düşen ile cümle

düşen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Karga ötmek için gagasını açtığında ağzındaki peynir düşer ve tilki, düşen peyniri yer.When it lets out a caw, the cheese falls and is devoured by the fox.
Her eyalet kendi payına düşen sayıda seçiciler kurulu üyesi belirleyecektir.Each party determines how many delegates it allocates to each state.
Arnold Schwarzenegger ve Michael Keaton Kral Koopa düşeni yaklaşıldı.Arnold Schwarzenegger and Michael Keaton were both approached to play Koopa.
Hayatın Kıyısına Düşen, Alternatif, Ankara 2002.Cultural Survival Quarterly, Fall 2002.
Kutuplara düşen ışınlar daha uzun bir yol kat ederler.Transmitting tubes could be much larger still.
Walsall, Port Vale ve Swindon Town ise küme düşen ekipler oldular.Going down were Walsall, Port Vale and Swindon Town.
Kültürel Devrim sırasında bile kişi başına düşen gelir büyümesindeIt turns out even during the Cultural Revolution,
Sana düşeni yap.Make sure you do your part.
Buradaysa kişi başına düşen geliri dolar cinsinden görebilirsiniz.And here the income per person in comparable dollars.
Kadın başına düşen çocuk sayısıyla dinler arasında neredeyse hiç bağlantı yok.Religion has very little to do with the number of babies per woman.
İkram maliyetlerini hesaplamak için beklenen konuk sayısı ile kişi başına düşen maliyeti çarpın.To calculate catering cost, multiply the number of expected guests with the cost per person.
Bir ton düşen Sal da karşı etki şekilde hareket edebilir. .You could have a bunch of falling Sals move a turbine as well.
Son 6 yılda ABD'de kişi başına düşen gelirdeki büyümeyi biliyor musunuz?You know what the growth in per-person income has been in the United States in the last six years?
Bugün üstüne düşeni yaptın. Bu adamları buradan kurtarmanın yollarını düşünmeye başlamalısın.Will have to mark the target with infrared strobes to prep for air strike.
İnsanların üzerine düşeni yapması ufak bir katkı sağlaması ve hepsinin bağlanmasıdır.It's about people doing their bit to produce a little bit, and it all connecting.
Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin.You do your bit. Everybody else does theirs.
Kişi başına düşen gelir:Income per person:
Bu düşen yeşil çizgi de vahşi yaşam yüzdesiThe green line goes down. That's the wild nature portion.
Biz üzerimize düşeni bu şekilde yapıyoruz.So we are doing our job.
Galon başına düşen dakika miktarıyla çarpmakla aynı işlem. .That's the same thing as multiplying by minutes per gallon.
Ve bu eksende kişi başına düşen gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) var.And this is GDP per capita on this axis.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim. (Gülüşmeler)Now, I've been to a lot of marathons, and I've yet to see any ... (Laughter)
Siz büyüdükçe birim başına düşen daha az benzin istasyonu -- hiç de şaşırtıcı değil.Less petrol stations per capita the bigger you are -- not surprising.
Doz başında düşen milimetre çözelti.So milliliters of solution per dose.
Çünkü sordukları şey doz başına düşen ml çözelti. .Because they're saying, how many milliliters of solution do we do per dose?
Pound başına düşen 5 ml'yi anlamaya çalışıyoruz.So we want to figure out this five milligrams per pound.
Bunu kg başına düşen miktara çevirmemiz gerek.And then we want to convert this to per kilogram.
Kg başına düşen 2.2 pound ile de çarpalım.Times 2.2 pounds per kilogram.
Yani elimizde 11/100 kere 0.9 ml çözelti olacak, kgbaşına düşen. .So there's going to be 11/1,000 times 0.9 milliliters of our solution per kilogram.
Biz hasta başına düşen doza kaç ml çözelti düştüğünü öğrenmek istiyorduk.We want milliliters of solution per dose per patient.
Veya sadece doz başına düşen ml'den bahsedebiliriz.Or you can just say milliliters per dose.
Çok ağır bir kara deliğin içine düşen daha hafif bir kara delik düşünün.Imagine a lighter black hole falling into a very heavy black hole.
İşte 1900 den 1929 a kadarki kişi başına düşen GSMH.Here is GDP per capita from 1900 to 1929.
Umutla, bir hayatı değiştirmek için,... ...kendi payına düşeni yapabilirsin.To turn a life around I cannot believe my eyes
Ve düşen her damla yağmur seni büyütecek... ...ruhunu besleyecek, toprakla.And every drop of rain Will keep you growing Seeds you're sowing in the ground
Yurt içi hasıla oluşturan bileşenler hakkında biraz düşenelim.Think about what are all the pieces?
Bu arada hisse başına düşen maliyet de 6 lira. -And book equity per share, or the book value per share of $6.00.
Ve düşen petrol fiyatlarına rağmen, bu ülkeyi buraya getirdi.In spite of falling oil prices, he brought this country up here.
Çünkü böyle olunca karşılıklı, denk düşen köşeleri göstermiyoruz.'cause then we're kind of referring to We're not showing the corresponding vertices in each triangle
Bu gördüğünüz, 1992'nin Ekim ayında ABD'ye düşenlerden biri.Here is one that came in over the United States in October of 1992.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Musicians who ended up there did the best they could.
Konuşurken (ve o reverans yapmak için çalıştı - fantezi CURTSEYING düşen konum olarak hava!(and she tried to curtsey as she spoke-- fancy CURTSEYlNG as you're falling through the air!
Dünya'daki tüm mutlulukla yere düşene kadar hızla etraflarında döndüler.laughing with all the glee in the world.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.If you want it to be better, you've got to show up and do your part of the deal.
Yarın öbürgün unutmayalım diye belirtiyorum: Ben üzerime düşeni yapıyorum."And I would please like the record to reflect today that I showed up for my part of the job."
Yani, üzerime düşeni yapmaya devam etmeyi hatırlatıyorum.Continue to show up for your piece of it, whatever that might be.
Yere düşene kadar içelim!Drink till we drop!
Her zaman üçüncü kat balkonundan düşen bir karpuz gibi yere indim.I always landed like a watermelon out of a third floor window.
Şimdi biz üzerimize düşeni yapmaya hazırNow we're ready to make our part
Onlar sıkıcı halka kelepçe çene başlangıç konumunu ayarlamak için üzerimize düşeni kullanacağızWe will use our part to set the initial position of the jaws as they clamp the boring ring
Kolay olsun diye düz sayılar söyleyeceğim. . Kilo üzüm başına düşen fiyat 1 lira.The price per pound is $1.
Herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli.Everyone must do their duty
Yani bir hisseye düşen net defter değeri 20 lira.So the book value of the new shares is $20 per share.
Ve bu dağın üzerine düşen her yağmur damlası gerçekten de birikiyor.And all the rainwater that drops on the Mountain is actually accumulated.
Grup başına düşen meyveye toplam meyveyi bölüyoruz.Divide it by how many fruit we have per group.
Tangerudbakken'daki hayranım, üzerime düşeni yapacağım ve onu bir şekilde sahneye çıkaracağım.The one from Tangerudbakken, so I'll do my part and get her up on stage in some way.
Ve düşen ilaç fiyatlarının buna etkisi çok fazla.And the falling price of drugs has a lot to do with that.
Yani burada kanatları uçuruyoruz, ama kanat motoru yere düşene kadar çalışmaya devam ediyor.I mean, here we're blowing wings off but the wing motor keeps all the way down.
Titanik'ten düşen yolcular sadece 5 derece sıcaklığındaki suyun içine düştüler.The passengers who fell off the Titanic fell into water of just five degrees centigrade.
Ve eşit şekilde, iklim değişikliği konusunda herbir ülke kendi üzerine düşen parçayı alacak.And equally, when it comes to climate change, every single country is going to have to make cuts.
İlgili Sayfalar