда от естествени врагове и това всъщност е само последния пример.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.Существует целая армия природных врагов, и это последний пример.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.יש עולם שלם ועשיר של אויבים טבעיים נוספים והנה הדוגמה האחרונה.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.هنالك عالم كامل وغني من الأعداء الطبيعيون وهذا هو المثال الاخير.
Diğer doğal düşmanlardan o kadar çok var ki ve bu sadece son örnek.これが最後の例です 害虫から始めます
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""Bạn không tạo ra hòa bình với bạn bè của mình, bạn tạo ra hòa bình với kẻ thù."