düşersin ile cümle
düşersin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Eştiğin kuyuya kendin düşersin.Those who dig a grave for others will fall therein.
Eğer şimdi ölürsen, birinin içine düşersin.If you had died just now, you would be in one of those by now.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Jump is a misnomer; you fall.
Kapının dışından düşersiniz, pervane arkasındaki hava akımına kapılırsınız.You fall outside the door, you're caught in the slipstream.
Ve o noktadan sonra temelde düşersiniz.And then from that point on, you're basically falling.
Eğer çıkmazsanız tuzağa düşersiniz.If you can't get out, you feel trapped.
Ne kadar yükselirsen o kadar düşersin.You take your ups and your downs.
Yani darboğaza düşersiniz.So you get a big squeeze.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.You're born, you peak at midlife and decline into decrepitude.
Sonra bir basket takımına düşersin.And you dropped it in basketball team. Laughter.
Seni sırtımdan atarsam, yere düşersin.If you dare vomit on my back, I'll throw you to the ground.
Onun seviyesine nasıl düşersin?How did your tastes become like that?
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Be careful, you might fall," almost banteringly chides her,
Ey kişi! Rabbinin hangi nimetinden şüpheye düşersin?How many favours of your Lord will you then deny?
Şimdi Rabbinin nimetlerinin hangisinde şüpheye düşersin.How many favours of your Lord will you then deny?
Ona inanmayıp hevesine uyanlar seni ondan saptırmasın, sonra başüstü düşersin.So do not let those who do not believe in it and follow their vain desires, turn you away from it.
Rabbinin hangi nimetinden şüpheye düşersin?Which favour of your Lord will you doubt?
Filo yok olduğu zaman, tahttan düşersin."Si tu continues, tu tombes dans le vide ».
Filo yok olduğu zaman, tahttan düşersin."Si no está escrito al amanecer te corto los cojones".
Filo yok olduğu zaman, tahttan düşersin."Se nevica sulla foglia, te ne togli la voglia (di neve).
Filo yok olduğu zaman, tahttan düşersin."Mikor a kezed foglalt, a szíved nyugodt.”
Filo yok olduğu zaman, tahttan düşersin."Alas kiveltä ilman armoa, mies!"
Yıldız, "Sakin olmazsanız, haklıyken haksız konuma düşersiniz.하지만 원상은 '죽지 않는 동안의 추위를 참을 수 없으니, 앉아있을 자리나 마련해줌이 옳소.'
Filo yok olduğu zaman, tahttan düşersin."И ако не си приключил до изгрев ще ти отрежа топките."
Yıldız, "Sakin olmazsanız, haklıyken haksız konuma düşersiniz.Muž na zábere hovorí, že "pokiaľ budete pokračovať v bombardovaní, nebudete žiť v miere.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Az "ugrás" szó enyhe túlzás, inkább zuhansz.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Hop er misvisende; man falder.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.In realtà non è un lancio, si cade.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Jump est un abus de langage; vous tombez.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.낙하점프는 틀린 말입니다. 그냥 떨어지는 거죠.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Melompat adalah istilah yang tidak cocok, Anda jatuh.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Nhảy là từ không đúng; bạn rơi.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Saltar es un término equivocado; tu caes.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Salto não é a palavra certa.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz."Sari" e impropriu spus; cazi.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Seskok je nesprávné označení, vy totiž vypadnete.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Skok je zveličenie; padáte.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Skok to niewłaściwa nazwa; ty spadasz.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Springen is niet het goede woord, je valt.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz."Sprung" ist ein falsches Wort. Du "fällst".
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Η λέξη "άλμα" είναι παραπλανητική, πέφτεις.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Прыжок - это не правильное слово, вы просто падаете.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz."Скок" е погрешна дума, ти просто падаш.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.קפיצה זה מושג מטעה, אתה נופל.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.في الحقيقة هي ليست قفز .. انها وقوع
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.ドアから落下して
Bazen hayatta düşersin ve tekrar kalkamayacağını zannedersinBazen hayatta düşersin ve tekrar kalkamayacağını zannedersin
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Ai grijă, ai putea cădea," o mustră aproape persiflator,
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Attenta, potresti cadere," l'ammonisce quasi canzonandola,
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"조심해, 그러다 떨어질라," 정감어리게 그녀를 꾸짖습니다.
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Ostrożnie, bo spadniesz" przekomarzając się prawie, strofuje
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Sei vorsichtig, du könntest fallen," fast neckend rügt er sie,
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Ten cuidado, podrías caer", casi bromeando, la reprende,
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Voorzichtig, anders val je nog." Het heeft iets goedmoedigs, gekscherends:
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Внимавай, може да паднеш", смъмря я почти шеговито,
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Осторожно, ты можешь упасть",- вполне добродушно ворчит:
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,'היזהרי, את עלולה ליפול', גוערת כמעט בהיתול,
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"انتبهي , قد تسقطين " بمزاح تقريبا وبخها,
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Anda lahir, mencapai puncak saat paruh baya dan menurun di usia tua.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Bạn được sinh ra, lên tới đỉnh cao tại tuổi trung niên rồi lùi dần vào sự già nua.