düşer ile cümle
düşer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kontrol şüpheli durumuna düşer.Controle vindt incidenteel plaats.
Daryl, Dwight'ın peşine düşer.Dwayne gaat Edwidge achterna om hem te vermoorden.
Üstelik Sovyet tümenleri yorgundu ve normal güçlerinin % 60’ının altına düşerek tükenmiştiler.Bovendien waren ze op minder dan 60% van hun normale sterkte, vermoeid en door hun voorraden heen.
Araçların kiraya verilmesinin bilinen en eski örnekleri 1904 yılına denk düşer.De oudste bekende vermelding van de stuiver als muntstuk dateert echter van 1404.
Grupları sonuncu bitiren takımlar direkt Seconda Divisione'ye düşer.De teams die als laatste twee eindigen degraderen naar de Derde Divisie.
Beyaz Tavşan'ı takip etmesiyle Alice, bir delikten Harikalar Diyarı'na düşer.Wanneer het Wit Konijn in een haast passeert, gaat Alice hem achterna, verder Wonderland in.
Doktor kalenin altındaki bir okyanusa düşer ve okyanusun dibinde binlerce kafatası olduğunu görür.De dokter wordt naar een onderaardse grot gebracht en ziet duizenden kaarsen branden.
1286'da, Alexander attan düşerek öldü.Op 19 maart 1286 overleed Alexander III echter, na een val van zijn paard.
Sonra bir dost helikopteri düşer.Op een dag ziet de groep een helikopter neerstorten.
3. ayda ise uykusu günde 15 saate düşer.Dit dier slaapt tot 15 uur per etmaal.
Blaze yine Silver'ı ikna eder ve ikili Sonic'in peşine düşer.Tom probeert Sonja te overhalen om naar de Ardennen terug te keren.
Fingon ve Huor öldürlür Gwindor ve Húrin esir düşer.Huor, Amroth en Fingon sneuvelen en Húrin wordt gevangengenomen.
Daha sonra Chucky büyük bir fana düşerek parçalarına ayrılır.Reggie slaat natuurlijk helemaal door...
Tabi bu arada Omnitrix içinde Ben'in peşine düşer.Ben heeft op een of andere manier de Omnitrix af gedaan.
Perdeye elinde bıçak taşıyan bir gölge düşer.In het hoogkoor hangt een grafbord met zijn familiewapen.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.Hij zwicht uiteindelijk toch en reist de twee anderen achterna.
En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer.Uiteindelijk weet hij, samen met zijn broer en nog enkele andere gevangenen, te ontsnappen uit de gevangenis.
Oradan Hamza'nın peşine düşer ve onu da öldürür.Hij neemt Von Hammersmark apart en vermoord haar.
Çavuş kanlar içinde yere düşer.Simonne valt bloedend neer op de grond.
Fakat aynı yıl gerçekleşen Silarus Muharebesinde Romalılar pusuya düşerek ağır kayıplar Verdi.In de slag bij Carrhae in datzelfde jaar werden de Romeinen vernietigend verslagen.
Fakat, bu stok nehrin en az birkaç saatlik ortalama debisine karşılık düşer.Langs Petite-Somme stroomt het riviertje de Somme.
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Met een vlot gaat hij zijn vrienden achterna.
Leprikon kuyunun içine düşer.Ze valt op de leeuwenkooi.
Armut dalının dibine düşer.De appel valt niet ver van de boom.
Merdivenlerden düşersen, hızlıca aşağı inersin.Als je van de trap afvalt, ben je gauw beneden.
Eğer kör köre kılavuzluk ederse, her ikisi de çukura düşer."Jeżeli ślepy prowadzi ślepego, obaj w końcu wpadną do rowu, czyż nie tak?”
Dehşete düşer ve Charlie'den yardım ister.Ma problem z czytaniem i potrzebuje pomocy Charliego.
Angel ve Lorne ise Fred'in peşine düşer.Ciotka Droll i Fred zamierzają ująć tam Cornela.
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Narzeczony rusza w pościg za uciekinierami.
Beş yaşındayken, küçük kardeşi George banyo küvetine kafa üstü düşerek ve boğularak ölmüştür.Gdy Charles miał pięć lat, widział, jak jego młodszy brat George utonął.
Geceleri sıcaklık, 6 °C'ye kadar düşer.W nocy temperatura spadła do minus 6 st. Celsjusza.
Yanlışlıkla bomba yere düşer.W konsekwencji maszyna uderzyła w ziemię.
Angelica gayet büyük bir yeise düşer.Angelica bardzo przywiązuje się do dziewczyny.
Buna çok üzülen Guru, sevgilisinin intikamını almak için katilin peşine düşer.Zazdrosny mąż zleca pobicie jej kochanka.
Logan peşlerine düşer.Porucznik Lotar zaczyna go szukać.
Fakat yine de Almanlar onu fark eder ve peşine düşerler.Niemcy po dostrzeżeniu paczki schylają się, aby ją wziąć.
Mutfağa gider ancak yere düşer.Pod ziemią zjeżdża ona tylko w centrum miasta.
İlk Mahir Çayan düşer.Mistrz pierwszy pada na deski.
En kötü 5 takım ise Liga III'e düşer.5 najsłabszych zespołów spadło do drugiej ligi.
Kaliena vezirin adamlarına esir düşer.Kat, znęca się nad więźniami.
Yağışın % 27,6'sı ilkbaharda, %7'si yazın, %21,4'ü sonbaharda, % 44'ü kışın düşer.Na zimę przypada 24,1% dni wietrznych, wiosnę 26,4%, lato 26,6%, a jesień 22,9%.
Draco, aynı zamanda ağrı hisseder gökten düşer ve yakalanır.Drake traci przytomność, a po ocknięciu się przecina go i spada na ziemię.
Her şeyi düzeltmek Jerry'ye düşer.Frank obwiniał za to wszystko Jerry'ego.
Mafya kızın peşine düşer.Psychopata wchodzi za nią.
Ama yüzüğü yakalayamadan yüzük şu içine düşer.Bez odkręcenia śrub pierścień wewnętrzny nie może się obracać.
Yerden yükseldikçe hava sıcaklığı düşer.Wraz ze wznoszeniem się od podłoża ogrzane powietrze ochładza się.
Bundan sonra Jonathan ve Andrew'un da peşine düşer.Odnajdują ją później Jack i Juliet.
Sonunda bir akıl hastanesine düşer.W końcu trafia do szpitala psychiatrycznego.
Kristalin enerjisi azaldıkça, her bir atomun kendine has titreşimleri sıfıra düşer.Kiedy promieniowanie rentgenowskie pada na kryształ, na każdym jego atomie dochodzi do dyfrakcji.
Normal sezon sonunda gruplarında son sırayı alan birer takım yerel lige düşerler.Na koniec sezonu najgorsze drużyny spadają do ligi regionalnej.
Adam kuyunun içine düşerken insan sesleri duymaya başlar.Gdy więc ten zaczyna spadać na dno studni, słyszy ludzkie głosy.
Her yeri titrer ve bu sıralarda Özdemir Birsel maddi sıkıntıya düşer.Wszystko układa się idealnie, aż do momentu, kiedy w ich życie wchodzi mafia.
Saray bir anda karışır ve muhafızlar gelecekten gelen bu 3 kişinin peşine düşer.Świat wtedy opanowany jest przez obserwatorów przybyłych z przyszłości.
Harry, Ron ve Hermione Hortkulukların peşine düşerler.Harry, Ron i Hermiona zdają pomyślnie egzaminy końcowe.
Kilometrekare başına 223.66 kişi düşer.Na każdy kilometr kwadratowy przypada 22,66 mieszkańca.
Aniden boşaltılmış kova Tommy'nin başına düşer ve onu öldürür.Na szczęście spada na niego gigantyczne jabłko i go zabija.
Gökten üç elma düşer.Jej znaczkiem są 3 pomarańczowe pszczoły.
Nitekim bu arzusuna yenik düşer.I nagle to życzenie się spełnia!
Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.Nagle z góry ktoś spuszcza linę.
Yağış en çok Aralık ayında, en az da Ağustos ayında düşer.Najwięcej opadów przypada w grudniu, najmniej zaś w kwietniu.
İlgili Sayfalar