düşmanlarım ile cümle
düşmanlarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.Bila aku diserang penjahat yang mau membunuh aku, merekalah yang tersandung dan jatuh
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.Ha gonoszok jõnek ellenem, hogy testemet egyék: szorongatóim és elleneim - õk botlanak meg és hullanak el.
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.Khi kẻ làm ác, kẻ cừu địch và thù nghịch tôi, xông vào tôi, Ðặng ăn nuốt thịt tôi, Thì chúng nó đều vấp ngã.
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler."나의 대적, 나의 원수된 행악자가 내 살을 먹으려고 내게로 왔다가 실족하여 넘어졌도다"
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.Når onde kommer imod mig for at æde mit Kød, så snubler og falder de, Uvenner og Fjender!
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.Quando mi assalgono i malvagi per straziarmi la carne, sono essi, avversari e nemici, a inciampare e cadere
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.Útok učinivše na mne zlostníci, k sežrání těla mého, protivníci moji a nepřátelé moji, sami se potkli a padli.
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.בקרב עלי מרעים לאכל את בשרי צרי ואיבי לי המה כשלו ונפלו׃
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.عندما اقترب اليّ الاشرار ليأكلوا لحمي مضايقيّ واعدائي عثروا وسقطوا.
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.那 作 惡 的 、 就 是 我 的 仇 敵 、 前 來 喫 我 肉 的 時 候 、 就 絆 跌 仆 倒
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.那 作惡 的 、 就是 我 的 仇敵 、 前來喫 我 肉 的 時候 、 就 絆 跌仆倒
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.(30:16) В Твоей руке дни мои; избавь меня от руки врагов моих и отгонителей моих.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.(31:16) Mes destinées sont dans ta main; Délivre-moi de mes ennemis et de mes persécuteurs!
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Ale ja sa nadejem na teba, Hospodine; povedal som: Ty si môj Bôh.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Ale já v tobě naději skládám, Hospodine; řekl jsem: Bůh můj jsi ty.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Ale ja w tobie mam nadzieję, Panie! Rzekłem: Tyś jest Bogiem moim.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.De én benned bízom, Uram! Azt mondom: Te vagy Istenem.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Engkau selalu memelihara aku; selamatkanlah aku dari musuh-musuhku, dan dari orang-orang yang mengejar aku
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.en tus manos están mis tiempos." Líbrame de la mano de mis enemigos y de mis perseguidores
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.내 시대가 주의 손에 있사오니 내 원수와 핍박하는 자의 손에서 나를 건지소서
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Kỳ mạng tôi ở nơi tay Chúa ; Xin giải_cứu tôi khỏi tay kẻ thù_nghịch , và khỏi tay kẻ bắt_bớ tôi .
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Kỳ mạng tôi ở nơi tay Chúa; Xin giải cứu tôi khỏi tay kẻ thù nghịch, và khỏi tay kẻ bắt bớ tôi.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Ma io confido in te, Signore; dico: «Tu sei il mio Dio
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Meine Zeit steht in deinen Händen. Errette mich von der Hand meiner Feinde und von denen, die mich verfolgen.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Men jag förtröstar på dig, HERRE; jag säger: »Du är min Gud.»
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Men jeg, jeg setter min lit til dig, Herre! Jeg sier: Du er min Gud.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.mine Tider er i din Hånd. Red mig fra Fjenders Hånd, fra dem, der forfølger mig,
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Mutta sinuun, Herra, minä turvaan; minä sanon: "Sinä olet minun Jumalani".
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Os meus dias estão nas tuas mãos; livra-me das mãos dos meus inimigos e dos que me perseguem.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Soarta mea este în mîna Ta; scapă-mă de vrăjmaşii şi de prigonitorii mei!
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Toch is mijn vertrouwen op U gevestigd, HERE; ik spreek het ook tegen U uit: "U bent mijn God.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.V rokah tvojih so časi moji; otmi me iz rok sovražnikov mojih in preganjalcev mojih.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Εις τας χειρας σου ειναι οι καιροι μου λυτρωσον με εκ χειρος των εχθρων μου και εκ των καταδιωκοντων με.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.В Твоите ръце са времената ми; Избави ме от ръката на неприятелите ми, И от тия, които ме гонят.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.בידך עתתי הצילני מיד אויבי ומרדפי׃
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.في يدك آجالي. نجني من يد اعدائي ومن الذين يطردونني.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.我 終 身 的 事 在 你 手 中 . 求 你 救 我 脫 離 仇 敵 的 手 、 和 那 些 逼 迫 我 的 人
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.我 終身 的 事 在 你 手中 . 求你 救我 脫離 仇敵 的 手 、 和 那些 逼迫 我的人
HIV, frengi, hepatit ya da düşmanlarımız olan kolestrol glikoz ya da kreatinini kontrol ediyoruz.HIV, עגבת, צהבת, או שאנו יכולים לבדוק אויבים שלנו כולסטרול, גלוקוז, או קריאטינין.
HIV, frengi, hepatit ya da düşmanlarımız olan kolestrol glikoz ya da kreatinini kontrol ediyoruz.에이즈, 매독, 간염을 확인하거나 우리의 숙적인 콜레스테롤, 포도당, 또는 크레아티닌을 확인할 수 있습니다.
Kalbimizdeki şeytanı uyutup sanatımıza başladığımızda düşmanlarımız dışarıda belirir.Kiedy uśpimy diabła w sercach i zaczniemy własną sztukę, wrogowie przyjdą z zewnątrz.
Kalbimizdeki şeytanı uyutup sanatımıza başladığımızda düşmanlarımız dışarıda belirir.자 이제 우리가 마음속의 악마를 잠재우고 자기 예술을 시작하려고 할 때, 이제 적들이 바깥에서 나타나기 시작합니다.
Kalbimizdeki şeytanı uyutup sanatımıza başladığımızda düşmanlarımız dışarıda belirir.Quando pomos o diabo a dormir no nosso coração e começamos a nossa arte, aparecem os inimigos do lado de fora.
Kalbimizdeki şeytanı uyutup sanatımıza başladığımızda düşmanlarımız dışarıda belirir.Коли ми заколисуємо диявола в нашому серці і починаємо наше власне мистецтво, вороги з'являються довкола нас.
Kalbimizdeki şeytanı uyutup sanatımıza başladığımızda düşmanlarımız dışarıda belirir.Начните творить, потому что вам это необходимо.
Kalbimizdeki şeytanı uyutup sanatımıza başladığımızda düşmanlarımız dışarıda belirir.כשאנחנו שמים את השד לישון בלבנו ומתחילים לעשות את האמנות שלנו, אויבים מופיעים מבחוץ.
Kalbimizdeki şeytanı uyutup sanatımıza başladığımızda düşmanlarımız dışarıda belirir.عندما نجعل الشرير الذي بداخلنا ينام ونبدأ بفننا، الأعداء يظهرون من الخارج.
Kalbimizdeki şeytanı uyutup sanatımıza başladığımızda düşmanlarımız dışarıda belirir.今度は外側からの攻撃にさらされる たいていの場合は 自分の両親だ(笑)
Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.(79:7) положил нас в пререкание соседям нашим, и враги наши издеваются над нами .
Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.(80:7) Tu fais de nous un objet de discorde pour nos voisins, Et nos ennemis se raillent de nous.
Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.Du har gitt dem tårebrød å ete og tårer å drikke i fullt mål.
Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.Du har gjort os til Stridsemne for vore Naboer, vore Fjender håner os.
Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.Du har låtit dem äta tårebröd och givit dem tårar att dricka i fullt mått.
Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.Du setzest uns unsre Nachbarn zum Zank, und unsre Feinde spotten unser.
Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.Hun tranen doorweekten het brood dat zij aten en mengden zich met het water dat zij dronken.
Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.Kaubiarkan bangsa-bangsa tetangga bersengketa tentang tanah kami musuh-musuh kami tertawa kesenangan
Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.우리로 우리 이웃에게 다툼거리가 되게 하시니 우리 원수들이 서로 웃나이다
Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.Könyhullatásnak kenyerével éteted õket, s könyhullatások árjával itatod meg õket.
Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.Kŕmiš ich chlebom sĺz a napájaš ich slzami z vedra.
Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.Nakarmiłeś ich chlebem płaczu, i napoiłeś ich łzami miarą wielką.