düşer ile cümle

düşer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››La dem fare! de er blinde veiledere for blinde; men når en blind leder en blind, faller de begge i grøften.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Lader dem fare, det er blinde Vejledere for blinde; men når en blind leder en blind, falde de begge i Graven."
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Lăsaţi -i: sînt nişte călăuze oarbe; şi cînd un orb călăuzeşte pe un alt orb, vor cădea amîndoi în groapă.``
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Nechajte ich; sú slepými vodcami slepých. A keď slepý povedie slepého, obidvaja padnú do jamy.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Nechte jich, vůdcovéť jsou slepí slepých, a povede-li slepý slepého, oba v jámu upadnou.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Pustite jih! Oni so slepcem slepi vodniki. Če pa slepec slepca vodi, padeta oba v jamo.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Zaniechajcie ich; ślepi są wodzowie ślepych, a ślepy jeźliby ślepego prowadził, obadwa w dół wpadną.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Αφησατε αυτους ειναι οδηγοι τυφλοι τυφλων τυφλος δε τυφλον εαν οδηγη, αμφοτεροι εις βοθρον θελουσι πεσει.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Не вважайте на них: проводирі вони слїпі слїпих. А коли слїпий веде слїпого, обидва впадуть у яму.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Оставете ги; те са слепи водачи; а слепец слепеца ако води, и двамата ще паднат в ямата.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››оставьте их: они - слепые вожди слепых; а если слепой ведет слепого, то оба упадут в яму.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››הניחו אותם מנהלים עורים המה לעורים וכי יוליך עור את העור ונפלו שניהם בתוך הבור׃
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››اتركوهم. هم عميان قادة عميان. وان كان اعمى يقود اعمى يسقطان كلاهما في حفرة.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››任 憑 他 們 罷 . 他 們 是 瞎 眼 領 路 的 . 若 是 瞎 子 領 瞎 子 、 兩 個 人 都 要 掉 在 坑 裡
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››任憑 他 們罷 . 他 們是 瞎眼 領 路 的 . 若是 瞎子 領 瞎子 、 兩個 人 都 要 掉在 坑裡
Bırakırım düşsün benim kalbim, ve düşerken sen yükselirsin almaya.Je l'ai laissé tomber, mon coeur Et alors qu'il tombait, tu t'es levé pour le réclamer
Bırakırım düşsün benim kalbim, ve düşerken sen yükselirsin almaya.Lo dejé caer, mi corazón Y mientras caía, llegaste para reclamarlo
Borsa yükselirse veya düşerse benim yatırımım bundan nasıl etkilenir?Entonces digamos que la compañía B se eleve porcentualmente mas que
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Adományokat fognak küldeni annak, aki ilyen állapotban lesz.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Ak budete v takom stave, ľudia Vám budú posielať dary.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.As pessoas enviar-vos-ão donativos quando chegarem àquele estado.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Des personnes vous enverraient des dons en vous sachant dans cet état.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Genul acela de afecţiune pentru care oamenii organizează acţiuni caritabile.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Già, la gente vi manderà delle donazioni quando sarete in quelle condizioni.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Ihmiset lähettävät avustuksia niin rapakuntoisille.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.사람들이 당신에게 기부금을 보내주는 그런 날이 올지도 모릅니다.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Lidé vám budou posílat dary, když budete v takovém stavu.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Ludzie będą wysyłać ci darowizny jeśli będziesz w takim stanie.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Mensen zouden geld geven wanneer je zo ongezond bent.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Người ta sẽ gửi tiền hỗ trợ cho các bạn nếu các bạn ở trong thể trạng đó.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Ya saben, la gente les enviará donaciones cuando estén en esa condición.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Ο κόσμος θα σου προσφέρει δωρεές όταν θα είσαι σε αυτή την κατάσταση.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Нали се сещате, хората ще ви изпращат дарения, ако сте в такова състояние.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.אנשים ישלחו לך תרומות אם תהיה במצב זה.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.وسوف يرسل الناس إليه التبرعات نظراً لحالته السيئة
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.(会場:笑い声)
Bu içgüdüseldir. Eğer korkuna yenik düşersen, o zaman işini de yapamazsın.Das ist natürlicher Instinkt.
Bu işlerin ortasına düşerek, kar yapabiliyordu.그리고 그 중간 어디 그 그것에서 이익을 만들 수 있을 것 이라고.
Bu işlerin ortasına düşerek, kar yapabiliyordu. Ve işte böylece başladı.Und das war sein Anfang.
Bu işlerin ortasına düşerek, kar yapabiliyordu.ويكون في المنتصف حيث يستطيع أت يحصل على ربح منه
Bu kayda kayabileceğim ve düşersem de bunun benim için dünyanın sonu olmadığı anlamına geliyordu.Ainsi je pouvais skier sur de la glace très fine et si je passais au travers, ce n'était pas la fin du monde.
Bu kayda kayabileceğim ve düşersem de bunun benim için dünyanın sonu olmadığı anlamına geliyordu.Asta însemna că pot schia pe gheaţă foarte subţire, şi dacă se rupea, nu era sfârşitul lumii.
Bu kayda kayabileceğim ve düşersem de bunun benim için dünyanın sonu olmadığı anlamına geliyordu.Desse modo, eu podia esquiar sobre gelo muito fino. Se caísse, não seria o fim do mundo.
Bu kayda kayabileceğim ve düşersem de bunun benim için dünyanın sonu olmadığı anlamına geliyordu.Eso significaba que podía esquiar sobre hielo muy fino, y si me caía dentro, no era el fin del mundo.
Bu kayda kayabileceğim ve düşersem de bunun benim için dünyanın sonu olmadığı anlamına geliyordu.그렇기 때문에 이옷을 입으면 얇은 - 얼음위에서도 스키를 신고 걸을 수 있고. - 만약 물에 빠진다해도 그렇게 큰 재앙이 아니지요.
Bu kayda kayabileceğim ve düşersem de bunun benim için dünyanın sonu olmadığı anlamına geliyordu.To znaczyło ze mogłem się poruszać, przez bardzo cienki lód. i nawet jak bym wpadł to nie byłby koniec świata.
Bu kayda kayabileceğim ve düşersem de bunun benim için dünyanın sonu olmadığı anlamına geliyordu.Таким образом, я мог идти на лыжах по тонкому льду и не бояться провалиться.
Bu kayda kayabileceğim ve düşersem de bunun benim için dünyanın sonu olmadığı anlamına geliyordu.Това значеше, че мога да се движа върху много тънък лед и ако пропадна това няма да е краят на света.
Bu kayda kayabileceğim ve düşersem de bunun benim için dünyanın sonu olmadığı anlamına geliyordu.Це означало, що я міг пересуватися по дуже тонкому льоду, і, якщо б я провалився, то не був би кінець світу.
Bu kayda kayabileceğim ve düşersem de bunun benim için dünyanın sonu olmadığı anlamına geliyordu.וזה אמר שאני יכול לעשות סקי מעל קרח דק מאד ואם אפול פנימה, זה לא יהיה סוף העולם.
Bu kayda kayabileceğim ve düşersem de bunun benim için dünyanın sonu olmadığı anlamına geliyordu.وهذا يعني أن بإمكاني التزلج. على طبقات الجليد الرفيعة، هذا وإن سقطت على الجليد، فلن تكون نهاية العالم.
Bu kayda kayabileceğim ve düşersem de bunun benim için dünyanın sonu olmadığı anlamına geliyordu.とても薄い氷の上でもスキーで行けたのです もし落ちたとしてもそれで終わりではありませんでした もし仮に最悪の事態が起きたとしても
[Bu mücadele; Tybalt düşer.][Bojují, Tybalt padá.]
[Bu mücadele; Tybalt düşer.][Bojujú, Tybalt padá.]
[Bu mücadele; Tybalt düşer.][Borijo; Tybalt pade.]
[Bu mücadele; Tybalt düşer.][Combattono; Tebaldo cade.]
[Bu mücadele; Tybalt düşer.][De kæmper; Tybalt falder.]
[Bu mücadele; Tybalt düşer.][De slåss, Tybalt faller.]
[Bu mücadele; Tybalt düşer.][Eles lutam, Tebaldo cai.]
[Bu mücadele; Tybalt düşer.][He taistelevat; Tybalt kuuluu.]
İlgili Sayfalar