düşman ile cümle

düşman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom düşmanca görünüyor.Tom seems to be unfriendly.
Tom'un bir sürü düşmanı vardı.Tom had a lot of enemies.
Tom düşman tarafından esir alındı.Tom has been captured by the enemy.
Senin düşman tarafından esir alındığını düşündük.We thought you'd been captured by the enemy.
Tom ilk başta düşmanca göründü.Tom looked unfriendly at first.
Ben düşmanlarımı kendilerini asmaktan asla engellemem.I never prevent my enemies from hanging themselves.
Düşmanlarımıza, canımızı alsalar da, özgürlüğümüzü asla alamayacaklarını söyle!Tell our enemies that they may take our lives, but they'll never take our freedom!
Dostlarını yakın düşmanlarını daha yakın tut.Keep your friends close and your enemies closer.
Düşmanına asla güvenme.Never trust your enemy.
Biz toprağımızdan düşmanı atmaya mecburuz.We have to drive the enemy out of our land.
Yarın düşmanla yüz yüze geleceğiz.Tomorrow, we will face the enemies.
Tom düşman uçağını düşürdü.Tom shot down the enemy aircraft.
Mükemmel iyinin düşmanıdır.The perfect is the enemy of the good.
Yeni bir dost eski bir düşmandan daha iyidir.Better a new friend than an old foe.
Bilge biri düşmanlarından çok şey öğrenir.The wise learn a lot from their enemies.
Burada biraz düşmanlık seziyorum.I'm sensing a little hostility here.
Düşman olmamız için hiçbir neden görmüyorum.I see no reason for us to be enemies.
Düşmanını tanı.Know your enemy.
Çok düşmanlık hissediyorum.I'm sensing a lot of hostility.
Tom'un senin bildiğin bir düşmanı var mıydı?Did Tom have any enemies you know of?
Bilge insanlar düşmanlarından öğrenirler.Wise people learn from their enemies.
Düşmanı hafife aldık.We underestimated the enemy.
Düşman olmak zorunda değiliz.We don't have to be enemies.
Tom gibi arkadaşlarla, hiç düşmana ihtiyacınız olmaz.With friends like Tom, one doesn't need any enemies.
Arkadaşına zarar vermek düşmanın istediğini yapmaktır.To hurt a friend is to do what the enemy wants.
Benim için alkol, kadınların ve çocukların en kötü düşmanıdır.For me, alcohol is the worst enemy of women and children.
Düşman hatlarında terk edildiler.They were left behind enemy lines.
Düşman hatlarında bırakıldılar.They were left behind enemy lines.
Düşman şaşırtıcı kayıplara maruz kaldı.The enemy suffered staggering casualities.
Alkol düşmandır.Alcohol is the enemy.
Onlar düşman bölgesi derinliklerine doğru gitti.They drove deep into enemy territory.
Onlar düşman saldırısına karşı koymak için millerce yeraltı tünelleri kazdılar.They dug miles of underground tunnels to resist the enemy attack.
Düşman birlikleri bize yaklaşıyor.The enemy troops are closing in on us.
Hava saldırısı düşman için cesaret kırıcıydı.The air raid was demoralizing for the enemy.
Birinin senin gibi bir arkadaşla düşmanlara ihtiyacı yoktur.With a friend like you, one doesn't need enemies.
Bilinmeyen bir düşman tarafından saldırıya uğruyoruz.We are being attacked by an unknown enemy.
Bu denizaltı gezegendeki en düşmanca koşullarda çalışabilir.This submarine can operate in the most hostile conditions on the planet.
Dün bir düşman bugün bir dosttur.An adversary yesterday is a friend today.
Kediler ve fareler doğal düşmanlardır.Cats and mice are natural enemies.
Neden bu kadar çok düşmanın var?Why do you have so many enemies?
Kendini ve düşmanını tanı.Know your enemy and know yourself.
Dostlarıma ve düşmanlarıma ödünç kitap vermem.I don't lend books to friends or enemies.
Düşmanlarını yok et: onları dostun yap.Destroy your enemies: make them your friends.
Böyle arkadaşlar varken düşmanı kim ne yapsın?With friends like these, who needs enemies?
Onun gibi akrabalarla, kim düşmanlara ihtiyaç duyar ki?With relatives like him, who needs enemies?
Kocanın birçok düşmanı var mıydı?Did your husband have many enemies?
Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın.Love your enemies, do good to those who hate you.
Tom Yahudi düşmanı biri değil.Tom is not an anti-Semite!
Gelincikler, Yeni Zelanda'da kuşların en kötü düşmanıdır.Stoats are the worst enemy of birds in New Zealand.
Akıllı bir düşman aptal bir arkadaştan daha iyidir.A man with an intelligent enemy is better off than someone with a stupid friend.
Bu düşmanca bir ortam.It's a hostile environment.
Can sıkıntısı onun en kötü düşmanı.Boredom is his worst enemy.
Düşman hızla yaklaşıyor.The enemy is approaching rapidly.
Bunlar bizim düşmanlarımıız.These are our enemies.
O, düşman. Anlamıyor musun?He's the enemy. Don't you understand?
Kesinlikle hiç düşmanı yok.He has absolutely no enemies.
Senin düşmanların sadece bir yanılsama.Your enemies are just an illusion.
Dost musun yoksa düşman mısın?Are you friend or foe?
Tom'un çok düşmanı var.Tom has a lot of enemies.
Düşman gittikçe daha güçlü oluyor.The enemy is becoming more and more powerful.
İlgili Sayfalar