Düşündüm gibi, Catherine sonuçta güzel bir kız.As I thought, Catherine is a beautiful girl after all.
Hangi klimanın en verimli olduğunu düşünüyorsunuz?Which air conditioner do you think is the most efficient?
Lütfen bu konuda düşünerek birkaç dakika harcayın.Please spend a few minutes thinking about this.
Onun benimle daha fazla zaman geçirmesi için onu nasıl ikna edebileceğimi düşünüyorsun?How do you think I can convince her to spend more time with me?
Geleceği düşünerek gerçekten ne kadar zaman harcarsınız?How much time do you actually spend thinking about the future?
Bu sorun hakkında düşünmeye çok çok fazla zaman harcadım.I've spent way too much time thinking about this problem.
Birçok insan çocukların dışarıda oynayacak yeterli zamanı harcamadıklarını düşünüyorlar.Many people think that children don't spend enough time playing outside.
Çok sayıda insan çocukların TV izleyerek çok fazla zaman harcadıklarını düşünüyor.Many people think that children spend too much time watching TV.
O bütün zamanını erkek çocuklarını düşünerek geçirir.She spends all her time thinking about boys.
O, işi yapmaktan daha çok işi düşünerek zaman harcar.She spends more time thinking about work than doing it.
Bazı insanlar cumhurbaşkanının seyahat ederek çok fazla zaman harcadığını düşünüyor.Some people think the president spends too much time traveling.
Bugün arkadaşlar, yarın düşmanlar.Friends today, enemies tomorrow.
Ne düşünüyorsunuz?What do you think?
Kim onun o kadar zayıf ve küçük olabileceğini düşünürdü?Who would have thought that she could be so thin and small?
O yere sosis düşürdü.He dropped the sausage on the ground.
Onun kötü olduğunu gerçekten düşünüyor musun?Do you really think that it's bad?
Ne kadar süre beklemek zorunda kalacağımızı düşünüyorsun?How long do you think we'll have to wait?
Kendilerini düşünmekten engellemek için sadece okuyan pek çok insan vardır.There are very many people who read simply to prevent themselves from thinking.
Łazarz'nın çocukları, anneleri Felicja'nın dünyadaki en güzel bayan olduğunu düşünüyorlar.Children of Łazarz think their mother Felicja is the most beautiful woman in the world.
Onun iyi olmadığını gerçekten düşünüyor musun?Do you really think it's no good?
Mutlu okul günlerimi derinlemesine düşündüm.I reflected on my happy school days.
O kadar büyük bir yazar değil ve onun bunu bildiğini düşünüyorum.He's not such a great writer and I think he knows it.
Ben bir kadın düşkünüyüm.I'm a womaniser.
İtalya'da kampanyanın başarılı olduğunu düşünüyor musun?Do you think the campaign was successful in Italy?
TV'nin çocuklar için kötü olduğunu düşünüyor musun?You think that TV is bad for kids?
Televizyonun çocuklar için kötü olduğunu düşünüyor musun?You think that TV is bad for kids?
Fiyat düşündüğümden daha da fazla düştü.The price turned out to be lower than I thought.
Daha çok düşünün ve sonra kararlar verin.Think more and make decisions after.
Sık sık rahmetli annemi düşünüyorum.I often think about my deceased mother.
Kremlin'de çalışmak benim ömür boyu süren düşüm olmuştur.Working in the Kremlin has been my lifelong dream.
Karının bu kadar yaşlı olduğunu düşünmemiştim.I didn't think that your wife was so old.
Eşinizin sizinle yeterince vakit geçirdiğini düşünüyor musunuz?Do you think your spouse spends enough time with you?
O, hamsileri düşürdü.He dropped the anchovies.
Düşmana karşı şiddetli bir taarruza geçtiler.They began with a strong attack against the enemy.
Arada sırada artık yaşamayan annemi düşünüyorum.From time to time, I think about my mother who is no longer living.
En kötü düşmanımda bunu istemezdim.I wouldn't wish that on my worst enemy.
Karışmayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about becoming involved?
O mağazadan bir bilgisayar almayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about buying a computer from that store?
O eski arabayı satın almayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about buying that old car?
Boşanmayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about divorce?
Bütün gece araba sürmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about driving all night?
Onun hepsini yemeği ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about eating all that?
Cidden boşanmayı düşünüyor musun?Are you seriously thinking about getting a divorce?
Cidden boşanmayı düşünüyor musunuz?Are you seriously thinking about getting a divorce?
Senin yaşında tekrar evlenmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about getting married again at your age?
Gitmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about going?
Bir bebek sahibi olmayı ciddi olarak düşünüyor musunuz?Are you seriously thinking about having a baby?
Ciddi olarak gitmemeyi düşünüyor musun?Are you seriously thinking about not going?
Bir yarış arabası sürücüsü olarak bir kariyeri sürdürmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about pursuing a career as a race car driver?
İşini bırakmayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about quitting your job?
Bunu eBay'da satmayı ciddi şekilde düşünüyor musun?Are you seriously thinking about selling this on eBay?
Bunu çevrimiçi satmayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about selling this online?
Kendi işine başlamayı ciddi şekilde düşünüyor musun?Are you seriously thinking about starting your own business?
Harvard'a başvurmayı hâlâ düşünüyor musun?Are you still thinking about applying to Harvard?
Hediyeler vermenin çok önemli olduğunu düşünüyor musun?Do you feel giving gifts is important?
Gitmem gerektiğini düşünüyor musunuz?Do you think I need to go?
Benim güzel olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm beautiful?
Mantıksız olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm being unreasonable?
Benim deli olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm crazy?
Benim şişman olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm fat?