düşünmez ile cümle

düşünmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Je zou denken dat skeletten en penissen niet veel met elkaar te maken hebben.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.여러분들은 뼈와 음경 간에 어떤 관계가 있으리라 생각하지 않으실겁니다.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Man würde nicht annehmen, dass Penisse und Skelette sehr viel miteinander zu tun haben.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Nevěřili byste, kolik mají kostra a penis společného.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Nigdy nie pomyślelibyście, że szkielety i penisy mają ze sobą wiele wspólnego.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Non pensereste mai che lo scheletro e il pene abbiano così tanto in comune.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.No pensarían que el esqueleto y el pene tienen mucho que ver el uno con el otro.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Vocês nem pensariam que esqueletos e pénis tivessem muito a ver entre si.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Вы вряд ли думаете, что скелеты и пенисы имеют очень много общего между собой.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Не бихте си помислили, че скелетите и пенисите имат много общо помежду тях.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.לא הייתם חושבים שלשלדים ופינים יש קשר בינהם.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.ربما لا تعتقد ان الهياكل والأعضاء التناسلية الذكرية لديها الكثير لتقدمه لبعضها البعض
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.関連しているとは 普通は思いませんよね ですから 骨なんていうのは
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Ale nie pomyśleli oni o tym, czy przed wyciekiem ropa była bezpieczna dla wybrzeża?
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Amire az emberek nem gondolnak az az, hogy mi lett volna, ha az olaj biztonságosan partot ér.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Apa yang tidak dipikirkan adalah jika minyak tersebut sampai dengan selamat.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Ce à quoi les gens ne pensent pas, c'est " Et si le pétrole avait atteint la côte sans problème ?
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.사람들이 생각하지 않는 것은 그 기름이 해안까지 문제없이 도달했더라면 어떨까 하는 것입니다.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Những gì người ta không nghĩ tới là: Nếu số dầu đó cập bờ thì sao?
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Oamenii nu se gândesc la ce s-ar întâmpla dacă ţiţeiul ajunge la ţărm.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.O que as pessoas não pensam é: e se o petróleo tivesse chegado de forma segura à costa?
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Pero nadie piensa en qué hubiera pasado si el petróleo no se hubiera derramado.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Quello che la gente non pensa è quello che sarebbe successo se il petrolio fosse arrivato a destinazione.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Waar mensen niet aan denken is: wat als de olie veilig aan land was gekomen?
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Woran niemand denkt, ist was passiert wäre, wenn es das Öl sicher an die Küste geschafft hätte.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Αυτό που δεν σκέφτονται οι άνθρωποι είναι τι θα γινόταν αν το πετρέλαιο αυτό έφτανε με ασφάλεια στην ακτή.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Люди не задумываются о том, что было бы, если бы нефть была благополучно доставлена на берег.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Но не си мислеха, ами ако нефта всъщност беше стигнал до брега?
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.אך אנשים לא חושבים על מה שהיה קורה אילו הנפט היה מצליח להגיע ליעדו.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.ولكن لقد أغفل الناس أمراً .. ماذا يمكن ان يحدث ان وصل النفط الى الشاطىء - أي لم يترسب - ..
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.輸送されていたら、どうだったのでしょう? もし、きちんと目的地にたどりついていたら?
Neyden tasarruf ettiğinizin önemi yok. Ama insanlar böyle düşünmez.그 돈을 절약하거나 100달러는 100달러인데 우리는 그렇게 생각하지 않죠.
Neyden tasarruf ettiğinizin önemi yok. Ama insanlar böyle düşünmez.בלי קשר לאיך אתם חוסכים אותם. אנשים לא חושבים ככה.
Neyden tasarruf ettiğinizin önemi yok. Ama insanlar böyle düşünmez.غض النظر عن الكيفية التي توفره بها. لا يفكر الناس بتلك الطريقة.
Neyden tasarruf ettiğinizin önemi yok. Ama insanlar böyle düşünmez.それが 投資信託のマネージャーにとられる手数料が
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.Je bent niet bezig met hoe Nicole Kidman die jurk drapeert -- ze ziet er gewoon helemaal natuurlijk uit.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.여러분은 니콜 키드먼이 그 옷을 어떻게 교묘하게 처리하는지 생각하지 않습니다. 그녀는 단지 완벽하게 자연스러워 보입니다.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.Non si pensa se Nicole Kidman abbia difficoltà con quel vestito, lei sembra completamente naturale.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.No piensas que Nicole Kidman tiene dificultades con ese vestido, ella se ve completamente natural.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.Nu vă gândiți la felul în care Nicole Kidman manevrează rochia aceea, pur și simplu arată complet natural.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.Vous ne pensez pas à comment Nicole Kidman manœuvre dans cette robe, elle semble complètement naturelle.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.Ведь вы не задумываетесь, как Николь Кидман ходит в платье, она выглядит очень естественно.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.Не се замисляш как Никол Кидман маневрира в тази рокля, тя просто изглежда напълно естествено.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.אתם לא חושבים על איך ניקול קידמן זזה בתוך השמלה, היא פשוט נראית לגמרי טבעית.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.أنتم لا تتسائلون كيف أن نيكول كيدمان ناورت هذا الرداء إنها تبدو طبيعية كلياً
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.全く自然に見えます アンジェリーナ・ジョリーは 映画『トゥームレイダー』の
Sen olmasaydın... ...üzerinde düşünmezdim ve tehlike almazdım.Ha nem rólad lenne szó, akkor azonnal elfogadtam volna a pozíciót.
Sen olmasaydın... ...üzerinde düşünmezdim ve tehlike almazdım.Si tu n'avais pas été là, j'aurais accepté le poste immédiatement.
Sen olmasaydın... ...üzerinde düşünmezdim ve tehlike almazdım.Αν δεν ήσουν εσύ, δεν θα χρειαζόταν να το ξανασκεφτώ και θα δεχόμουν την θέση.
Sen olmasaydın... ...üzerinde düşünmezdim ve tehlike almazdım.لو لم تكوني انت لما اظطررت لان افكرا مرار في الامر ولقبلت به على الفور
Şey, çoğunlukla, düşünmezler.Bem, na sua maioria, não pensam.
Şey, çoğunlukla, düşünmezler.Eh bien, la plupart ne pensent pas.
Şey, çoğunlukla, düşünmezler.În cea mai mare parte, nu gândesc.
Şey, çoğunlukla, düşünmezler.Jag må säga att till största del, så gör de inte det.
Şey, çoğunlukla, düşünmezler.대부분의 경우, 사고하지 않죠.
Şey, çoğunlukla, düşünmezler.Meestal doen ze dat niet.
Şey, çoğunlukla, düşünmezler.Nos, többnyire nem is gondolkodnak.
Şey, çoğunlukla, düşünmezler.No, většinou nemyslí.
Şey, çoğunlukla, düşünmezler.Nun, die meiste Zeit denken sie nicht.
Şey, çoğunlukla, düşünmezler.Perlopiù non lo fanno.

İlgili Sayfalar