düşmanı ile cümle

düşmanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pumaların insanlardan başka pek fazla düşmanı yoktur.Mefistolla ei kovin montaa varsinaista vihollista ole.
Roma Cumhuriyeti'ne karşı en başarılı ve zeki düşmanı sayıldı.RAF oli aktiivisin ja merkittävin Saksan liittotasavallan sodanjälkeisistä terroristiryhmistä.
Düşmanı ne yaparsa yapsın onun aklından kesinlikle geçmiştir.Näillä toimilla hän pyrki saamaan tietoonsa vihollisen aikomukset.
Balinaların tek doğal düşmanı katil balinalardır.Ο μόνος φυσικός θηρευτής των φαλαινών είναι η όρκα.
Düşmanı dosta çevirir.Εχθρός του Μετζνούν.
Ona göre kişinin en büyük düşmanı, yine kendisidir.Ειλικρινά, όμως, νομίζω ότι ο χειρότερος εχθρός του είναι ο ίδιος του ο εαυτός.
Mario'nun Donkey Kong ve Wario da dahil olmak üzere birçok düşmanı bulunmaktadır.Ο Mario έχει επίσης άλλους εχθρούς και αντιπάλους, συμπεριλαμβανομένου του Donkey Kong και του Wario.
Ballas çetesinin ezeli düşmanı, Grove Street Families'dir.Οι Ballas είναι ο μεγαλύτερος εχθρός της Grove Street Families.
Ancak diğer milletvekilleri onu halk iradesi düşmanı ilan etti.Η Σύγκλητος τον ανακήρυξε δημόσιο εχθρό.
Magneto, X-Men'in ilk ve hiç kuşkusuz en büyük düşmanıdır.Ο Magneto είναι ο βασικός εχθρός των X-Men (Μαζί με τον Apocalypse).
(Şubat) Kanije Kalesi düşmanın eline geçti.Κ΄ έπεσ΄ ο Διάκος ζωντανός εις των εχθρών τα χέρια.
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.«Να ευεργετείς το φίλο, για να γίνει πιο στενός φίλος και να κάνεις τον εχθρό σου φίλο.
Ayrıca insanlar da bu kuşların düşmanıdır.Εχθροί τους είναι επίσης πολλά ψαροφάγα πτηνά.
Ne bir düşmanım var, ne de kötü bir olay.Δεν έγινε κανένας διωγμός, ούτε αναθέματα.
Yeşil ağaç kurbağasının az sayıda yerli düşmanı vardır, yılanlar ve bazı kuş ve kertenkele türleri gibi.Ο βάτραχος έχει μερικούς αυτόχθονες θηρευτές, μεταξύ των οποίων τα φίδια και μερικά είδη σαυρών και πτηνών.
Ona gerçek düşmanının adını verir.Από αυτόν πήρε και το όνομα βασιλική.
Ancak öncelikli hedefimiz düşmanı yenmektir.Ο σκοπός είναι να χτυπήσουν τον αντίπαλο.
Yaprak galerigüvelerinin çok sayıda doğal düşmanı bulunmaktadır.Το κύμα συμμετέχει σε πάρα πολλά φαινόμενα της Φυσικής.
Bu saldırıda düşmanı gagalar.Με αυτό τον τρόπο κούρασαν τους επιτιθέμενους.
Örümcek Adam'ın en ama en azılı düşmanıdır.Ο αρχικελευστής είναι ανώτερος του επικελευστή και κατώτερος του ανθυπασπιστή.
Çünkü Dara onun düşmanıdır.Έδρα του δήμου ήταν η Ρειχέα.
Genelde en büyük düşmanı aslandır.Το αμερικανικό λιοντάρι ήταν το μεγαλύτερο υποείδος λιονταριού.
Aslanların doğal düşmanı azdır.Η φυσική επαφή μεταξύ των αντιπάλων είναι περιορισμένη.
İnsanlığın Düşmanı'nı teşvif etmekten geri kalmıyorlar."Φωνάζει για εκδίκηση πάνω στο ανθρώπινο γένος.»
Yani çok fazla düşmanı var.Hugormen har mange fjender.
(Koro: Qual rapido torrente/Gayet hızlı bir sel gibi dusmani eliyeceğiz.")Dette giver også en evnen til at bevæge sig med lynets hast (som et lyn).
Mario'nun Donkey Kong ve Wario da dahil olmak üzere birçok düşmanı bulunmaktadır.Mario har også andre fjender og rivaler, som Donkey Kong og Mario.
Ona gerçek düşmanının adını verir.De kaldte ham deres virkelige beskytter.
Artegor : Aarch'ın düşmanı.Arkitekt: Arkitektgruppen Aarhus.
En başta Monkey D. Luffy'nin düşmanıydı.Nogle år senere mødte Chopper Monkey D. Luffy.
En çok düşmanı öldüren takım kazanıyor.Det hold som har skudt flest fjender til sidst, vinder.
En büyük düşmanı köpek balıkları ve orkalardır.Hornfiskens største fjender er marsvin, større fisk og fugle.
Düşmanı ne yaparsa yapsın onun aklından kesinlikle geçmiştir.Hvis dette sker bliver modstanderen naturligvis dræbt, uanset hvor meget liv han har.
Oyun hedefi düsmanı mat etmek veya terfidir.Dvs. frygtløshed til at udfordre eller trodse skæbnen.
Düşmanın gücü iyice azalmıştı.Dermed var adelens magt stærkt svækket.
Shikamaru Nara gibi Shino da, sistematik olarak düşmanının bir adım önünde durarak dövüşlerde üstün gelir.Like som Shikamaru Nara, vinner Shino sine kamper ved å systematisk være ett steg foran motstanderen.
Şehirde kapana kısılmasına rağmen altı saat sonra ordusu tarafından kurtarıldı ve düşmanının yendi.Han ble innestengt i byen, men ble avløst av hæren etter seks timer og beseiret fienden.
MÖ 52 yılında bir senatör olarak Sezar'ın düşmanı olan Pompey'i desteklemişti.I 52 f.Kr. støttet han Pompeius, som nå var politisk fiende av Cæsar, i senatet.
Düşmanı ne yaparsa yapsın onun aklından kesinlikle geçmiştir.Dermed blir fienden klar over hans tilstedeværelse.
Hapishanede rejim düşmanı olarak adlandırılan kişilerin yeniden eğitimi hedeflenmekteydi.Regimet satt politiske motstandere i konsentrasjonsleire kalt Anhaltelager.
Bu atışlar düşmanı yumuşattıktan sonra piyade ilerler ve düşman hattına hücum ederdi.Etter at disse salvene hadde myket opp fienden, ville infanteriet rykke frem og angripe fiendens frontlinjer.
"Irz düşmanı Mr Cruel hala özgür".«Kjell Kristian Rike er død».
Senato, Cassius'u halk düşmanı ilan etti.Senat menganggap Cassius sebagai seorang musuh publik.
Marksizm-Leninizm ideolojisine göre kulaklar daha fakir köylülerin sınıf düşmanıydı.Menurut Marxisme-Leninisme, kulak adalah musuh dari para petani miskin.
Tupac'ın birçok düşmanı vardı.Dracula punya banyak musuh.
Nam-Gil, Kang Woo-Suk'tan ("Kamu Düşmanı İade" direktörü) tavsiyeler aldıktan sonra bu kararı verdi.Nam-Gil membuat keputusan ini setelah mendapat anjuran dari Kang Woo-Suk (direktur Public Enemy Returns).
Amiral Chuichi Nagumo, düşmanın destek birimlerine ağır hasar vererek başarıya ulaştı.Di sini Laksamana Chuichi Nagumo berhasil secara luas merusakkan fasilitas-fasilitas pendukung.
Bu arada Devlet Düşmanı ilan edilen Maximinus, başka bir ordu ile Roma'ya doğru yürümeye başlamıştı.Sementara itu Maximinus, kini dinyatakan sebagai musuh masyarakat, mulai bergerak ke Roma dengan tentara lain.
Ona göre kişinin en büyük düşmanı, yine kendisidir.Dia juga harus melawan musuh terbesar yang berada di dalam dirinya sendiri.
Şubat başlarında, üç düşmanından biri ilan ettiği Aquileia şehrine ulaştı.Pada awal Februari dia mencapai kota Aquileia dan mendapati kota ini mendukung tiga orang musuhnya.
Asya yaban köpeğinin insanların haricinde pek düşmanı yoktur.Badak Jawa dewasa tidak memiliki musuh alami selain manusia.
Butch - Tom ve Jerry düşmanı sokakta yaşayan siyah sokak kedisi.Butch, karakter Tom and Jerry, adalah seekor kucing hitam yang tinggal di gang-gang gelap.
Galba, Senato tarfından ilan edilen ilk "halk düşmanı" dır.Galba pada awalnya dinyatakan sebagai musuh rakyat oleh Senat.
Balinaların tek doğal düşmanı katil balinalardır.Satu-satunya predator alami paus biru adalah paus pembunuh.
Orada çok eski bir düşmanı ile karşılaşır.Dia masih berhubungan dengan seorang pria lebih tua.
Snowball'un düşmanı olurlar.Ia mengusir rivalnya Snowball.
Silahlardan çıkan mermiler sekmiyor, düşmanı hemen vuruyor.Tak ada lagi amunisi, aku akan menabrakan diri.
Bir zamanlar çok iyi arkadaş olan bu iki rakun, artık birbirlerinin en büyük düşmanı.Dua pembalap tersebut sekarang sudah menjadi sahabat dekat.
28 Ağustos sabahı muharebe, düşmanın üstünlüğü ile devam etti.Pertempuran Tal Afar berakhir pada tanggal 31 Agustus dengan kemenangan besar Angkatan Darat Irak.
Çünkü Dara onun düşmanıdır.Sekarang sih si ANGRY BOSS adalah musuhnya ORIE.

İlgili Sayfalar