düşürdü ile cümle
düşürdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.A bosszúság miatt szemem elhomályosodik, és minden tagom olyan, mint az árnyék.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Ale ma vystavil ľuďom za príslovie, a stal som sa takým, ktorému sa pľuje do tvári.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.così son diventato ludibrio dei popoli sono oggetto di scherno davanti a loro
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Él me ha expuesto como refrán a los pueblos; ante ellos soy uno a quien escupen en la cara
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Er hat mich zum Sprichwort unter den Leuten gemacht, und ich muß mir ins Angesicht speien lassen.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Hij heeft mij tot mikpunt van openlijke spot gemaakt; de mensen spugen mij in het gezicht.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Il m`a rendu la fable des peuples, Et ma personne est un objet de mépris.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Jag är satt till ett ordspråk bland folken; en man som man spottar i ansiktet är jag.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Jeg er satt til et ordsprog for folk; jeg er en mann som blir spyttet i ansiktet.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Jistě vystavil mne za přísloví lidem, a za divadlo všechněm,
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Kini aku disindir dengan pepatah itu; mereka datang untuk meludahi mukaku
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.하나님이 나로 백성의 이야기거리가 되게 하시니 그들이 내 얼굴에 침을 뱉는구나
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.M'a făcut de basmul oamenilor, şi ca unul pe care -l scuipi în faţă!
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Mas a mim me pôs por motejo dos povos; tornei-me como aquele em cujo rosto se cospe.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Minut on pantu kansoille sananlaskuksi; silmille syljettäväksi minä olen tullut.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Nhưng Ðức Chúa Trời có làm tôi trở nên tục ngữ của dân sự, Chúng khạc nhổ nơi mặt tôi.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Nhưng_Ðức_Chúa_Trời có làm tôi trở_nên tục_ngữ của dân_sự , Chúng khạc nhổ nơi mặt tôi .
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.On me je tudi postavil v prislovico ljudem, in obraz moj jim je v pljuvanje.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Til Mundheld har du gjort mig for Folk, jeg er blevet et Jærtegn for dem;
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Wystawił mię zaiste na przypowieść ludziom, i jako śmiechowisko przed nimi.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Και με κατεστησε παροιμιαν των λαων και ενωπιον αυτων κατεσταθην ονειδος.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Он поставил меня притчею для народа и посмешищем для него.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Той ме е поставил и поговорка на людете; И укор станах аз пред тях.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.והצגני למשל עמים ותפת לפנים אהיה׃
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.اوقفني مثلا للشعوب وصرت للبصق في الوجه.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.神 使 我 作 了 民 中 的 笑 談 . 他 們 也 吐 唾 沫 在 我 臉 上
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.神 使 我 作了 民 中 的 笑談 . 他們 也 吐唾沫 在 我 臉上
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Amikor a színházhoz ér, észreveszi, hogy útközben valahol elveszítette a jegyét.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Când ajungeţi la teatru, vă daţi seama că pe drum aţi pierdut biletul.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Cuando llegan al teatro descubren que en algún punto del camino perdieron el boleto.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Da man ankommer til teatret, finder man ud af, at man har tabt billetten på vejen.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Eenmaal aangekomen bij het theater ontdek je dat je ergens onderweg het kaartje bent kwijtgeraakt.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.En arrivant au théâtre, vous vous rendez compte qu'en chemin vous avez perdu le ticket.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Im Theater angekommen, stellen Sie fest, dass Sie irgendwo auf dem Weg Ihre Eintrittskarte verloren haben.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Když přijdete do divadla, zjistíte, že někde po cestě jste ztratili lístek.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Keď prídete do divadla, zistíte, že niekde po ceste ste lístok stratili.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Khi đến rạp hát, Bạn phát hiện ra trên đường đi bạn đã đánh rơi cái vé.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.그런데 영화관에 도착해서 보니까 지갑에 극장표가 없어요. 오는 길에 잃어버린거죠.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Quando arrivate al teatro, scoprite di aver perso il biglietto da qualche parte lungo la strada.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Όταν φτάνετε στο θέατρο, ανακαλύπτετε ότι κατά κάποιον τρόπο χάσατε το εισιτήριο.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Когато пристигате в театъра, откривате, че сте загубили билета.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.Когда вы приходите в театр, вы обнаруживаете, что по дороге вы где-то потеряли билет.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.אתם מגיעים לתיאטרון, ומגלים שבדרך איבדתם את הכרטיס.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.عندما وصلت الى المسرح، أكتشفت أنك في مكان ما عبر الطريق فقدت تذكرتك.
Tiyatroya geldiğinizde, yolda bir yerlerde bileti düşürdüğünüzü fark ediyorsunuz.どこか途中でチケットを失くしたことに気がつきます お金を出してまたチケットを買いますか?
Tırnaklar, dişler ve yumruklardan alınan acılı zevk... ...yoğunluğunu giderek düşürdü.Au bout du compte morsures, griffures et coups de poing finirent par nous lasser.
Tırnaklar, dişler ve yumruklardan alınan acılı zevk... ...yoğunluğunu giderek düşürdü.Il piacere-dolore dei morsi, e delle percosse gradualmente divenne pių intenso.
Tırnaklar, dişler ve yumruklardan alınan acılı zevk... ...yoğunluğunu giderek düşürdü.Эта боль-удовольствие от ногтей, зубов и кулаков постепенно стала блекнуть.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.(43:15) Ты сделал нас притчею между народами, покиванием головы между иноплеменниками.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.(44:15) Tu fais de nous un objet de sarcasme parmi les nations, Et de hochements de tête parmi les peuples.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Chúa làm chúng tôi nên tục ngữ giữa các nước, Trong các dân, ai thấy chúng tôi bèn lắc đầu.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Chúa làm chúng_tôi nên tục_ngữ giữa các nước , Trong các dân , ai thấy chúng_tôi bèn lắc_đầu .
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Ci hai resi ludibrio dei nostri vicini, scherno e obbrobrio a chi ci sta intorno
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Csúfságul vetettél oda minket szomszédainknak, gúnyra és nevetségre a körültünk levõknek.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Du gjør oss til hån for våre naboer, til spott og spe for dem som bor omkring oss.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.du gør os til Mundheld blandt Folkene, lader Folkeslagene ryste på Hovedet ad os.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Du låter oss bliva till smälek för våra grannar, till spott och hån för dem som bo omkring oss.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Du machst uns zum Beispiel unter den Heiden und daß die Völker das Haupt über uns schütteln.
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.Kaujadikan kami bahan sindiran bangsa-bangsa; mereka menggelengkan kepala sambil menghina kami
Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize.주께서 우리로 열방 중에 말거리가 되게 하시며 민족 중에서 머리 흔듦을 당케 하셨나이다