düşmanların ile cümle

düşmanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.ledede dem trygt, uden Frygt, mens Havet lukked sig over deres Fjender;
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Li condusse sicuri e senza paura e i loro nemici li sommerse il mare
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Los guió con seguridad, para que no tuvieran miedo; y el mar cubrió a sus enemigos
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Ngài dẫn chúng nó bình an vô sự, chúng nó chẳng sợ chi: Còn biển lấp lại những kẻ thù nghịch họ.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Ngài dẫn chúng_nó bình_an_vô_sự , chúng_nó chẳng sợ chi : Còn biển lấp lại những kẻ thù_nghịch họ .
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Og han ledet dem tryggelig, og de fryktet ikke, men havet skjulte deres fiender.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Und leitete sie sicher, daß sie sich nicht fürchteten; aber ihre Feinde bedeckte das Meer.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Vodili ich v bezpečnosti, a nestrachovali sa, ale ich nepriateľov pokrylo more.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Vodil je v bezpečnosti, tak že nestrašili, nepřátely pak jejich přikrylo moře,
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Wodził ich w bezpieczeństwie, tak, że się nie lękali, (a nieprzyjaciół ich okryło morze,)
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.και ωδηγησεν αυτους εν ασφαλεια, και δεν εδειλιασαν τους δε εχθρους αυτων εσκεπασεν η θαλασσα.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.И води ги безопасно, така щото не се бояха, А неприятелите им - морето ги покри;
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.וינחם לבטח ולא פחדו ואת אויביהם כסה הים׃
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.‎وهداهم آمنين فلم يجزعوا. اما اعداؤهم فغمرهم البحر‎.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.他 領 他 們 穩 穩 妥 妥 的 、 使 他 們 不 至 害 怕 . 海 卻 淹 沒 他 們 的 仇 敵
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.他 領他們穩穩 妥妥 的 、 使 他 們 不至 害怕 . 海卻 淹沒 他 們的 仇敵
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Aprenden de sus pares, lo han aprendido de sus enemigos.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Ei au invatat-o de la prietenii lor; au invatat-o de la inamicii lor.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Ils apprennent de leurs pairs, et ils apprennent aussi de leurs ennemis.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.친구들에게서 배우고, 적에게서 배웁니다.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.L'hanno imparato dai loro simili, l'hanno imparato dai loro nemici.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Mereka belajar dari teman-teman dan musuh-musuhnya.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Nauczyły się od innych; nauczyły się od swoich wrogów.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Ne oppivat kanssavariksiltaan, ne oppivat vihollisiltaan.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Oni so se naučili od vrstnikov, ti od sovražnikov.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Tanulnak a társaiktól, tanulnak az ellenségeiktől.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Učia sa taktiež od svojich rovesníkov; učia sa i od svojich nepriateľov.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Ze hebben geleerd van hun leeftijdsgenoten, ze hebben geleerd van hun vijanden.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Έχουν μάθει από τους ομοίους τους, έχουν μάθει από τους εχθρούς τους.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Одни вороны учатся у других; они также учатся и у врагов.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Учат се от другите врани; учат се от враговете си.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.הם למדו מחבריהם; הם למדו מאויביהם.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.لقد تعلموا من أقرانهم. لقد تعلموا من أعدائهم.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.時間があれば これを象徴するカラスの裏切りについて
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››(67:24) чтобы ты погрузил ногу твою, как и псы твои язык свой, в крови врагов".
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››(68:24) Afin que tu plonges ton pied dans le sang, Et que la langue de tes chiens ait sa part des ennemis.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››at din Fod må vade i Blod, dine Hundes Tunger få del i Fjenderne."
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››Azt mondta vala az Úr: Básánból visszahozlak, a tenger mélységébõl is kihozlak,
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››ca să-ţi cufunzi piciorul în sînge, şi limba cînilor tăi să-şi capete partea din vrăjmaşii tăi.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››da pomočiš nogo svojo v kri in jezik psov tvojih delež svoj ima na sovražnikih.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››daß dein Fuß in der Feinde Blut gefärbt werde und deine Hunde es lecken."
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››Ðể ngươi dầm chơn mình trong huyết , Và lưỡi chó ngươi cũng được phần trong kẻ thù_nghịch ngươi .
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››Ðể ngươi dầm chơn mình trong huyết, Và lưỡi chó ngươi cũng được phần trong kẻ thù nghịch ngươi.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››Ha detto il Signore: «Da Basan li farò tornare, li farò tornare dagli abissi del mare
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››Herra sanoo: "Baasanista minä heidät palautan, palautan meren syvyyksistä,
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››Herren säger: »Från Basan skall jag hämta dem, från havets djup skall jag hämta dem upp,
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››Herren sier: Fra Basan vil jeg hente tilbake, jeg vil hente tilbake fra havets dyp,
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››너로 저희를 심히 치고 그 피에 네 발을 잠그게 하며 네 개의 혀로 네 원수에게서 제 분깃을 얻게 하리라 하시도다
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››Pán povedal: Navrátim z Bázana, navrátim aj z hlbín mora,
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››para que laves tus pies en sangre, y también la lengua de tus perros en la de tus enemigos
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››para que mergulhes o teu pé em sangue, e para que a língua dos teus cães tenha dos inimigos o seu quinhão.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››Řekltě Pán: Zaseť vyvedu své, jako z Bázan, zase vyvedu z hlubokosti mořské.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››Rzekł Pan: Wyprowadzę zaś swoich jako z Basan, wywiodę ich zaś z głębokości morskiej.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››supaya kamu membasuh kakimu dengan darah mereka, dan anjing-anjingmu menjilatnya sepuas-puasnya.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››δια να βαφη ο πους σου εν τω αιματι των εχθρων σου και η γλωσσα των κυνων σου εξ αυτου.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››За да гази ногата ти кръв, И езикът на кучетата ти да има дял от неприятелите ти.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››למען תמחץ רגלך בדם לשון כלביך מאיבים מנהו׃
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››لكي تصبغ رجلك بالدم. ألسن كلابك من الاعداء نصيبهم‎.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››使 你 打 碎 仇 敵 、 你 的 腳 踹 在 血 中 、 使 你 狗 的 舌 頭 、 從 其 中 得 分
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››使 你 打碎 仇敵 、 你 的 腳踹 在 血中 、 使 你 狗 的 舌頭 、 從 其中 得分

İlgili Sayfalar