düşünmez ile cümle

düşünmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hiçbir müzisyen o müziği cenaze töreninde çalmayı düşünmezdi.No musician would have thought of playing that music at the funeral.
Onu piyano çalarken dinlesen onun asla sekiz yaşındaki bir çocuk olduğunu düşünmezsin.If you heard him playing the piano, you would never think he is an eight-year-old boy.
Para kazanmaktan başka bir şey düşünmez.He thinks of nothing but making money.
Gerçek bir bilimci öyle düşünmez.A true scientist wouldn't think like that.
Gerçek bir bilim adamı öyle düşünmezdi.A true scientist would not think like that.
Bencil bir adam kendi duygularından başka hiçbir şey düşünmez.A selfish man thinks of nothing but his own feelings.
Midesi dolu olan bir insan kimsenin aç olduğunu düşünmez.A man with a full belly thinks no one is hungry.
O, asla onun hakkında düşünmez.She never thinks about him.
Ben bu alanda bir ev inşa etmeyi asla düşünmezdim.I would never consider building a house in this area.
Tom konuşmadan önce düşünmez.Tom doesn't think before he speaks.
Tom mitinge katılmak için Mary'ye ihtiyaç olduğunu düşünmez.Tom doesn't think there is any need for Mary to attend the meeting.
Hiç kimse düşünmez ama herkesin görüşleri vardır.No one thinks, but everyone has their opinions.
Bir sumo güreşçisi günde 20.000 kalori tüketmekten başka hiçbir şey düşünmez.A sumo wrestler thinks nothing of consuming 20,000 calories a day.
Sen onun garip olduğunu düşünmez misin?Don't you think it's weird?
Sen onun mümkün olduğunu düşünmez misin?Don't you think that's possible?
Sadece bizim aramıza, o çok derin derin düşünmez.Just between us, he doesn't think very deeply.
Ben onu düşünmezdim.I wouldn't think of it.
O asla onun hakkında düşünmez.He never thinks about him.
Bütün filozoflar evrenin sonsuzluğunun gerçek olduğunu düşünmez.Not all philosophers consider the endlessness of the Universe to be true.
Umarım Tom dövüşmeye korktuğumu düşünmez.I hope Tom doesn't think I'm afraid to fight.
Jill bir eş olarak mutlu olduğunu söylüyor ama bazen öyle düşünmezsin.Jill says she is happy as a wife, but at times you wouldn't think so.
Mary, şaşırdım. Senin böylesine iyi bir aşçı olduğunu hiç düşünmezdim.Mary, I'm amazed. I would never have thought that you were such a good cook.
Tom onu asla düşünmezdi.Tom never would've thought of that.
Tom asla diğerleri hakkında düşünmez.Tom never thinks about others.
Sen onun biraz tuhaf olduğunu düşünmez misin?Don't you think that's a bit strange?
Tom yaklaşımımızın çalışacağını düşünmez.Tom doesn't think our approach will work.
Biz Tom'a yardım etmeyi düşünmezdik.We wouldn't mind helping Tom.
O iki kere düşünmezdi.He wouldn't have thought twice.
Tom onun imkansız olduğunu düşünmez.Tom doesn't think it's impossible.
Kız kardeşim kendisini düşünmez.My sister does not think for herself.
Ben onu asla düşünmezdim.I never would've thought of that.
Umarım Tom onu affetmediğimizi düşünmez.I hope Tom doesn't think we've forgotten him.
Onu yapmayı düşünmezdim bile.I'd never even think of doing that.
Onu hiç düşünmezdim.I would've never thought of that.
Tom, Mary'nin bunu kendi başına yapacağını düşünmez.Tom doesn't think Mary will be doing that by herself.
Umarım insanlar tembel olduğumu düşünmezler.I hope people don't think I'm lazy.
Umarım Tom, Mary'yi unuttuğumuzu düşünmez.I hope Tom doesn't think we've forgotten Mary.
Seninle burada tanışacağımı asla düşünmezdim.I never would've thought that I'd meet you here.
Sami, Leyla'nın onu tanıdığını düşünmez.Sami doesn't think Layla recognized him.
Kimse senin korkak olduğunu düşünmez.Nobody thinks you're a coward.
Kimse senin bir korkak olduğunu düşünmez.No one thinks that you're a coward.
Örneğin, asla güneşin yükselip yükselmediğini düşünmez, yalnızca güneşin yükseleceğini varsayarız.For example, we never ponder whether or not the sun will rise.
Hep "Avrupalı'yım" diye geçinir fakat kimse onun öyle olduğunu düşünmez.We always refer to God as a male, so why not make it a female?
Bu nedenle yarın için endişe taşımazlar, yarının rızkını bugünden düşünmezler.And the tribe of Christians, so named from him, are not extinct at this day.
Yaptıkları şeylerin sonucu düşünmezler ve asla pişman olmazlar.But her spirit they do not possess, nor shall they ever possess it.
Bu durumdaki hastalar hasta olduklarını düşünmezler.In my view, these patients are mentally ill.
Sonrayı düşünmez.It is not an afterthought.
Seni senden başkası bu nankör meslekte düşünmez." diye yazmıştı.This one will haunt your dreams."
İnsanlar onun hakkında iyi şeyler düşünmezler ama o çok duygusaldır.Although not very pretty, she has something enchanting about her.
Yani Doğu Asya tarihinde aslında insanlar ulusları ya da sınırları düşünmezlerSo, the history of East Asia in fact, people don't think about nations and borders.
Eğer müzikle bir olursanız ya da buna benzer bir şeyle otomatik olarak olacağını düşünmezsiniz.You don't think; it goes automatically, if you merge yourself with the music, and so forth.
Kabul ediyorum. Sen olmasaydın... ...üzerinde düşünmezdim ve tehlike almazdım.If it wasn't for you, I would've taken the position immediately.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.I just didn't think that in 2011, women would still be in that category.
İşe yarayacağını hiç düşünmezdim!Never ever thought you'd come in useful!
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.What people don't think about is: What if the oil had made it safely to shore?
İnsan, Yüce kelimesinin ne olabileceğini düşünmez.A human's not going to think it's the Supreme might.
Ama bu 2, ondalığı düşünmezsek, aslında bir 20. .But this 2, at least before we consider the decimal, is really a 20.
Tüccar Wang! <i>Benimle bir ilaç işi başlatmayı düşünmez misin?</i>Merchant Wang! Don't you want to open up a medicine business with me?
Hepsi bu kadar. bu kadar olacağını düşünmezdim, hiç bir yere yazmadı bile.That's all. I don't think he even jotted it down.
Fakat çoğu bilim adamı böyle düşünmez.But that's not the way most scientists think.

İlgili Sayfalar