düşür ile cümle
düşür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu olay, bitki üzerinde bekleyerek bir çeşit pusuya düşürme şeklidir.Όλα αυτά μοιάζουν με μέτρα ασφαλείας σε αναμονή κάποιας πολιορκίας.
Bu durum güvenliği düşürüyordu.Το μέτρο αυτό ήταν σωτήριο.
Tecrübe düşürmezler.Δεν μπορούν να γίνουν εμπειρίες.
Birkaç ay içinde, Sovyet tarzı komünist rejimler iktidardan düşürülmüştür.Μέσα σε τρία χρόνια ο κομμουνιστικός κανόνας εξαλείφθηκε από την Ευρώπη.
Sonunda küçük düşürücü derecede kötü şartlarda bir barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı.Ο Ευαγόρας αναγκάζεται να υπογράψει ειρήνη με δυσβάστακτους όρους.
Kayıt bulunamazsa, paket düşürülür.Όταν μηδενιστεί, το πακέτο απορρίπτεται.
Resmi olarak 352 düşman uçağı düşürmüştür.Κατασκευάστηκαν 252 αεροσκάφη.
1970'lerdeki genel reform hareketiyle çok sayıda ülkede bu yaş 18'e düşürüldü.Στη δεκαετία του 1970 η ηλικία ψήφου μειώθηκε στο 18ο έτος σε πολλές χώρες.
Toprakları ve sermayesi yavaş yavaş düşürüldü.Το ηθικό και οι επιδόσεις τους σταδιακά μειωνόταν.
Bunun yanında belirli eşyaları düşürmek için de oyundaki canavarlar avlanabilir.Οι παίκτες μπορούν να επιδιώξουν ακόμα περισσότερα πακέτα μέσα στο παιχνίδι.
Düşürdüğü uçakların sayısı hakkında değişik iddialar bulunmaktadır.Δοκιμάστηκαν ουραία διάφορων σχεδιάσεων στα αεροσκάφη που ακολούθησαν.
Birkaç F4F uçakları düşürüldü.Επίσης μερικά F7F μετασκευάστηκαν σε αεροσκάφη αεροπυρόσβεσης.
Hurley, bu fikirle ilgili endişelerini anlatırken; Ilana dinamit dolu çantasını düşürür.Πληγωμένη από αυτή την ανακάλυψη, η Άριελ βάζει τα κλάματα.
Bu yüzden son yıllarda editör sayılarını 10 civarına düşürdüler.Την επόμενη τριετία το τυπογραφείο εξέδωσε πάνω από δέκα τίτλους.
Rakip şahı pat durumuna düşüren oyuncu oyunu kaybeder.Ο παίκτης που γίνεται ματ χάνει αμέσως το παιχνίδι.
1989 - Panama’nın askeri diktatörü Manuel Noriega, Amerikan Birliklerince iktidardan düşürüldü.1990 - Ο πρώην ηγέτης του Παναμά Μανουέλ Νοριέγκα παραδίδεται στις αμερικανικές δυνάμεις.
Aynı zamanda 4 İngiliz uçağı düşürüldü.Έξι Βρετανικά αεροσκάφη του ναυτικού καταρρίφθηκαν.
Şarabın bu değerleri içine su katılarak düşürülmüştür.Μέσα σε αυτό αναμιγνύεται το κρασί με το νερό.
Ama başaramaz ve onu aşağı düşürür.Έτσι μπόρεσε να το αποσυναρμολογήσει και να το ζυγίσει.
Olay hakkında "Kendimi küçük düşürdüm" diyordu.Ο συγγραφέας δήλωσε πως «κλέβουν ξεδιάντροπα ο ένας από τον άλλο».
Bir başka örnek de çocuk düşürücü ilaç ile ilgilidir.Ως δεύτερο παράδειγμα αναφέρεται η πρακτική της περιτομής.
Onun maaşını düşürdüler.Αυτοί μείωσαν τον μισθό του.
Onun maaşını düşürdüler.Αυτές μείωσαν τον μισθό του.
Onun maaşını düşürdüler.Αυτοί μείωσαν τον μισθό της.
Onun maaşını düşürdüler.Αυτές μείωσαν τον μισθό της.
2009 yılındaki son yeniden düzenleme ile kapasite 255 kişi azaltılmış, 75.957 seyirciye düşürülmüştür.I 2009 bragte en reorganisation af sæderne tilskuerkapaciteten ned med 255, til 75.957.
Kapasite 72.000'e düşürüldü.Kapaciteten er dog ved at blive nedsat til 22,000.
Onu tuzağa düşürüp yakaladığını düşünür.Som hævder at de fangede ham.
Gunnar, iki erkek kardeşiyşe bir seyahatteyken Starkaður ve adamları tarafından pusuya düşürülür.Undervejs på en rejse bliver Gunnar og hans to brødre overfaldet af Starkad og hans allierede.
Henry'nin 2006-07 sezonuna yaşadığı sakatlıklar gölge düşürdü.Henrys 2006-07-sæson var præget af skader.
Uçakların düşürülmesi için korkutulmaya çalışılan kuşlar hareket etmiyorlardı.Dertil ønsker man ikke at skræmme fuglene væk.
Gitarlar genellikle do# veya re’ye düşürülmüştür.Ofte er arterne tornede eller ru.
1979'da savcı iyi hal sebebiyle davayı düşürmüştür.I 1979 forsøgte Justitsministeriet uden held at genoptage sagen.
Teknolojinin üretimde kullanılması üretim maliyetini düşürmüştür.En teknologisk forbedring sænker produktionsomkostningerne.
Isıtıldığında alkol miktarı daha da düşürmektedir. ^ Shimbo, Hiroko; Shimbo Beitchman (2000).Shimbo, Hiroko; Shimbo Beitchman (2000).
Kente doğru ilerlerken pusuya düşürülen grupa ateş açılır.Hvad vil I gøre, når de åbner ild langs hele linjen?
Tabi bu durum motorun performansını düşürdü.Dette gjorde at motoren blev mindre effektiv.
Resmi olarak 352 düşman uçağı düşürmüştür.Han nedskød 15 fjendtlige fly.
Milu kazara gemiyi düşürüp, kırar.Sejlet bliver hejst gennem hulkelen med et fald.
Yakaladığı sağ kalanı yere düşürene kadar bırakmaz.De andre bliver ikke erstattet før regeringen falder.
Böylece 150 MHz sürümünün fiyatı, 5000 adet civarında olmak üzere birim başına 455 dolara düşürüldü.Indtil videre har over 410.000 købt pakken, med et gennemsnit på over 5.2 dollar.
Süzüldükten sonra %90-92 alkol derecesine düşürülür.Således vil en bookmakers tilbagebetalingsprocent normalt ligge på mellem 90-92% på et enkelt objekt.
Düşürdüğü uçaklar hakkında değişik rakamlar telaffuz edilmektedir.Ned fra flyene dalede flyverblade.
En sonunda bebeği de düşürür.Og en nat stjæler han babyen.
Eğer bir kayıt bulunamazsa paket düşürülür ve sistem hata mesajı ile yanıt verir.Hvis der skulle være for mange data vil der blive returneret en fejlkode.
Sonunda küçük düşürücü derecede kötü şartlarda bir barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı.Det var nødvendigt at indgå våbenhvile på barske betingelser.
Daha sonra CJ ve Sweet, motelin çatısına çıktılar ve polis helikopterini düşürdüler.Efter dette, gik Sly og Carmelita sammen i en helikopter, så de kunne skyde Clock-la ned.
Salgınlar yapar ve yatağa düşürür.Alle jomsvikingerne sværger og går så i seng.
Dinçer’in cezası 5 yıl 10 aya düşürüldü.Shakes bliver dømt til 6 måneder.
Diledikleri yerlere tehlike salıyor, yıldırımlar düşürüyorlar.Han unngikk å møte dem der de ville og trakk seg heller tilbake.
Banquo pusuya düşürülür ve öldürülür ama oğlu olan Fleanzio'nun onların elinden kurtulup kaçmasını sağlar.Banco er engstelig (Come dal ciel precipita), og blir tatt, men får hjulpet sin sønn Fleanzio til å rømme.
Ne yazık ki savaşlar pagodaya zarar vererek şu anki yedi katlı seviyesine düşürmüştür.Senere kriger skadet pagoden slik at den i dag har bare syv nivåer.
Fiziki zarara ilave olarak fiziki istismar da yıldırma gibi küçük düşürmektir.Fysisk misbruk er i tillegg til å være en fysisk ødeleggelse også en ydmykelse.
Tacitus, 17 yılında 12 olan kohort sayısının 9'a düşürüldüğünü aktarır.Tacitus rapporterte at antallet kohorter var øket til tolv i 47.
Katolik Ansiklopedisi, onu "Petrus'un makamına utanç düşüren" olarak adlandırır.Catholic Encyclopedia har slått fast at han var «en skam for Sankt Peters stol».
Kalmuk işgali Çağatay Hanlığı'nı iyice güçten düşürdü.For luftvarslingsgruppen forholdt det seg likeledes.
Para arzının büyümesi 1970'lerin yüzde 30'lu oranlarından yüzde 15'lere düşürülmüştür.Veksten i pengemengde ble redusert fra 30 prosent som på 1970-tallet til 15 prosent.
Gerontius, Constantinus'u Arles'te tuzağa düşürdü ve şehri kuşattı.Gerontius fanget Konstantin inne i Arles, og beleiret ham.
Daha sonra bu üçe en son ikiye düşürüldü.Først av disse kom to-dørs sedan.
Dilbilimci Vacca ve şair Statius, Lucan'ın Nero'yu küçük düşüren şiirler yazdığı iddialarını destekler.Verker av grammatikeren Vacca og poeten Statius synes å støtte påstanden at Lucanus skrev niddikt om keiseren.