Gerçek bir bilim adamı öyle düşünmezdi.A true scientist would not think like that.
Kız kardeşim tabağını yere düşürdü.My sister dropped her plate on the floor.
Düzenli bir hayat sürdürmenin çok iyi olduğunu düşünüyorum.I think it is very good to lead a regular life.
Her gün gazete oku yoksa zamanın gerisine düşeceksin.Read the newspaper every day, or you will fall behind the times.
Perde düştü.The curtain fell.
Her şey benim kucağımın içine düştü.Everything fell into my lap.
Kalabalık trende boğulacağımı düşündüm.I thought I was going to suffocate on the crowded train.
Uyuduğumuzda vücut fonksiyonları yavaşlar ve vücut sıcaklığı düşer.When we are asleep, bodily functions slow down and body temperature falls.
Yarın işe gitme düşüncesi gerçekten moralimi bozuyor.The thought of going to work tomorrow really depresses me.
Büyük bir gürültüyle ağacın düştüğünü duyduk.We heard the tree fall with a crash.
Yapraklar ağaçlardan düştü.The leaves fell from the trees.
Düşen elmaların hepsi domuzlar tarafından yenir.All the apples that fall are eaten by the pigs.
Ağaç düştü.The tree fell down.
Yol düşen ağaçlar tarafından tıkalıydı.The road was obstructed by fallen trees.
İnsanlara böyle ters bir cevap vermenin kabalık olduğunu düşünüyor musun?Don't you think it's rude to give people such a curt reply like that?
Yapraklar peş peşe düştü.Leaf after leaf fell to the ground.
Yapraklar toprağa düştü.The leaves fell to the earth.
Yapraklar ekimde düşmeye başlar.Leaves begin to fall in October.
Sessiz kalmanın en iyi olduğunu düşündüm.I thought it best to remain silent.
Gözlerimin bana oyun oynadıklarını düşündüm.I thought my eyes were playing tricks on me.
Beyzbola düşkün müsün?Are you fond of baseball?
Beyzbol oynarken bir düğme düştü.A button came off when I was playing baseball.
Sebzeli Tempura hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about vegetable tempura?
Sebzelerin fiyatları düştü.The prices of vegetables are down.
Muhalefet partisi gelir vergisini düşürmek için bir yasa tasarısı sundu.The opposition party put forward a bill to reduce income tax.
Güvenlik en büyük düşmandır.Security is the greatest enemy.
İthalattaki artışla talep aşağı düşürüldü.The demand was brought down by increases in imports.
Plan öncelik ve aciliyeti düşürmektedir.Being less urgent, this plan is lower in priority.
Hayaletlerin var olduğunu düşünüyorum.I think that ghosts exist.
Alacakaranlık çöl üzerine düştü.Dusk fell over the desert.
Bütçeyi gözden geçirdim ve maliyetleri düşürmeye karar verdim.I reviewed the budget, and decided to cut costs.
Korkarım bu iyi bir düşünce değil.I'm afraid it's not a good idea.
Onlar çok iyi tanımadıkları biriyle aynı fikirde olmamayı kabalık olarak düşünüyorlar.They consider it impolite to disagree with someone they don't know very well.
Yapraklar düştü.The leaves fell.
Kale düşmanın ellerindeydi.The fortress was in the enemy's hands.
Senin gelmeyeceğini düşündüm.I thought you wouldn't come.
Gelmeyeceğini düşünmüştüm.I thought you wouldn't come.
Gelecek hafta Kobe'ye gitmeyi düşünüyorum.I am thinking of going to Kobe next week.
Gelecek yıl Amerika'da eğitim yapmayı düşünüyorum.I'm considering studying in America next year.
Gelecek yıl Kanada'ya gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going to Canada next year.
Düşmüş bir kaya onun yolunu kapadı.A fallen rock barred his way.
Düşen kayalar dağcılar için tehlike oluşturabilir.Falling rocks present a danger to climbers.
Yumurtaları düşürmemek için dikkatli olmalısın.You must be careful not to drop the eggs.
Bencil bir adam kendi duygularından başka hiçbir şey düşünmez.A selfish man thinks of nothing but his own feelings.
Lafı ağzında geveleme ve bize gerçekten ne düşündüğünü söyle.Stop beating around the bush and tell us what you really think.
Açıkça konuşmak gerekirse, senin düşünce biçimin demode.Frankly speaking, your way of thinking is out of date.
Ailem beni onların düşünme biçimine dönüştürmeye çalıştı.My parents tried to convert me to their way of thinking.
Bu oldukça iyi düşünülmüş bir plandı.This was quite a well thought-out plan.
Buzdolabının kapağını açtığımda, bir elma düştü.When I opened the door of the refrigerator, an apple fell out.
Yaşlı bir insanın düşünme tarzını değiştirmesi zor.It is hard for an old man to change his way of thinking.
Yaşlı kadın düştüğünde yaralandı.The old woman got hurt when she fell.
Körfez savaşı konusunda ne düşünüyorsun?How do you feel about the Gulf War?
Ben tendinitim olduğunu düşünüyorum.I think I have tendonitis.
O köy düşmanın son kalesidir.That village is the enemy's last stronghold.
Lütfen düşük ısıda fasulyeleri bir süre kaynatın.Please simmer the beans for a while over a low heat.
Bira malt içeriğine göre vergilendirilir, bu yüzden düşük maltlı bira daha ucuzdur.Beer is taxed according to its malt content, so low-malt beer is cheaper.
Pale ale düşük-alkollü bir biradır.Pale ale is a low-alcohol beer.
Şimdi bunun üzerinde düşünüyorum, bu biraz utandırıcı.Now that I think over it, it's somewhat embarrassing.
Düştüğüm anda bileğimi kırdığımı biliyordum.I knew I'd broken my wrist the moment I fell.
Tsuyama'da en yüksek dağın Takiyama olduğunu düşündüm.I thought the highest mountain in Tsuyama was Takiyama.