düşen ile cümle
düşen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Şimdi ise bu verileri kullanarak kişi başına düşen milli borç değerini hesaplamamızı istiyorlar. .Pak nám říkají, že pomocí těchto údajů máme vypočítat národní dluh na 1 člověka.
Şimdi ise bu verileri kullanarak kişi başına düşen milli borç değerini hesaplamamızı istiyorlar. .Vi skal nu ved brug af de her tal udregne statsgælden per indbygger.
Şimdi ise bu verileri kullanarak kişi başına düşen milli borç değerini hesaplamamızı istiyorlar. .И след това казват, че с тези цифри се изчислява дела от държавния дълг на човек от населението.
Şimdi ise bu verileri kullanarak kişi başına düşen milli borç değerini hesaplamamızı istiyorlar. .وما هو مطلوب منا، هو استخدام هذه التقديرات لحساب الديون الوطنية المترتبة على كل شخص
Şimdi ise bu verileri kullanarak kişi başına düşen milli borç değerini hesaplamamızı istiyorlar. .国民一人当たりの債務を求めてください。 基本的にこの全体の債務を
Şimdi törpünüzü alın ve orta parmağınıza bir kere sürtün. Tırnağınızdan düşen toza bakın.Je pakt je nagelvijl, en je middelvinger en doet gewoon één slag met de nagelvijl,
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.더 적은 주유소가 있을수록 1 인당 주유소 소유는 커집니다--놀라운것이 아니죠
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Càng ít trạm xăng trên đầu người thì quy mô của bạn càng lớn, điều này chẳng có gì ngạc nhiên cả.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Čím větší město, tím méně benzínek na jednotku - nic překvapujícího.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Færre benzintanke per indbygger jo større man er - ikke overraskende.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Im większe miasto, tym mniej stacji na mieszkańca -- żadne zaskoczenie.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Kevesebb benzinkút jut egy főre, minél nagyobbak -- nem meglepő.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Mai puţine benzinării per capita cu atât mai mari deveniţi - nimic surprinzător.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Menej čerpacích staníc na hlavu, čím ste väčší -- neprekvapivé.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Menos bombas de gasolina per capita quanto maiores somos - não é surpreendente.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Menos estaciones de servicio per cápita, para mayor tamaño. Nada sorprendente.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Minder benzinestations per hoofd van de bevolking hoe groter je bent - niet verwonderlijk.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Moins de stations service par tête plus vous êtes grand, ce n'est pas surprenant.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Più grande la città, minore il numero di stazioni di servizio pro-capite - niente di strano.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Semakin sedikit per kapita, semakin besar -- tidak mengejutkan.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Weniger Tankstellen pro Einwohner, je grösser sie ist - wenig überraschend.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Λιγότερα πρατήρια βενζίνης όσο μεγαλύτερος είσαι -- δεν προκαλεί έκπληξη.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Не дивно, що чим більший розмір, тим менше заправок "на одиницю".
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Неудивительно, что чем больше размер, тем меньше заправок "на единицу".
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.По-малко бензиностанции на глава от населението, колкото по-големи сте -- не е изненадващо.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.פחות תחנות דלק לנפש ככל שהגודל עולה -- לא מפתיע.
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.كلما قلت أعداد محطات البترول كلما كبرت أكثر,, شيء لايدعو للدهشة
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.これ自体は驚くことではありませんが
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Anda melakukan bagian Anda. Semua orang juga.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Bạn làm bổn phận của mình. Những người khác làm của họ.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Haces tu parte. Todo el mundo hace su parte.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Jij doet wat. Iedereen doet wat.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.저는 저대로 여러분은 여러분대로 각자 자기 몫만큼 기여하는거죠.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Sie leisten Ihren Teil. Die anderen leisten ihren eigenen.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Te megteszed a te részed. Mindenki más a sajátját.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Tu fai la tua parte. Tutti gli altri fanno la loro.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Tu iţi faci părticica ta. Toţi ceilalţi şi-o fac pe a lor.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Ty robisz swój kawałek. Inni też robią swoje.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Vous faites votre part, et tout les autres aussi.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Κάνεις εσύ απο κάτι. Ο καθένας κάνει από κάτι.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Вие правите вашата част, останалите - своята.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Вы вносите свой вклад, все остальные вносят свой.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.Зробіть свій внесок. Кожен інший зробить свій.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.אתה עושה את חלקך הקטן. כולם עושים את שלהם.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.أنت تقوم بدورك. الآخرون يقومون بأدوارهم.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.あなた自身には、ウェブに載せるだけの大量のデータがなかったとしても
Sıcaklık ise, molekül başına düşen kinetik enerjiyle orantılıdır. -המערכת, והטמפרטורה פרופורציונית לאנרגיה הקינטית פר מולקולה.
Sıcaklık, kabaca bir sabit çarpı molekül başına düşen ortalama kinetik enerjiye eşittir. -טמפרטורה, באופן כללי, היא מדד שבערך שווה לאיזה קבוע כפול אנרגיה קינטית - האנרגיה הקינטית
Sıcaklık ortalama enerji yada molekül başına düşen enerjidir ve bu da elimizdeki toplam molekül sayısıdır. .온도는 평균적인 에너지이고 혹은 분자당 에너지이에요
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Ali nisem jokal nad njim, ki ga je zadela nesreča? ni li mi bilo v duši žal siromaka?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Avagy nem sírtam-é azon, a kinek kemény napja volt; a szûkölködõ miatt nem volt-é lelkem szomorú?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Bukankah aku menangis bersama orang yang kesusahan, dan mengasihani orang yang berkekurangan
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Chớ thì tôi không khóc kẻ bị thời thế khó khăn sao? Lòng tôi há chẳng buồn thảm vì kẻ nghèo khổ sao?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Chớ thì tôi không khóc kẻ bị thời_thế khó_khăn sao ? Lòng tôi há chẳng buồn_thảm vì kẻ nghèo_khổ sao ?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Grät jag ej själv över den som hade hårda dagar, och ömkade sig min själ ej över den fattige?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Gråt jeg ikke selv over den som hadde hårde dager? Sørget ikke min sjel over den fattige?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Huilde ik niet mee met hen die het moeilijk hadden? Was ik niet diepbedroefd over het lot van de armen?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Ich weinte ja über den, der harte Zeit hatte; und meine Seele jammerte der Armen.
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Izalim nie płakał nad dniem utrapionego? izali się nie smuciła dusza moja nad ubogim?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Je pravda, že som plakal nad tým, kto prežíval tvrdé dni; že moja duša smútila nad chudobným.