düşmüş ile cümle
düşmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Mutluluk dolu bir yürek ile Arathorn Arnor'un düşmüş şehirlerinin uzak sınırları boyunca yol aldı.Van blijdschap vervuld, reisde Arathorn ver voorbij de gevallen steden van Arnor.
Mutluluk dolu bir yürek ile Arathorn Arnor'un düşmüş şehirlerinin uzak sınırları boyunca yol aldı.Με καρδιά γεμάτη χαρά ο "ραθορν ταξίδεψε πολύ πέρα από τις χαμένες πόλεις της "ρνορ.
- Ne? Sanat camiasına bomba gibi düşmüştü.A fost o chestie destul de celebră în lumea artei.
- Ne? Sanat camiasına bomba gibi düşmüştü. Detayları tam da hatırlayamıyorum.Ç'a été un énorme truc dans le monde de I'art!
- Ne? Sanat camiasına bomba gibi düşmüştü. Detayları tam da hatırlayamıyorum.كان شيئاً كبيراً في عالم الفن لا أتذكر التفاصيل
- Ne? Sanat camiasına bomba gibi düşmüştü.Het was een behoorlijk iets in de kunstwereld.
- Ne? Sanat camiasına bomba gibi düşmüştü.Nagy port kavart az ügy a művészvilágban.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.Desafortunadamente para él, cayó a un pantano y no pudo salir.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.Din păcate pentru el, a căzut într-o mlaștină și nu a mai putut să iasă.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.그렇지만 불행하게도 늪에 빠졌고 나오지 못했죠.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.Malang baginya, dia terjatuh dalam rawa dan tidak bisa keluar.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.Malheureusement pour lui, il est tombé dans un marécage et n'a pas pu en sortir.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.Na swoje nieszczęście, wpadł w bagno, z którego już się nie wydostał.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.Ongelukkig voor hem, viel hij in een moeras en kon er niet meer uit komen.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.Sfortunatamente per lui, è caduto in una palude e non è riuscito a uscirne.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.Unglücklicherweise fiel er in einen Sumpf und konnte sich nicht befreien.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.Δυστυχώς γι' αυτόν, έπεσε σ' ένα βάλτο και δεν μπορούσε να βγει.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.За негово нещастие, той е паднал в блато и не е успял да излезе.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.На свою беду он упал в болото и не смог из него выбраться.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.לרוע מזלו, הוא נפל לתוך ביצה ולא יכול היה לצאת.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.ولسوء حظه، وقع في مستنقع ولم يتتمكن من الخروج منه.
Ne yazık ki bir bataklığa düşmüş... ...ve oradan çıkamamış.不幸にも湿地帯に捕まって 抜け出せなくなりました そのため急速に骨が埋められ きれいに保存されたのです
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?Apakah Oh Ha Ni tidak lulus? Apa yang terjadi?Mengapa namanya tidak ada?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?Cô ta tụt hạng rồi hả? Sao vậy? Sao cô ta không ở trong này?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?Czy Oh Ha Ni spadła ( w wynikach w nauce)? Co się stało? Dlaczego jej tu nie ma?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?Hon borde inte vara här. Har Oh Ha Ni ramlat? Var har hänt?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?Is Oh Ha Ni gezakt? Wat is er gebeurd? Waarom staat ze er hier niet op?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?Ist Oh Ha Ni rausgefallen? Was ist passiert? Wieso steht sie nicht hier?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?아 하 먹여 드롭 나가나요?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?Oh Ha Ni a iesit (de pe lista)? Ce s-a intamplat? De ce nu e aici?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?Oh Ha Ni è scesa? Cos'é successo? Perché non è qui?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?Oh Ha Ni est endormie ? Qu'est-ce qu'il s'est passé ? Pourquoi n'est-elle pas là ?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?- Zhoršili sa Oh Ha Ni známky? -Čo sa stalo? Prečo tu nie je?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?Η Ο Χα Νι έπεσε στην κατάταξη; Τι έγινε; Γιατί δεν είναι εδώ;
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?Не трябва да е там. Да не би да е отпаднала? Какво става?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?Ха Ни вылетела из списка? Что случилось? Почему ее там нет?
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil??או הא ני צנחה ?מה קרה? למה היא לא פה
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?هل انسحبت أوه ها إن؟ ماذا حدث؟ لماذا هي ليست هنا؟
Oh Ha ni düşmüşmü? ne oldu O neden liste de değil?どうしたの? 何でないの? やっぱりペク・スンジョの力だったね
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Algo ha caído allí", dijo el gerente en la habitación contigua a la izquierda.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Alguma coisa caiu ali", disse o gerente na sala ao lado à esquerda.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Ceva a scăzut în acolo", a spus managerul în camera alăturată pe stânga.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Coś spadło tam," powiedział dyrektor w pokoju obok po lewej stronie.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Er is iets gedaald zijn," zei de manager in de volgende kamer aan de linkerkant.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Etwas ist dort gefallen", sagte der Manager in den nächsten Raum auf der linken Seite.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Jotain on laskenut siellä", sanoi johtaja viereisessä huoneessa vasemmalla.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."뭔가에 빠져있다"왼쪽에있는 옆방에 매니저는 말했다.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Một cái gì đó đã rơi vào đó," người quản lý ở phòng bên cạnh bên trái.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Någonting har fallit in där", sade chefen i nästa rum till vänster.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Něco tam padl," řekl manažer v další místnosti vlevo.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Nekaj je padel v tam," je dejal manager v sosednji sobi na levi.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Nekaj je padel v tam," je dejal manager v sosednji sobi na levi.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Niečo tam padol," povedal manažér v ďalšej miestnosti vľavo.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Noget er faldet derinde," sagde manager i næste rum til venstre.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Qualcosa è caduto in là", ha detto il manager nella stanza accanto a sinistra.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Quelque chose est tombé là-dedans", a déclaré le directeur de la chambre d'à côté sur la gauche.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Sesuatu telah jatuh di sana," kata manajer di ruang sebelah di sebelah kiri.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Valami esett oda," mondta a menedzser a szomszéd szobában a bal oldalon.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Κάτι έχει πέσει εκεί μέσα", είπε ο διευθυντής στο διπλανό δωμάτιο στα αριστερά.
"Orada bir şey düşmüş," sol yan odada müdürünü söyledi."Нещо се е паднал там", заяви мениджърът в съседната стая вляво.