Onu annesini düşünmeden asla görmem.I never see her without thinking of her mother.
Buzun üstünde düştüm.I fell down on the ice.
Genellikle tenis oynadıktan sonra bir duş alırım, ama bugün alamadım.I usually take a shower after I play tennis, but today I couldn't.
Sözünü tutmanın önemli olduğunu düşünüyorum.I think it's important to keep a promise.
Gelecek yıl yurt dışına gitmeyi düşünüyorum.I am thinking of going abroad next year.
Ümitsizdim ve vazgeçmeyi düşündüm.I got gloomy and thought of giving up.
Ben de öyle düşünüyorum.I think so, too.
Beni yukarıya itersen dala ulaşabileceğimi düşünüyorum.I think I can reach the branch if you'll give me a boost.
Akşam yemeğinden sonra şogi oynamak bizim için iyi bir düşünce.It is a good idea for us to play shogi after dinner.
Bizim düşüncemiz esnektir.Our thinking is flexible.
Birkaç yeni mobilya almayı düşünüyoruz.We are thinking of buying some new furniture.
Üstün düşman saldırılarına karşı ne kadar dayanabiliriz?How long can we hold out against the superior enemy attacks?
Sorunları dikkatlice düşünmeliyiz.We must think over the issues carefully.
Farklı düşünme tarzlarımız var.We have different ways of thinking.
Biz atom enerjisinin barışçıl kullanımı hakkında düşünmeliyiz.We must think about peaceful uses of atomic energy.
Dil vasıtasıyla düşüncelerimizi ifade ederiz.We express our thoughts by means of language.
Kağıt uçak yavaş yavaş yere düştü.The paper plane fell slowly to earth.
Bir sınavda kopya çekmenin yanlış olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it's wrong to cheat on an examination?
Şartlar nedeniyle, üniversiteye gitme düşüncesinden vazgeçtim.Due to circumstances, I gave up the idea of going to university.
İşlerin daha iyi olacağını düşündüm ama bu şekliyle daha kötü oluyorlar.I thought things would get better, but as it is, they are getting worse.
Düşünmek için zaman ayırın.Take the time to reflect.
Ara sıra onu boşamayı düşünüyorum.Now and then I think of divorcing him.
Gelecek sefer ne yapacağımızı düşünmeliyiz.We must consider what to do next.
Jane ile bir sonraki randevum için Disneyland'a gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going to Disneyland for my next date with Jane.
O kendini düşünen bir kişi.He is a self-oriented person.
Oraya bisikletle gitmeyi düşünüyordum ama yağmur başladı.I was thinking to go there by bike, but it began to rain.
Bisiklete bineceğimi mi düşünüyorsun?Do you think I'll get the bike?
Kendisinin araba kullanmasının, bana kullandırmaktan daha güvenli olduğunu düşünüyor.He thinks it's safer to drive himself than to let me drive.
Kendiniz için düşünmek ve çalışmak çok önemli.It is very important to think for yourself and to study.
Yapabileceğini düşündüğünden çok daha fazla okuyabilirsin.You can read a lot more than you think you can.
Bu sadece kendini düşünmeden önce başkalarını düşünmesi gibi bir şey.It is just like her to think of others before thinking of herself.
Ne yaptığınızı iyice düşünün.Reflect on what you have done.
Geçmişinizi düşünmenin zamanıdır.It's time to reflect on your past.
Yaptığım şeyi düşündükçe, çok aptal hissediyorum.When I think back on what I did, I feel pretty stupid.
Gerçek duygularını göstermek Japonya'da bir erdem olarak düşünülmemektedir.Showing your real feelings is not considered a virtue in Japan.
O ne kadar ahmak olduğunu düşündü.He thought how foolish he had been.
Gerçek fiyat düşündüğümden daha aşağıdaydı.The actual price was lower than I had thought.
Aslında, ben onun iyi bir adam olduğunu düşünüyorum.As a matter of fact, I think he's a nice guy.
Araba uçuruma düşseydi hepsi ölecekti.They would have been killed if the car had gone over the cliff.
Genç insanlar, öyle düşünmeye eğilimlidir.Young people tend to think so.
Tabak ellerimden kaydı ve yere düştü.The plate slipped from my hands and fell to the floor.
Bana iki satır yaz ve bana ne düşündüğünü bildir.Drop me a line and let me know what you think.
Sonbaharda, yapraklar ağaçlardan düşer.In autumn, leaves fall from trees.
Yapraklar son baharda düşer.Leaves fall in the autumn.
Ben hâlâ bir fincan daha kahve için zamanımın olduğunu düşünüyorum.I think I still have time for another cup of coffee.
İlk başta İngilizcenin çok zor olduğunu düşündü ama şimdi kolay olduğunu düşünüyor.At first, he thought English very difficult, but now he thinks it is easy.
Onunla ilk tanıştığımda onun hava attığını düşündüm.When I first met him, I thought he was putting on airs.
Bir kadın her şeyi para açısından düşünür.A woman thinks of everything in terms of money.
Kadınlar erkeklerden daha düşük bir maaşla çalıştırılırlar.Women are employed at a lower salary than men.
Aktris, sahne üzerinde geriye düştü.The actress fell backward over the stage.
Yaralı kuş yere düştü.The injured bird fell to the ground.
Geleceğin hakkında düşünmelisin.You should think about your future.
Geleceği düşünmemek elimde değil.I can't help thinking of the future.
İnsanların yarın farklı düşünceleri olacak.People tomorrow will have different ideas.
Küçük arabalar, düşük yakıt tüketimi nedeniyle çok ekonomiktir.Small cars are very economical because of their low fuel consumption.
Kız üzüntüye yenik düştü.The girl was overcome with grief.
Azınlığın görüşünü çok düşünmeliyiz.We should think much of the opinion of the minority.
O sadece bir çocuk, ama çok düşünceli.He's only a boy, but he is very thoughtful.
Çocuk yunusu en iyi arkadaşı olarak düşündü.The boy considered the dolphin his best friend.
Bütün çocuklar Carol'un bir köpek olduğunu düşündü.All the boys thought Carol was a dog.