Yanılgıya düşüyorsun.You're barking up the wrong tree.
Patronunla her zaman ters düşüyorsun.You're always disagreeing with your boss.
Neden peşime düşüyorsun?What are you following me around for?
Neden hep benimle ters düşüyorsun?Why do you always contradict me?
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-so you fall asleep in court and become physically undable to defend yourself.
İzleyiciye doğru düşüyorsunuz ve birbirinize güveniyorsunuz.You're falling into the audience and you're trusting each other.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.But now it has come to you, and you faint. It touches you, and you are troubled.
Şimdi siz, bu sözden mi şaşkınlığa düşüyorsunuz?Are you astonished at this news,
Artık sen onun üstüne düştükçe düşüyorsun.You pay full attention,
"Sanayi üreten yerler edinerek sonsuzlaşmak ümidine mi düşüyorsunuz?"Erect palaces (thinking) that you will live for ever,
Peki, Rabbinin nimetlerinden hangisinde kuşkuya düşüyorsun?How many favours of your Lord will you then deny?
Şimdi siz bu sözden mi hayrete düşüyorsunuz?Are you astonished at this news,
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.A keď teraz prišlo toto na teba, ťažko to nesieš; dotklo sa ťa, a si predesený.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.A ker je sedaj nad tebe prišlo, ti je bridko, in ker je tebe zadelo, si se prestrašil.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.A teraz, gdy to na cię przyszło, niecierpliwie znosisz, a iż cię dotknęło, trwożysz sobą.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Et maintenant qu`il s`agit de toi, tu faiblis! Maintenant que tu es atteint, tu te troubles!
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.이제 이 일이 네게 임하매 네가 답답하여 하고 이 일이 네게 당하매 네가 놀라는구나
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Maar nu de tegenslagen jou treffen, ben je verdrietig en geef je de moed op.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Ma ora questo accade a te e ti abbatti; capita a te e ne sei sconvolto
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Mas agora que se trata de ti, te enfadas; e, tocando-te a ti, te desanimas.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Men nu, då det gäller dig själv, bliver du otålig, när det är dig det drabbar, förskräckes du.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Men nu det gælder dig selv, så taber du Modet, nu det rammer dig selv, er du slaget af Skræk!
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Men nu, når det gjelder dig selv, blir du utålmodig, når det rammer dig, blir du forferdet.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Mutta nyt, kun itseäsi kova kohtaa, sinä tuskastut, kun se sinuun sattuu, sinä kauhistut.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Nhưng bây giờ tai nạn xảy đến ông, ông lại giận; Nó lâm vào ông, thì ông bị rối lòng.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Nhưng bây_giờ tai_nạn xảy đến ông , ông lại giận ; Nó lâm vào ông , thì ông bị rối lòng .
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Nun aber es an dich kommt, wirst du weich; und nun es dich trifft, erschrickst du.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Nyní pak, jakž toto přišlo na tebe, těžce to neseš, a jakž tě dotklo, předěšen jsi.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Pero ahora te sucede a ti y te impacientas; ha llegado a ti, y te turbas
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.st, hogy rád jött [a sor], zokon veszed; hogy téged ért [a baj,] elrettensz!
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Tetapi kini engkau sendiri ditimpa duka; kau terkejut, dan menjadi putus asa
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Τωρα δε ηλθεν επι σε τουτο, και βαρυθυμεις σε εγγιζει, και ταραττεσαι.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.А сега това дойде на тебе, и ти е дотегнало; Допира те, и смутил си се.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.А теперь дошло до тебя, и ты изнемог; коснулось тебя, и ты упал духом.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.כי עתה תבוא אליך ותלא תגע עדיך ותבהל׃
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.والآن اذ جاء عليك ضجرت. اذ مسّك ارتعت.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.但 現 在 禍 患 臨 到 你 、 你 就 昏 迷 . 挨 近 你 、 你 便 驚 惶
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.但 現 在 禍患臨 到 你 、 你 就 昏迷 . 挨近 你 、 你 便 驚惶
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-así te duermes en la corte y te vuelves físicamente incapaz de defenderte.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-joten vajoat uneen oikeussalissa tullen ruumiillisesti kyvyttömäksi puolustamaan itseäsi.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.잠에 들게해서 스스로를 변호하지 못하게 하려구요!
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-så att man somnar och inte kan försvara sig.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-så att man somnar och inte kan försvara sig.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.- så du falder i søvn og bliver ude af stand til at forsvare dig selv.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-takže u soudu usnete a fyzicky pak nebudete mít vůbec možnost se bránit.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-vì thế anh đã ngủ gục tại phiên tòa và trở nên mất phương hướng để tự bảo vệ mình.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.Vì vậy anh sẽ phải ngủ trong buổi kiện và trở thành một cái xác bất động để tự bảo vệ mình.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-więc zasypiasz tam i nie chce Ci się bronić.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-zodat je in slaap valt in de rechtszaal en fysiek niet in staat bent om jezelf te verdedigen.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.Σε παίρνει ο ύπνος στο δικαστήριο... και σωματικά δεν μπορείς να υπερασπιστείς τον εαυτό σου.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-Так ты засыпаешь в суд и стали undable физически защитить себя.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.כדי להרדים אותך בבית המשפט - .עד שלא תוכל, פיזית, להגן על עצמך
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.لذلك ينتابك الإحساس بالنوم في المحكمة و تصبح غير قادر على الدفاع عن نفسك
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.違法ファイルで 巨額の富を得ましたか?
Büyük bir şehirde yolda yürürken insanlardaki çeşitliliği görerek hayrete düşüyorsunuz.Gdy spacerujesz ulicami wielkiego miasta, podróżujesz, jesteś zdumiony różnorodnością gatunku ludzkiego.
Büyük bir şehirde yolda yürürken insanlardaki çeşitliliği görerek hayrete düşüyorsunuz.우리는 어느 대도시를 걸었고, 여행을 하며, 인종의 다양성에 놀라게 됩니다.
Büyük bir şehirde yolda yürürken insanlardaki çeşitliliği görerek hayrete düşüyorsunuz.Mergi pe stradă în orice oraş mare, călătoreşti astfel, şi eşti uimit de diversitatea din specia umană.
Büyük bir şehirde yolda yürürken insanlardaki çeşitliliği görerek hayrete düşüyorsunuz.אתה הולך ברחוב של כל עיר גדולה, ואתה נדהם מהשונות של המין האנושי.
Büyük bir şehirde yolda yürürken insanlardaki çeşitliliği görerek hayrete düşüyorsunuz.عندما تمشي في اي شارع في مدينة كبرى ، ستحس كما لو انك كنت مسافرا وستندهش من مدى التنوع في اجناس البشر
Büyük bir şehirde yolda yürürken insanlardaki çeşitliliği görerek hayrete düşüyorsunuz.人類の多様性に驚きます どうやったら この多様性に説明がつくのか