Bu kadınlara "erkek düşkünü" veya "erkek düşmanı" gibi hoş olmayan veZe worden 'mannenhaters' genoemd en het walgelijk-beledigende
Bu kadınlara "erkek düşkünü" veya그런 여성들에게 '남성 비판자' '남성 혐오자'같은
Bu kadınlara "erkek düşkünü" veyaNadává se jim do "ženských, co škodí chlapům",
Bu kadınlara "erkek düşkünü" veyaהן זוכות לכינויים מבזים כמו "חובטת גברים",
Bu kadınlara "erkek düşkünü" veyaويطلق عليهن أسماء سيئة مثل "ساحقة رجال"
Bu kadınlara "erkek düşkünü" veya「男性叩き」「男嫌い」
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.(71:12) ибо он избавит нищего, вопиющего и угнетенного, у которого нет помощника.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Albowiem wyrwie ubogiego wołającego, i nędznego, który nie ma pomocnika.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Căci el va izbăvi pe săracul care strigă, şi pe nenorocitul, care n'are ajutor.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Car il délivrera le pauvre qui crie, Et le malheureux qui n`a point d`aide.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.De koning zal zeker de arme die om hulp roept, bevrijden en ook de armzalige die door niemand wordt geholpen.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Denn er wird den Armen erretten, der da schreit, und den Elenden, der keinen Helfer hat.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Egli libererà il povero che grida e il misero che non trova aiuto
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.For han skal frelse den fattige som roper, og den elendige som ingen hjelper har.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Kajti rešil bo siromaka, ki vpije na pomoč, in ubožca, ki mu ni pomočnika.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.저는 궁핍한 자의 부르짖을 때에 건지며 도움이 없는 가난한 자도 건지며
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Lebo vytrhne chudobného, volajúceho, a biedneho a toho, kto nemá spomocníka.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Librará al necesitado que suplica, y al pobre que no tiene quien le socorra
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Mert megszabadítja a kiáltó szûkölködõt; a nyomorultat, a kinek nincs segítõje.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Nebo vytrhne nuzného, volajícího a nátisk trpícího, kterýž nemá spomocníka.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Porque ele livra ao necessitado quando clama, como também ao aflito e ao que não tem quem o ajude.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Sebab ia melepaskan orang tertindas yang tak berdaya, dan orang miskin yang berseru kepadanya
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Sillä hän pelastaa köyhän, joka apua huutaa, kurjan ja sen, jolla ei auttajaa ole.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Thi han skal redde den fattige, der skriger om Hjælp, den arme, der savner en Hjælper,
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Ty han skall rädda den fattige som ropar och den betryckte och den som ingen hjälpare har.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Vì người sẽ giải kẻ thiếu thốn khi nó kêu cầu, Và cứu người khốn cùng không có ai giúp đỡ.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Vì người sẽ giải kẻ thiếu_thốn khi nó kêu_cầu , Và cứu người khốn_cùng không có ai giúp_đỡ .
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Διοτι θελει ελευθερωσει τον πτωχον κραζοντα και τον πενητα και τον αβοηθητον.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.Защото той ще избави сиромаха, когато вика, И угнетения и безпомощния,
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.כי יציל אביון משוע ועני ואין עזר לו׃
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.لانه ينجي الفقير المستغيث والمسكين اذ لا معين له.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.因 為 窮 乏 人 呼 求 的 時 候 、 他 要 搭 救 、 沒 有 人 幫 助 的 困 苦 人 、 他 也 要 搭 救
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.因 為窮 乏 人 呼求 的 時候 、 他 要 搭救 、 沒 有 人 幫助 的 困苦人 、 他 也 要 搭救
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.(87:16) Я несчастен и истаеваю с юности; несу ужасы Твои и изнемогаю.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.(88:16) Je suis malheureux et moribond dès ma jeunesse, Je suis chargé de tes terreurs, je suis troublé.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Din tinereţă, sînt nenorocit şi trag să mor, sînt cuprins de spaimele Tale, şi nu ştiu ce să mai fac.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Elendig er jeg og Døden nær, dine Rædsler har omgivet mig fra min Ungdom;
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.ért vetsz el hát Uram engem, [és] rejted el orczádat én tõlem?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Estou aflito, e prestes a morrer desde a minha mocidade; sofro os teus terrores, estou desamparado.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.HERE, waarom verwerpt U mij? Waarom wilt U mij niet zien?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Hvorfor, Herre, forkaster du min sjel? Hvorfor skjuler du ditt åsyn for mig?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Ich bin elend und ohnmächtig, daß ich so verstoßen bin; ich leide deine Schrecken, daß ich fast verzage.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.내가 소시부터 곤란을 당하여 죽게 되었사오며 주의 두렵게 하심을 당할 때에 황망하였나이다
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Miksi, Herra, hylkäät minun sieluni, miksi peität kasvosi minulta?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Perché, Signore, mi respingi, perché mi nascondi il tuo volto
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Prečo, ó, Hospodine, zamietaš moju dušu? Prečo skrývaš predo mnou svoju tvár?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Pročež, ó Hospodine, zamítáš mne, a tvář svou skrýváš přede mnou?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Przeczże, o Panie! odrzucasz duszę moję, a zakrywasz oblicze twoje przedemną?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Sejak kecil aku sengsara dan diincar maut, aku kepayahan menanggung hukuman-Mu
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Siromak sem in blizu smrti od mladosti svoje, strahove tvoje prenašam in sem izbegan.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Tôi bị hoạn nạn hòng chết từ buổi thơ ấu; Tôi mang sự kinh khiếp Chúa, và bị hoảng hồn.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Tôi bị hoạn_nạn hòng chết từ buổi thơ_ấu ; Tôi mang sự kinh khiếp Chúa , và bị hoảng_hồn .
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Varför förkastar du, HERRE, min själ, varför döljer du ditt ansikte för mig?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Yo estoy pobre y abatido; desde mi infancia he cargado tus terrores. ¡Ya no puedo más
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Ειμαι τεθλιμμενος και ψυχομαχων εκ νεοτητος δοκιμαζω τους φοβους σου και ευρισκομαι εν αμηχανια.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.От младини съм угнетен и бера душа; Търпя твоите ужаси, и в изумление съм.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.עני אני וגוע מנער נשאתי אמיך אפונה׃
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.انا مسكين ومسلم الروح منذ صباي. احتملت اهوالك. تحيرت.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.我 自 幼 受 苦 、 幾 乎 死 亡 . 我 受 你 的 驚 恐 、 甚 至 慌 張
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.我 自幼 受苦 、 幾乎 死亡 . 我 受 你 的 驚恐 、 甚至 慌張