düşürdü ile cümle
düşürdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Ne faci de pomină printre neamuri, şi pricină de clătinare din cap printre popoare.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Nos has puesto como refrán en medio de las naciones, y como objeto de burla en medio de los pueblos
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Onze buren roddelen over ons; U hebt ons bespottelijk gemaakt voor hen die rondom ons wonen.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Podałeś nas na wzgardę sąsiadom naszym, na szyderstwo i na pośmiech tym, którzy są około nas.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Puseste-nos por provérbio entre as nações, por ludíbrio entre os povos.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Sinä annat meidät naapuriemme häväistäviksi, ympärillämme asuvaisten pilkaksi ja ivaksi.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Učinil si to, aby sme boli svojim súsedom za potupu, za posmech a za útržku tým, ktorí bývajú vôkol nás.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Vydal jsi nás k utrhání sousedům našim, ku posměchu a ku potupě těm, kteříž jsou vůkol nás.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Za pregovor si nas postavil med narodi in da ljudstva majejo z glavo nad nami.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Κατεστησας ημας παροιμιαν μεταξυ των εθνων, κινησιν κεφαλης μεταξυ των λαων.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Правиш ни за поговорка между народите, За кимване с глава между племената.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.תשימנו משל בגוים מנוד ראש בל אמים׃
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.تجعلنا مثلا بين الشعوب. لانغاض الراس بين الامم.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.你 使 我 們 在 列 邦 中 作 了 笑 談 、 使 眾 民 向 我 們 搖 頭
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.你 使 我 們 在 列邦 中 作了 笑談 、 使 眾民 向 我 們搖頭
Ve bir kere daha bu şablonu devam ettiriyoruz, kuvveti düşürdüğümüzde a'ya bölüyoruz. .1つ指数が小さくなるたび a で割り、1/a です
Ve bir kere daha bu şablonu devam ettiriyoruz, kuvveti düşürdüğümüzde a'ya bölüyoruz. .다시 한 번, 이러한 규칙을 유지할 수 있으면 좋을텐데요 지수를 줄여 나갈 때, 매 번 a 로 나누는 패턴을요
Ve bir kere daha bu şablonu devam ettiriyoruz, kuvveti düşürdüğümüzde a'ya bölüyoruz. .Opět by bylo dobré si zachovat tento postup, kdy při snižování exponentu dělíte 'a'.
Ve bir kere daha bu şablonu devam ettiriyoruz, kuvveti düşürdüğümüzde a'ya bölüyoruz. .حسناً، مرة اخرى، سيكون من الافضل لو انها تتبع النظام ذاته حيث كل مرة ننقص فيها من قيمة الأس، سنقسم على a
Ve bu durum uyma baskısını aşırı derecede düşürdüDette nedsćtter presset til at følge gruppen.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.Arra jött rá, hogy ez a dolog bénító személyes síkon, és maró hatású társadalmi szinten.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.A zjistil, že to vysilovalo jednotlivce a rozkládalo společnost.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.Dan dia menyadari bahwa hal ini membebani si penderita dan juga berpengaruh buruk pada lingkungannya.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.E apercebeu-se de que era debilitante para o indivíduo e corrosiva para as sociedades.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.Él se daba cuenta de algo que debilita a las personas y corroe a las sociedades.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.Er bemerkte, dass es Individuen schwächte und Gesellschaften zerstörte.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.E si è reso conto che era debilitante per l'individuo, nonchè corrosivo per la società.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.Hij besefte dat het mensen verzwakt en samenlevingen ondermijnt.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.Il a compris qu'elle était débilitante pour les individus et corrosive pour les sociétés.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.I zdał sobie sprawę, że było ono wycieńczające dla jednostek i zabójcze dla społeczeństw.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.그는 이런 고통은 해당 개인들을 허약하게 만들고 사회를 좀먹는다는 사실을 잘 알았었지요.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.Och han insåg att den var försvagande för individer och nedbrytande för samhällen.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.Și el a realizat ca a fost debilitator pentru oameni și coroziv pentru societăți.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.Uvedomoval si, že je to vysiľujúce pre jednotlivcov a zničujúce pre spoločnosti.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.Και συνειδητοποίησε πως εξασθενεί τα άτομα και διαβρώνει τις κοινωνίες.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.И он осознал, что это ослабляло людей и подтачивало общество.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.І він зрозумів, що вона була виснажливою для окремих людей, й була згубною для суспільства.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.Той осъзнал, че то обезсилва индивидите и разяжда обществата.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.והוא הבין שזה מחליש אנשים ושזה גורם לריקבון בחברות.
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.أدرك انه يفتك بالأفراد ويصيب المجتمعات بالتآكل
Ve bunun insanları zayıf düşürdüğünü fark etti ve toplumları yıprattığını.コクランは気付いていました 彼はそれをこう名付けていました
Yani, 1 paket, 20 modül ile işe başladık 1 modüle düşürdük, ve şimdi modülden bile kurtardık.200 módulos de alto nivel. 10 ficheros de media por paquete.
Yani, 1 paket, 20 modül ile işe başladık 1 modüle düşürdük, ve şimdi modülden bile kurtardık.우리는 하나의 패키지, 20개의 모듈로 시작해서, 하나의 모듈로 줄였다가 마지막에는 모듈을 없애버렸습니다.
Yani, 1 paket, 20 modül ile işe başladık 1 modüle düşürdük, ve şimdi modülden bile kurtardık.Donc, on a commencé avec 1 package, 20 modules, puis réduit à 1 module, et éventuellement 0 module.
Yani, pozitif bir testin verdiği ek bilgi sadece koşullu olasılığı (posterior) 0.043'e kadar düşürdü.Ďalšie informácie z pozitívneho testu tak zvýšia posteriórnu pravdepodobnosť na 0.043.
Yani, pozitif bir testin verdiği ek bilgi sadece koşullu olasılığı (posterior) 0.043'e kadar düşürdü.Donc, l'information additionnelle d'un test positif a seulement supprimée ma probabilité postérieure de 0.043.
Yani, pozitif bir testin verdiği ek bilgi sadece koşullu olasılığı (posterior) 0.043'e kadar düşürdü.Quindi, l'informazione aggiuntiva di un test positivo ha solo aumentato la mia probabilità a 0,043.
Yani, pozitif bir testin verdiği ek bilgi sadece koşullu olasılığı (posterior) 0.043'e kadar düşürdü.Takže další informace z pozitivního testu zvýší mou posteriorní pravděpodobnost pouze na 0,043.
Yani, pozitif bir testin verdiği ek bilgi sadece koşullu olasılığı (posterior) 0.043'e kadar düşürdü.Tehát a többlet információ a pozitív teszt a poszterior valószínűséget 0,043-re növelte.
Yani, pozitif bir testin verdiği ek bilgi sadece koşullu olasılığı (posterior) 0.043'e kadar düşürdü.Zatem dodatkowa informacja o pozytywnym wyniku zwiększyła jedynie wyjściowe prawdopodobieństwo do 0.043.
Yani, pozitif bir testin verdiği ek bilgi sadece koşullu olasılığı (posterior) 0.043'e kadar düşürdü.אז המידע שהוסיפה לנו בדיקה חיובית רק העלתה את ההסתברות האחרונה ל-0.043.
Yani, pozitif bir testin verdiği ek bilgi sadece koşullu olasılığı (posterior) 0.043'e kadar düşürdü.事後確率は0.043にとどまったのです
Yaptım ancak davayı düşürdüler.Am făcut-o, dar au renunţat la caz.
Yaptım ancak davayı düşürdüler.Das habe ich, aber sie haben den Fall fallen gelassen.
Yaptım ancak davayı düşürdüler.Dat heb ik gedaan, maar ze hebben de zaak gesloten.
Yaptım ancak davayı düşürdüler.Det gjorde jeg, men de droppede sagen.
Yaptım ancak davayı düşürdüler. Hmm... Bu durumda yapabileceğim bir şey yok.Sudah kulakukan, tapi mereka menutup kasusnya. ...terkait hal itu, tak ada yang bisa kulakukan.
Yaptım ancak davayı düşürdüler. Hmm...-Jag gjorde det, men de la ner det.
Yaptım ancak davayı düşürdüler. Hmm...-Jag gjorde det, men de la ner det.
Yaptım ancak davayı düşürdüler.Je l'ai fait, mais ils ont lâché l'affaire.