düşünmez ile cümle

düşünmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
46
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Yani, bu konuşmanın her bir dakikasında, 25 saatlik YouTube videosunun yüklendiğini düşünmez harika.O sea, es increíble pensar que en cada minuto de esta charla se han subido 25 horas de video a YouTube.
Yani, bu konuşmanın her bir dakikasında, 25 saatlik YouTube videosunun yüklendiğini düşünmez harika.Úgy értem, csodálatos belegondolni, hogy e beszéd minden percében 25 óra videó fog letöltődni a Youtube-on.
Yani, bu konuşmanın her bir dakikasında, 25 saatlik YouTube videosunun yüklendiğini düşünmez harika.כך שכל אחד, ממעצב חולצות טריקו ועד אחד שסורג, יכול להתפרנס על-ידי מכירת אדם-לאדם.
Yani, bu konuşmanın her bir dakikasında, 25 saatlik YouTube videosunun yüklendiğini düşünmez harika.أعني، إنه لأمر مدهش أن نفكر أنه في كل دقيقة واحدة من هذا الخطاب ، 25 ساعة
Yani, bu konuşmanın her bir dakikasında, 25 saatlik YouTube videosunun yüklendiğini düşünmez harika.毎分、25時間分の動画がYouTubeに アップロードされていることを考えると 非常に楽しくなります
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerDeci, istoria Asiei de Est [arată că] oamenii nu gândesc despre națiuni și hotare.
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerEn la historia de Asia Oriental, la gente no piensa en naciones y fronteras.
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerIn de geschiedenis van Oost-Azië denken mensen in feite niet in termen van naties en grenzen.
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerJadi, sebenarnya dalam sejarah Asia Timur, orang tidak berpikir tentang negara dan perbatasannya.
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezler사실 동아시아 역사에서 알 수 있듯 사람들은 국가와 국경보다는
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerNella storia dell'Asia orientale, infatti, le persone non pensano a nazioni e confini.
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerSzóval Kelet-Ázsiában tulajdonképpen az emberek nem nemzetekben és határokban gondolkoznak.
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerUnd tatsächlich, in der Geschichte von Ostasien denken die Menschen nicht an Nationen oder Grenzen.
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerVì thế nên, lịch sử của Đông Á về thực chất, con người không còn nghĩ về các quốc gia và các ranh giới.
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerИтак, в прошлом восточной Азии не упоминаются страны и границы.
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerТака, всъщност в историята на източна Азия хората не мислят за нации и граници.
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerלכן, ההסטוריה של מזרח אסיה למעשה, אנשים אינם חושבים על מדינות וגבולות.
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerلذلك , إن تاريخ شرق آسيا هو في الحقيقة , أن الناس لا تفكر كأٌمم أو في الحدود بين الدول .
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezler実は 国家や国境という概念より 帝国や階層志向が強く
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Afin de ne pas considérer le chemin de la vie, Elle est errante dans ses voies, elle ne sait où elle va.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Aşa că ea nu poate găsi calea vieţii, rătăceşte în căile ei, şi nu ştie unde merge.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Az életnek útát hogy ne követhesse, ösvényei változókká lettek, a nélkül, hogy õ eszébe venné.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Ei käy hän elämän tasaista polkua, hänen tiensä horjuvat hänen huomaamattaan.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Ela não pondera a vereda da vida; incertos são os seus caminhos, e ela o ignora.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Haar woorden en daden draaien je een rad voor de ogen, zodat je haast ongemerkt de levensweg verlaat.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.hun følger ej Livets Vej, hendes Spor er bugtet, hun ved det ikke.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Ia tidak tetap pada jalan yang menuju hidup; tanpa diketahuinya ia telah menyimpang dari jalan itu
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Jeźlibyś zważyć chciał ścieszkę żywota jej, nie pewne są drogi jej, nie poznasz ich.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.그는 생명의 평탄한 길을 찾지 못하며 자기 길이 든든치 못하여 그것을 깨닫지 못하느니라
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Len aby nejako neuvážila cesty života, jej drahy sa túlajú; nevie, čo robí.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Livets väg vill hon ej akta på; hennes stigar äro villostigar, fastän hon ej vet det.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.No considera el camino de la vida; sus sendas son inestables, y ella no se da cuenta
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Nó không tìm đặng con đường bằng thẳng của sự sống ; Các lối nó lầm_lạc , song nó chẳng biết đến .
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Nó không tìm đặng con đường bằng thẳng của sự sống; Các lối nó lầm lạc, song nó chẳng biết đến.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.På livets sti vil hun ikke vandre; hennes veier går hit og dit, uten at hun vet det.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Per timore che tu guardi al sentiero della vita, le sue vie volgono qua e là; essa non se ne cura
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Še mar ji ni, da bi krenila na pot življenja; po krivih stezah hodi, a ne ve tega.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Sie geht nicht stracks auf dem Wege des Lebens; unstet sind ihre Tritte, daß sie nicht weiß, wo sie geht.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Stezku života snad bys zvážiti chtěl? Vrtkéť jsou cesty její, neseznáš.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.δια να μη γνωρισης την οδον της ζωης, αι πορειαι αυτης ειναι αστατοι και ουχι ευδιαγνωστοι.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Если бы ты захотел постигнуть стезю жизни ее, то пути ее непостоянны, и ты не узнаешь их.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.Тъй че тя никога не намира пътя на живота; Нейните пътеки са непостоянни, и тя не знае на къде водят.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.ארח חיים פן תפלס נעו מעגלתיה לא תדע׃
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.لئلا تتأمل طريق الحياة تمايلت خطواتها ولا تشعر
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.以 致 他 找 不 著 生 命 平 坦 的 道 . 他 的 路 變 遷 不 定 、 自 己 還 不 知 道
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.以致 他 找 不 著 生命 平坦 的 道 . 他 的 路 變遷 不定 、 自己 還 不 知道

İlgili Sayfalar