düşünmem ile cümle
düşünmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un bu kadar her şeye burnunu sokan biri olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so nosey.
Tom'un bu kadar seçici olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so picky.
Tom'un bu kadar titiz olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so picky.
Tom'un bu kadar zor beğenir olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so picky.
Tom'un bu kadar itici olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so pushy.
Tom'un bu kadar sessiz olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so quiet.
Tom'un bu kadar tatlı olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so sweet.
Tom'un bu kadar zeki olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so witty.
Tom'un bu kadar esprili olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so witty.
Tom'un onu yapmak için bu kadar ümitsiz olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so desperate to do that.
Tom'un onu yapmak için bu kadar istekli olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so motivated to do that.
Tom'un onu yapmak için bu kadar motive olmuş olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so motivated to do that.
Tom'un onu yapmak için bu kadar isteksiz olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so reluctant to do that.
Tom'un bu kadar önyargılı olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so prejudiced.
Tom'un bu kadar ilgileneceğini düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so interested.
Tom'un bu kadar hoşnutsuz olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so displeased.
Tom'un bu kadar cesur olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so courageous.
Tom'un bu kadar saldırgan olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so aggressive.
Tom'un onu yapmak için bu kadar kararlı olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so determined to do that.
Tom'un hatalı olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be wrong.
Tom'un bu kadar depresif olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so depressed.
Sami mahkum olacağını asla düşünmemişti.Sami never thought that he would be convicted.
Tom onu yapabileceğini düşünmemişti.Tom didn't think he could do that.
Tom geleceğini düşünmemiştim.I didn't think Tom would come.
Seni hemen aramam gerektiğini düşünmemiştim.I didn't think it necessary to call you immediately.
Bunu yapacağını düşünmemiştim.I didn't think you'd do that.
Aslında kabul edeceğini düşünmemiştim.I didn't actually think you'd agree.
Bunu yapmayı düşünmemeliydik bile.We shouldn't even consider doing that.
Bunun olabileceğini hiç düşünmemiştim.I never thought this could happen.
Tom'un burada olacağını düşünmemiştim.I didn't think that Tom was going to be here.
Tom'un fikrini değiştireceğini düşünmemiştim.I didn't think Tom would change his mind.
Bu sorunu biraz yardım almadan çözebileceğimi düşünmemiştim.I didn't think that I'd be able to solve this problem without a little help.
Tom'un onun hakkında yazdığın şarkıyı sevdiğini düşünmemiştim.I didn't think Tom liked the song you wrote about him.
Bunu yapmak isteyeceğini düşünmemiştim.I didn't think you would want to do that.
Bunu yapman gerektiğini düşünmemiştim.I didn't think you would need to do that.
Bunu yapman gerekeceğini düşünmemiştim.I didn't think you would have to do that.
Bunu yapmaktan zevk alacağımı düşünmemiştim.I didn't think that I'd enjoy doing that.
Seni burada göreceğimi düşünmemiştim.I didn't think I'd see you here.
Otel işinin bu kadar zor olacağını düşünmemiştim.I didn't think the hotel business was going to be this hard.
Yürümek, düşünmeme yardımcı oluyor.Walking helps me think.
Aptalca, bir tanesinin sizde de olduğunu düşünmemişim.I foolishly didn't know you had one.
Wheeler bu olasılığı hiçbir zaman düşünmemiştir.Wheeler appears not to have considered this possibility.
Bunlar uzay mimarisinde dahi ilk olarak düşünmemiz gereken şeylerden bazılarıdır.Even in space architecture these are some of the first things we consider.
Asla birisine vurulmasına göz yummam ve asla şiddet uygulanması gerektiğini düşünmem.I never condone hitting anyone, and I never thought that any violence should have taken place.
Lisa tasarlanırken, Groening "kızların saç tarzını hiç düşünmemişti".While designing Lisa, Groening "couldn't be bothered to even think about girls' hair styles".
Hatta çoğu tam anlamıyla İsrail'e ait olduğunu da düşünmemektedir.Is there anyone among us who thinks that Kosovo does not belong to us?
Bunu söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim ama sanırım onları özleyeceğim."And I had never thought about it, but I said I'd — give it a try."
O, hiçbir zaman vatanı milletten ayrı düşünmemiştir.She did not recall anything out of the ordinary about their behavior.
Düşünmemiz gereken hayranlarımız var dedi.We have fans to think of."
Bir okul piyesinde oynayana kadar oyunculuk yapmayı düşünmemiştir.I had not acted even in school plays.
Ve bu, benim bakıcılarımın benimle ne yapacaklarını düşünmeme neden oldu.But it got me thinking, what would my caregivers do with me?
Öğrendim ki, diğer herkes gibi koyunların aptal olduğunu düşünmeme rağmen,And what I learned was, although at the time, like everyone else,
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.And part of the reason I feel that way is looking at the past.
Böyle düşünmeme sebep bu servisi denediğim ilk günde,The reason I think that is that on the first day I tried one of these services,
Düşünmemekten kaynaklanıyor."It arises from not thinking."
O hiç böyle bir oda gördüm, meraklı ve kasvetli hiç düşünmemişti.She had never seen a room at all like it and thought it curious and gloomy.
Bayan Medlock o eğlence düşünmemiştim kreş hazırlamıştı.When Mrs. Medlock had prepared the nursery she had not thought of amusement.
O daha önce düşünmemiştim.She had not thought of it before.
O herhangi bir evde bu kadar çok olabileceğini hiç düşünmemişti.She had never thought there could be so many in any house.
"Ama ben daha önce bunu hiç düşünmemiştim.""But I never thought of that before."