düşmüş ile cümle

düşmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.A violência reduziu drasticamente nestes últimos 500 anos.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.Az erőszak jelentősen visszaesett az elmúlt 500 év során.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.Bạo lực đã giảm đáng kể trong vòng 500 năm qua.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.Během posledních 500 let násilnost dramaticky poklesla.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.Gewalt ist drastisch gesunken während der letzten 500 Jahren.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.La violence a diminué de façon spectaculaire au cours des 500 dernières années.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.La violencia ha disminuido drásticamente en los últimos 500 años.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.La violenza è diminuita drasticamente negli ultimi 500 anni.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.Przemoc stanowczo zmalała w ciągu ostatnich 500 lat.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.Violența a scăzut dramatic în ultimii 500 de ani.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.Volden er faldet drastisk over de sidste 500 år.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.Η βία έχει μειωθεί δραματικά τα τελευταία 500 χρόνια.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.Насилието е намаляло драстично през последните 500 години.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.Применение силы существенно снизилось за последние 500 лет.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.Рівень насильства різко знизився за останні 500 років.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.אלימות ירדה באופן ניכר במהלך 500 השנים האחרונות.
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.عن العنف الذي انحسر بصورة واضحة على مدى ال500 عام الماضية
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.劇的に減少しました 日々 ニュースで
Son muayanemde trigliserit rakamım 50 puan düşmüştü.I miei trigliceridi sono scesi di 50 unita' dall'ultimo esame.
Son muayanemde trigliserit rakamım 50 puan düşmüştü.Meine Triglycerid Werte sind 50 Punkte gefallen seit meiner letzten Untersuchung.
Son muayanemde trigliserit rakamım 50 puan düşmüştü.Mon taux de triglycérides a diminué de 50 points à mon dernier check-up.
Son muayanemde trigliserit rakamım 50 puan düşmüştü.Os meus triglicéridos desceram 50 pontos no último exame.
Son muayanemde trigliserit rakamım 50 puan düşmüştü.Τα τριγλυκερίδιά μου ήταν 50 μονάδες κάτω στην τελευταία μου εξέταση.
Son muayanemde trigliserit rakamım 50 puan düşmüştü.На прошлом обследовании уровень моего триглицерида понизился до 50-ти.
Son muayanemde trigliserit rakamım 50 puan düşmüştü.でも普通の心臓でもショックだろ
Son olarak matador, bu "katil", bitkin düşmüş boğayı bir kaç son atağa kışkırttıktan sonra kılıcıyla öldürür.Ostatecznie matador, ten zabójca po kilku prowokujących szarżach próbuje zabić byka przy pomocy szpady
Son olarak matador, bu "katil", bitkin düşmüş boğayı bir kaç son atağa kışkırttıktan sonra kılıcıyla öldürür.ולבסוף, המטדור, אותו "רוצח," מופיע ולאחר שגורר מהשור הגוסס לבצע מספר תקיפות מותשות, הוא מנסה להורגו עם חרבו.
Sonuç olarak kara sinekkapan popülasyonu, bazı bölgelerde %90'a varan oranda düşmüş durumda.이주하는 딱새류의 수가 줄어들어 몇몇 지역에서는 그 감소세가 90% 까지 이릅니다.
Sonuç olarak kara sinekkapan popülasyonu, bazı bölgelerde %90'a varan oranda düşmüş durumda.Ca rezultat, populația de păsări pestrițe a scăzut cu până la 90% în anumite zone.
Sonuç olarak kara sinekkapan popülasyonu, bazı bölgelerde %90'a varan oranda düşmüş durumda.Como resultado la población de papamoscas cerrojillos ha disminuído en hasta 90% en alguna áreas.
Sonuç olarak kara sinekkapan popülasyonu, bazı bölgelerde %90'a varan oranda düşmüş durumda.Di conseguenza la popolazione di balie nere è diminuita fino al 90% in alcune aree.
Sonuç olarak kara sinekkapan popülasyonu, bazı bölgelerde %90'a varan oranda düşmüş durumda.Il en résulte que la population des gobe-mouches noirs a diminué jusqu'à 90% dans certaines zones.
Sonuç olarak kara sinekkapan popülasyonu, bazı bölgelerde %90'a varan oranda düşmüş durumda.W rezultacie populacja muchołówki żałobnej na niektórych obszarach spadła nawet o 90%.
Sonuç olarak kara sinekkapan popülasyonu, bazı bölgelerde %90'a varan oranda düşmüş durumda.В результате в некоторых районах популяция мухоловок-пеструшек уменьшилась на 90%.
Sonuç olarak kara sinekkapan popülasyonu, bazı bölgelerde %90'a varan oranda düşmüş durumda.В следствие на това популацията на жалобната мухоловка е намаляла до 90% в някои райони.
Sonuç olarak kara sinekkapan popülasyonu, bazı bölgelerde %90'a varan oranda düşmüş durumda.אוכלוסיית חטפיות שחורות העורף פחתה בלמעלה מ-90% באזורים מסויימים כתוצאה מכך.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.Auf diese Weise wurde also kulturell die Passivität schon auf kleine Mädchen projeziert.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.Così la passività è stata culturalmente proiettata sulle piccole bambine
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.Donc la passivité était culturellement projetée sur les petites filles.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.Dus de passiviteit werd cultureel op de meisjes geprojecteerd.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.수동성이 문화적으로 어린 여자아이들에게 계획되었습니다.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.Por ende la pasividad ha sido proyectada culturalmente a las niñas.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.Så passiviteten blev kulturellt projicerad in i de små flickorna.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.Så passiviteten blev, kulturelt set, projiceret ind i de små piger.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.Vậy nên đứng về mặt văn hóa, sự thụ động đã áp đặt lên các bé gái nhỏ.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.Więc bierność została kulturowo wtłoczona małym dziewczynkom.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.Επομένως η παθητικότητα προβαλλόταν πολιτισμικά στα μικρά κορίτσια.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.Итак, пассивность была в культуре, которая проецировалась на маленьких девочек.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.Така че пасивността е била културно проектирана върху малките момиченца.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.אז הפסיביות הוקרנה באופן תרבותי על הבנות הקטנות.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.و بالتالي السلبية من الناحية الثقافية مسلطة على الفتيات
Sonunda bir doze sorunlu bir kabus haline düşmüş; ve yavaş yavaş uyanmaCuối cùng tôi phải rơi vào một cơn ác mộng rắc rối của một liều, và từ từ thức dậy từ
Sonunda bir doze sorunlu bir kabus haline düşmüş; ve yavaş yavaş uyanma마침내 나는 선잠의 문제가 악몽으로 추락해야하며 천천히에서 깨어
Sonunda bir doze sorunlu bir kabus haline düşmüş; ve yavaş yavaş uyanmaNakonec jsem musel upadl do neklidné noční můra z dřímoty, a pomalu se probouzí z
Sonunda bir doze sorunlu bir kabus haline düşmüş; ve yavaş yavaş uyanmaNakoniec som musel upadol do nepokojnej nočná mora z driemot, a pomaly sa prebúdza z
Sonunda bir doze sorunlu bir kabus haline düşmüş; ve yavaş yavaş uyanmaΕπιτέλους πρέπει να έχω πέσει σε μια ταραγμένη εφιάλτη ενός μισοκοιμώμαι?
Sonunda bir doze sorunlu bir kabus haline düşmüş; ve yavaş yavaş uyanmaНай-накрая трябва да са паднали в една размирна кошмар на дрямка; и бавно се събужда от
Sonunda bir doze sorunlu bir kabus haline düşmüş; ve yavaş yavaş uyanmaלבסוף אני חייב נפלו לסיוט של מוטרד לנמנם, ולאט לאט מתעוררת
Sonunda bir doze sorunlu bir kabus haline düşmüş; ve yavaş yavaş uyanmaفي الماضي يجب ان يكون سقط الأول إلى كابوس المضطربة من الإغفاء ، وببطء من الاستيقاظ
Sonunda bir doze sorunlu bir kabus haline düşmüş; ve yavaş yavaş uyanmaそれが - 半分夢が染み込んで - 私は私の目を開かせて、前に太陽の明るい部屋では今だ

İlgili Sayfalar