düşman ile cümle
düşman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Düşman ilk saldırımızdan sonra kaçtı.The enemy ran after our first attack.
Yerli Amerikalılar düşmanlarının kafa derisini yüzdüler.The Native Americans scalped their enemies.
Düşmanın saldırması için beklediler.They waited for the enemy to attack.
Onlar otuz altı düşman uçağı düşürdü.They shot down thirty-six enemy planes.
Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı.They knew they must fight together to defeat the common enemy.
Onun çok sayıda siyasi düşmanları vardı.He had many political enemies.
Almanya artık bir düşmanla iki cephede savaşmak zorunda kaldı.Germany no longer had to fight an enemy on two fronts.
Biz düşmanlar olmamalıyız.We must not be enemies.
Düşman teslim olmamızı söyledi.The enemy has demanded our surrender.
Onların çoğu düşmanla ticaret yaptı.Many of them had traded with the enemy.
İkisi uzun süre düşman.The two had been enemies for a long time.
Harrison'nun adamları düşmanı kovalamaya devam etti.Harrison's men continued to chase the enemy.
Ölümcül düşmanlar ölümsüz dostlardır.Mortal enemies are immortal friends.
Bugün arkadaşlar, yarın düşmanlar.Friends today, enemies tomorrow.
Düşmana karşı şiddetli bir taarruza geçtiler.They began with a strong attack against the enemy.
En kötü düşmanımda bunu istemezdim.I wouldn't wish that on my worst enemy.
Düşman kasabaya ulaşmadan önce, onların ilerlemesini durdurun.Check the enemy's progress before they reach the town.
Düşmanın ilerlemesini durdur.Stop the enemy's advancement.
Tom, kendisinin en kötü düşmanı.Tom is his own worst enemy.
Tom'un hiç düşmanı yok.Tom doesn't have any enemies.
Onun kesinlikle düşmanları yoktur.She has absolutely no enemies.
Tanrım, beni arkadaşlarımdan kurtar, düşmanlarımla kendim ilgileneceğim!Save me, Lord, from my friends, I will deal with my enemies myself!
Tom düşman tarafından yakalanmaktan korkuyordu.Tom was afraid of being captured by the enemy.
Tom, onun kendi en büyük düşmanı.Tom is his own biggest enemy.
Tom düşman tarafından esir alındığını iddia etti.Tom claimed he had been captured by the enemy.
Biz ülkenin bu düşmanından nefret ediyoruz.We hate this enemy of the country.
Bir düşman onlara saldırıyor.An enemy is attacking them.
Güçlerini birleştirip düşmanla savaştılar.They joined forces and fought the enemy.
Düşmanını affet ama o piçin adını unutma.Forgive your enemy, but remember the name of that bastard.
Sabaha kadar düşman ordusunun kampı kuşatılmıştı.Until the morning, the camp of the enemy army was surrounded.
En sevdiğiniz sualtı düşmanı nedir?What's your favorite underwater enemy?
Düşman savaş gemileri limandaki depolarımızı bombaladı.The enemy warships bombed our warehouses in the harbour.
"Romeo ve Juliet"'te iki aile arasında düşmanlık vardı.There was bad blood between the two families in "Romeo and Juliet."
Ben senin en iyi arkadaşın ya da en kötü düşmanın olabilirim.I can be your best friend or your worst enemy.
Düşman gizlice dinliyor!The enemy is eavesdropping!
Hiç kimse kendisinin düşmanı değildir.Nobody is his own enemy.
Bugünün dostları yarının düşmanlarıdır.Today's friends are tomorrow's enemies.
Düşman, şehirde korkunç bir katliam yaptı.The enemy committed a horrible manslaughter in the city.
Düşmanlarım yok.I don't have enemies.
Pohpohlayan bir arkadaş senin en kötü düşmanındır.A flattering friend is your worst enemy.
Bu tür arkadaşlarla biri hiç düşmana ihtiyaç duymaz.With such friends, one needs no enemies.
Düşmanımın düşmanı benim dostumdur.The enemy of my enemy is my friend.
Bir düşmana karşı en iyi silah, başka bir düşmandır.The best weapon against an enemy is another enemy.
Öyle arkadaşlarla, kimin düşmana ihtiyacı var?With friends like that, who needs enemies?
Onları yenmek istiyorsak düşmanlarımızı bilmemiz gerek.It is necessary to know our enemies if we want to defeat them.
En kötü düşmanımla el sıkışıyorum.I am shaking hands with my worst enemy.
En korkunç düşman eski bir arkadaştır.The most terrible enemy is a former friend.
Düşman, ülkemize geldi.The enemy has come to our country.
Daha önce bu kadar ürkek düşman görmedim!I haven't seen this spooky enemy before!
O bizim düşmanımız değil.He isn't our enemy.
Mükemmel bir adam: düşmanları yok ve arkadaşlarından hiçbiri onu sevmez.An excellent man: he has no enemies, and none of his friends like him.
Güneyde çok fazla düşman var.There are too many enemies in the south.
Bu mutlu köleler özgürlüğün en çılgın düşmanlarıdır.These happy slaves are the most furious enemies of freedom.
Düşman zayıf.The enemy is weak.
Ben senin düşmanın değilim.I am not your enemy.
Düşmanın değiliz.We are not your enemy.
Düşmanın olmak istemiyorum.I don't want to be your enemy.
Düşman olmayalım.Let's not be enemies.
"Sen ve Tom düşman mısınız?" "Hayır. Biz neden olalım?""Are you and Tom enemies?" "No. Why would we be?"
O bir eşcinsel düşmanı.He's a homophobe.
İlgili Sayfalar