düşmüş ile cümle
düşmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Saçına ak düşmüş, uzun boylu bir rock yıldızı, arkadaşım Sir Bob Geldof,شخص اخر طويل جداً، نجم الروك الاشهب، صديقي سير بوب غيلدوف،
Saçına ak düşmüş, uzun boylu bir rock yıldızı, arkadaşım Sir Bob Geldof,「世界を満たす」ための挑戦を始めたんだ
Sağdan ikinci adama bakalım, hayrete düşmüş gözüküyor, ifadesi abartılı.Co myslíš? - Přesně tak. Podívej se na toho muže, který stojí jako druhý zprava.
Sağdan ikinci adama bakalım, hayrete düşmüş gözüküyor, ifadesi abartılı.Spójrz na mężczyznę drugiego z prawej strony. Wygląda na zaskoczonego, mam na myśli, że jest absurdalny.
Sanırım hepimiz dehşete düşmüştük.Creo que todos teníamos temor.
Sanırım hepimiz dehşete düşmüştük.Creo que todos teníamos temor.
Sanırım hepimiz dehşete düşmüştük.Du vet, jag tror vi alla i vördnad för den.
Sanırım hepimiz dehşete düşmüştük.Ich denke wir waren alle ein wenig in Ehrfurcht.
Sanırım hepimiz dehşete düşmüştük.Luulen, että me kaikki kunnioitimme sitä.
Sanırım hepimiz dehşete düşmüştük.Mindannyiunkat ledöbbentett.
Sanırım hepimiz dehşete düşmüştük.Víte, myslím, že jsme z toho všichni byli v úžasu.
Sanırım hepimiz dehşete düşmüştük.Weet je, ik denk dat we er allemaal van onder de indruk waren.
Sanırım hepimiz dehşete düşmüştük.Wydaje mi się, że wszyscy byliśmy pod wrażeniem.
Sanırım hepimiz dehşete düşmüştük.Καταλαβαίνεις, νομίζω ότι όλοι νιώθαμε δέος γι'αυτό.
Sanırım hepimiz dehşete düşmüştük.Мислим да се свако плашио.
Sauna odası bomba düşmüş gibi darmadağınık!Camera de sauna e un dezastru de parca a fost lovita de o bomba!
Sauna odası bomba düşmüş gibi darmadağınık!Kamar sauna berantakan seperti kena bom!
Sauna odası bomba düşmüş gibi darmadağınık!La cabine de sauna est en ruine, comme si elle avait été touchée par une bombe !
Sauna odası bomba düşmüş gibi darmadağınık!Sauna jest w takim bałaganie, jakby ktoś wrzucił tam granat!
Sauna odası bomba düşmüş gibi darmadağınık!Ο θάλαμος της σάουνα είναι ένα χάλι σαν να είχε πέσει βόμβα!
Sauna odası bomba düşmüş gibi darmadağınık!Беспорядок в кабинке сауны, как будто туда бомба попала!
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Bếp trưởng để quên ví. Đâu nhỉ... Oh đây rồi
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Bucatarul-sef si-a uitat portofelul. Unde era...Oh aici este.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Chefen glömmde sin plånbok. Vart var den....Oh här är den.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Chef hat seinen Geldbeutel vergessen. Wo ist es... Oh hier.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Chef heeft zijn portemonnee achtergelaten. Waar is het...Oh hier is het.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Koki ketinggalan dompetnya. Dimana itu ...Oh ini.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Le chef a laissé son porte-feuille. Où était-il... Oh juste là.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Lo Chef ha dimenticato il portafoglio. Dov'era... Oh, eccolo qui.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Šef je pozabil denarnico. Čakaj, kje je že...O, tukaj...
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Szef zostawił swój portfel. Gdzie to było... A, tu jest.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Ο Σεφ άφησε το πορτοφόλι του. Που ήτανε...Ώ εδώ είναι.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Шеф забыл свой бумажник. Где же он...о, вот он.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda..השף השאיר את ארנקו. איפה זה היה... הו הנה זה
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.لقد ترك الرئيس محفظته .أين كانت ...اه ها هى
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.さぁ
Seninle görüşmeyeli standartların bayağı düşmüş.Deine Standards sind wirklich in der Zeit<br /> die ich dich nicht gesehen haben gesunken.
Seninle görüşmeyeli standartların bayağı düşmüş.I tuoi standard sono davvero calati da quando non ti vedo!
Seninle görüşmeyeli standartların bayağı düşmüş.Standardele tale au decazut mult de cand nu ne-am mai vazut.
Seninle görüşmeyeli standartların bayağı düşmüş.Standartmu telah sangat menurun selama aku tidak bertemu dengan mu
Seninle görüşmeyeli standartların bayağı düşmüş.Tes critères ont vraiment baissés depuis la dernière fois qu'on s'est vus.
Seninle görüşmeyeli standartların bayağı düşmüş.Twoje standardy naprawdę zmalały, odkąd cie nie widziałem.
Seninle görüşmeyeli standartların bayağı düşmüş.Οι αξίες σου έχουν πέσει από την τελευταία φορά που σε είδα.
Seninle görüşmeyeli standartların bayağı düşmüş.Твои стандарты понизились с тех пор как я тебя последний раз видел
Skid Row sokaklarına düşmüş.노숙자가 되고 말았습니다.
Skid Row sokaklarına düşmüş.של מרכז לוס-אנג'לס 30 שנה אחר-כך.
Skid Row sokaklarına düşmüş.في وسط مدينة لوس انجليس بعد 30 عاما.
Skid Row sokaklarına düşmüş.ナサニエルの物語は全米で ホームレスや
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.그런데 올해의 추운 날씨 때문에 두 농장 모두 수확이 1/3 줄게되었습니다
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Aufgrund des kalten Wetters in diesem Jahr, ging die Ernte auf beiden Farmen um etwa ein drittel zurück.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Debido al clima frío de este año, las cosechas en ambas granjas disminuyeron por cerca de un tercio.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Devido ao clima frio de colheitas deste ano em ambos os farms Eles caíram por quase um terço.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Kvůli chladnému počasí v tomto byla sklizeň na obou farmách zhruba o třetinu nižší.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.På grund af koldt vejr i år er begge gårdes høst blevet 1/3 mindre.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Vanwege het koude weer dit jaar was de oogst op beide boerderijen een derde minder dan normaal.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.В резултат на студеното време тази година, реколтите и на двете ферми са намалели с около 1/3.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Через цьогорічне похолодання, врожаї на фермах зменшились на третину.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.وبسبب الجو البارد هذا العام، فإن المزارعين في كلا المزرعتين كانت همتهم اقل بمقدار 1/3
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.収穫は1/3減りました。 しかし、両果樹園は、近所から
Son 500 senedir şiddet oranı çarpıcı bir şekilde düşmüştür.지난 500년 동안 폭력은 현저하게 줄어들었습니다.