düşüyor ile cümle
düşüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yaşama tam denk düşüyor.Η κρίση οξύνεται.
Bunun tam zıddını düşündüğümde, yanlışa düşüyorum.Når han ser ned af sig selv, føles alt forkert.
Bu kavrama için açık bir itiraz yerçekimi:şeyler düşüyor,çıkmıyor.Denne klasses karakteristik er at entallet ender på -i og ikke bøjes.
İktidar ve muhalefet arasındaki gerilimi yumuşatma işi devletin başı İsmet İnönü'ye düşüyordu.Trods det er afvejningen mellem staternes og føderationens magt forblevet et stridspunkt i højestret.
Bu yüzden topun doldurma işlemi uzuyor ve ateş gücü düşüyordu.Hermed sænkes temperaturen i brandtrekanten og ilden begrænses.
Bir şey deneyle ters düşüyor ve buna hemen başka bir açıklama uyduruyorlar.Dette er banebrydende eksperimenter og forklaring følger.
Bu dostluk her iki ülkenin çıkarlarına uygun düşüyordu.Dette var et kompromiss begge land så ut til å leve godt med.
Bugün de düşüyor.I natt rømmer vi.
Bazılarında ise her metrekareye bir ölüm düşüyordu.Den hadde dør til hver seterad.
İlk üç takım Millî Lige yükseliyor, son dört takım ise kendi illerinin mahalli liglerine düşüyorlardı.Sebelum tulah yang ketiga berakhir, Tuhan telah menyuruh Musa untuk menyampaikan kabar tentang tulah keempat.
Yaşama tam denk düşüyor.Penurunan keanekaragaman hayati.
Suriye'de ise bu görev Sinan'a düşüyordu.Di Sydney pun, Shana mengalami hal yang sama.
En sonunda Gaga arabanın içine düşüyor.Demikianlah Yehu membawa dia dalam keretanya.
İsabet alan Osmanlı gemilerinin hızı giderek düşüyordu.Akibatnya, kecepatan kapal Rusia menjadi berkurang.
Yaşama tam denk düşüyor.Cuộc sống trở nên tuyệt vọng.
Bunun tam zıddını düşündüğümde, yanlışa düşüyorum.Và trong khoảnh khắc làm vậy, tôi biết mình đã phạm một sai lầm khủng khiếp.
Savaş sırasında esir düşüyor.Tử trận trong trận chiến.
Bugün de düşüyor.現在は没落。
Ailesinin dağıldığı geniş coğrafyada gezerek onlardan kalan izlerin peşine düşüyor.長宗我部氏滅亡後、一族は離散した。
Yaşama tam denk düşüyor.すっかり心身衰弱してしまう。
Savaş sırasında esir düşüyor.戦時下弾圧を受ける。
Bilinci tamamen yerinde ama kanama yüzünden bitkin düşüyor gibiydi.彼の意識は完全に清明であるようでしたが、出血のため体力を消耗していました。
Annemi teselli etmek sana düşüyor.母に少しは楽をさせてあげられる。
Bu, yaklaşık 160 yıl kadar önceye denk düşüyor.開湯は約140年前とされる。
Kanada'da suç oranı düşüyor.カナダでは犯罪率が低下してきている。
O daha kentsel olmak istiyor ve ben daha fazla uluslararası olmak istiyorum, bu yüzden zıt düşüyoruz.他希望能更加都市化而我想更国际化,所以我们互相促进。
Annemi teselli etmek sana düşüyor.於是方便復殺其母。
Yaşama tam denk düşüyor.人生到處萍漂泊。
Bugün de düşüyor.今其家颓落。
"Ekşi Sözlük'ün Kalitesi Düşüyor mu?"“스타 작가들의 아성 무너지나?”.
Nesneler yere düşüyor çünkü oda Dünyanın üzerinde ve nesneler yerçekimi tarafından aşağı çekiliyor.물체가 방바닥으로 떨어지는 이유는 방바닥 아래 지구가 있고 물체들이 지구의 중력에 의해 끌리기 때문이다.
Bugün de düşüyor.현재도 연재 중이다.
O daha kentsel olmak istiyor ve ben daha fazla uluslararası olmak istiyorum, bu yüzden zıt düşüyoruz.הוא רוצה להיות יותר אורבני ואני רוצה להיות יותר בינלאומי, כך אנחנו דוחפים אחד את השני, אני מנסה לעזור לריהאנה.
Eğer bu süre zarfında eşyayı satmazsanız, eşyanın ücreti yarı yarıya düşüyor.אם לא שולמו מקדמות, השכר ישולם בתום מחצית החודש העבודה.
Bugün de düşüyor.הערב יורד.
Sonunda uçağın kuyruğu kopuyor ve uçaktan düşüyoruz.אחד ממנועיו של מטוס הסילון מתפרק ונופל מהמטוס.
Bomba hedeften millerce uzaktan ve yüksek irtifadan bırakılıyor ve uçağın vurulma riski minimuma düşüyor.Бомбите могат да бъдат пускани от голяма височина на много километри от целта, снижавайки риска за самолета.
Yaşama tam denk düşüyor.Стандартът на живот се понижава.
Yaşama tam denk düşüyor.U smrti se sniva.
Bunun tam zıddını düşündüğümde, yanlışa düşüyorum.Nakon ovog povlačenja, raspada se HVO.
"Pop ve rock yükseliyor şarkı türkü düşüyor arabesk poplaşıyor".Družbeni sistemi se vzpenjajo in padajo, Plavi orkestar pa nekako ostaja."
Yaşama tam denk düşüyor.Viskas alsuoja gyvenimu.
Bugün de düşüyor.Dabar jis dirvonuoja.
Kar hızlı düşüyor.Sniegas greitai krenta.
Yaşama tam denk düşüyor.Keskmine eluiga on langenud.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.1930년에는 은퇴한 사람 한 명당 41명의 노동자가 있었습니다.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.1930-ban 41 dolgozó jutott egy nyugdíjasra.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.1930 waren es 41 Arbeiter pro Rentner.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.År 1930 fanns det 41 arbetare per pensionär.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.Em 1930, havia 41 trabalhadores por reformado.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.En 1930 habían 41 trabajadores por retirado.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.En 1930, il y avait 41 travailleurs par retraité.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.În 1930, erau 41 de angajaţi pentru un pensionar.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.In 1930, met 41 werkenden op 1 gepensioneerde.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.V roce 1930 bylo 41 pracovníků na jednoho důchodce.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.V roku 1930 tu bolo 41 pracujúcich na dôchodcu.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.Vuonna 1930 oli 41 työntekijää yhtä eläkeläistä kohti.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.W 1930 roku, było 41 zatrudnionych na jednego emeryta.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.В 1930-м году, на 1 пенсионера приходился 41 рабочий.
1930'da her emekli insan için 41 çalışan düşüyordu.През 1930 г. е имало по 41 работници на един пенсионер.