düşmanlar ile cümle
düşmanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.逼迫 我 的 、 抵擋 我 的 很多 . 我 卻沒 有 偏離 你 的 法度
Başlamak için çok geç kaldık ve düşmanlarımız çok güçlü, bunun nasıl sonuçlanacağını bizler de bilmiyoruz.Čekali jsme příliš dlouho, než jsme začali, a naši protivníci jsou silní a my nevíme, jak to dopadne.
Başlamak için çok geç kaldık ve düşmanlarımız çok güçlü, bunun nasıl sonuçlanacağını bizler de bilmiyoruz.لقد انتظرنا في وقت متأخر أن تبدأ ، وخصومنا هي قوية ونحن لا نعرف كيف سيكون هذا الخروج.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.(53:9) ибо Ты избавил меня от всех бед, и на врагов моих смотрело око мое.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.(54:9) Car il me délivre de toute détresse, Et mes yeux se réjouissent à la vue de mes ennemis.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Bosszút áll az utánam leselkedõkön; a te igazságod által rontsd meg õket.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Denn du errettest mich aus aller meiner Not, daß mein Auge an meinen Feinden Lust sieht.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Det onde skal falle tilbake på mine fiender; utrydd dem i din trofasthet!
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Engkau telah melepaskan aku dari segala kesukaran, dan kulihat musuhku dikalahkan
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Fà ricadere il male sui miei nemici, nella tua fedeltà disperdili
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.God zal mij wreken tegenover de mensen die mij naar het leven staan. Vernietig hen maar in Uw trouw voor mij.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Kajti rešil me je vsake stiske, in na sovražnike moje z veseljem gleda moje oko.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.대저 주께서 모든 환난에서 나를 건지시고 내 원수가 보응받는 것을 나로 목도케 하셨나이다
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Må det onda falla tillbaka på mina förföljare, förgör dem, du som är trofast.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Oddaj złym nieprzyjaciołom moim, w prawdzie twojej wytrać ich, o Panie!
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Odplatí zlé mojim nepriateľom, ktorí špehujú po mne. Vyplieň ich vo svojej pravde, Pane!
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.porque me has librado de toda angustia. Mis ojos han visto la derrota de mis enemigos
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Porque tu me livraste de toda a angústia; e os meus olhos viram a ruína dos meus inimigos.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.thi det frier mig ud af al Nød; mit Øje skuer med Fryd mine Fjender!
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Vì Ngài giải cứu tôi khỏi mọi mỗi gian truân; Mắt tôi thấy sự báo trả cho kẻ thù nghịch tôi.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Vì_Ngài giải_cứu tôi khỏi mọi mỗi gian_truân ; Mắt tôi thấy sự báo trả cho kẻ thù_nghịch tôi .
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Διοτι εκ πασης στενοχωριας με ελυτρωσε, και ο οφθαλμος μου ειδε την εκδικησιν επι τους εχθρους μου.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.Защото Си ме избавил от всяко утеснение; И окото ми е видяло повалянето на неприятелите ми.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.כי מכל צרה הצילני ובאיבי ראתה עיני׃
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.لانه من كل ضيق نجاني وباعدائي رأت عيني
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.他 從 一 切 的 急 難 中 、 把 我 救 出 來 . 我 的 眼 睛 也 看 見 了 我 仇 敵 遭 報
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.他 從一切 的 急難 中 、 把 我 救出 來 . 我 的 眼睛 也 看見 了 我 仇敵 遭報
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.(108:19) да будет оно ему, как одежда, в которую он одевается, и как пояс, которым всегда опоясывается.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Biarlah kutuk itu menutupi dia seperti pakaian, dan selalu melingkari dia seperti ikat pinggang
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Bodi mu torej kakor suknja, ki se ž njo ogrinja, in kakor pas, ki se ž njim vedno opasuje.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Budiž jemu to jako plášť k přiodívání, a jako pás k ustavičnému opasování.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Deaceea, să -i slujească de veşmînt ca să se acopere, de încingătoare cu care să fie totdeauna încins!
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.den blive en Dragt, han tager på, et Bælte, han altid bærer!
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Den varde honom såsom en mantel att hölja sig i, och såsom en gördel att alltid omgjorda sig med.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.저주가 그 입는 옷 같고 항상 띠는 띠와 같게 하소서
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Laat die vloek nu maar helemaal om hem heen zijn; als een riem die hij dag en nacht draagt.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.La den være ham som et klædebon som han dekker sig med, og som et belte som han alltid omgjorder sig med!
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Legyen az néki palástul, a melybe beburkolódzik, és övül, a melylyel mindenkor övezze magát.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Nech mu je ako rúcho, ktorým sa odeje, a jako opasok, ktorý opáše navždy.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Nguyện sự rủa sả vì nó làm như cái áo để đắp mình, Như cái đai để thắt lưng luôn luôn.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Nguyện sự rủa_sả vì nó làm như cái áo để đắp mình , Như cái đai để thắt_lưng luôn_luôn .
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Niech mu to będzie jako płaszcz do przodziania, a jako pas dla ustawicznego opasywania.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Qu`elle lui serve de vêtement pour se couvrir, De ceinture dont il soit toujours ceint!
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Séale como vestido que lo cubra, y como cinturón que siempre lo ciña
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Seja para ele como o vestido com que ele se cobre, e como o cinto com que sempre anda cingido!
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Se olkoon hänellä viittana, johon hän verhoutuu, ja vyönä, johon hän aina vyöttäytyy.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Sia per lui come vestito che lo avvolge, come cintura che sempre lo cinge
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.So werde er ihm wie ein Kleid, das er anhabe, und wie ein Gürtel, mit dem er allewege sich gürte.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Ας γεινη εις αυτον ως το ιματιον, το οποιον ενδυεται και ως η ζωνη, την οποιαν παντοτε περιζωννυται.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Нека му стане като дрехата, в която се увива, И като пояса, с който постоянно се опасва.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.תהי לו כבגד יעטה ולמזח תמיד יחגרה׃
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.لتكن له كثوب يتعطف به وكمنطقة يتنطق بها دائما.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.願 這 咒 罵 當 他 遮 身 的 衣 服 、 當 他 常 束 的 腰 帶
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.願這 咒罵當 他 遮身 的 衣服 、 當他 常 束 的 腰帶
Bir sürü sonra eski düşmanlar bir araya geldi.2 mantan musuh bertemu.
Bir sürü sonra eski düşmanlar bir araya geldi. Arkadaş olarak. Translation:Pronto, los dos antiguos enemigos se reunieron como amigos.
Bir sürü sonra eski düşmanlar bir araya geldi.Kort tid senare möttes de två forna fienderna.
Bir sürü sonra eski düşmanlar bir araya geldi.Lidt efter mødtes de to tidligere fjender.
Bir sürü sonra eski düşmanlar bir araya geldi.<b>بعد قليل ، تقابل العدوان ... السابقان</b>
Bir sürü sonra eski düşmanlar bir araya geldi.Találkozott a két korábbi ellenség.