düşünmek ile cümle

düşünmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Um terço dos estudantes nos países participantes no ESPAD referiram ser fácil encontrar cannabis.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Un tercio de los escolares de los países participantes en ESPAD consiguen fácilmente el cannabis.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Un tiers des jeunes des pays de l’enquête ESPAD trouvent que le cannabis est facilement accessible.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Една трета от учениците от държавите, участващи в ESPAD, считат канабиса за лесно достъпен.
Etraflıca düşünmek istediğin ne?A cosa vuoi ripensare?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Anh muốn suy nghĩ lại về chuyện gì?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Apa ini yang kau pikirkan?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?À quoi veux-tu encore penser ?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Co ty chcesz jeszcze przemyśleć?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?La ce vrei sa te mai gandesti?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?O čem želiš razmišljati?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Vad är det du vill tänka över?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Waarover wil je nadenken?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Was ist das, worüber du nachdenken willst?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Τι είναι αυτό που θέλεις να ξανασκεφτείς;
Etraflıca düşünmek istediğin ne?О чём ты хочешь подумать?
Etraflıca düşünmek istediğin ne??על מה אתה רוצה לחשוב
Etraflıca düşünmek istediğin ne?ماهو هذا الشيء الذي تريد التفكير فيه ؟
Etraflıca düşünmek istediğin ne?そうだな、ただ...
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.Cred ca este arogant din partea noastra sa credem ca suntem produsul finit al evolutiei.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.Credo sia molto arrogante da parte nostra crederci il prodotto finale dell'evoluzione.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.Creo que sería muy arrogante de nuestra parte pensar que somos el producto final de la evolución.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.Ich finde es sehr hochmütig von uns zu sagen, dass wir das Endprodukt der Evolution sind.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.Ik denk dat het erg hoogmoedig is om te denken dat wij het eindproduct van evolutie zijn.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.Je pense que c'est très prétentieux de notre part de penser que nous sommes le produit final de l'évolution.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.Jest zarozumiałym myślenie że jesteśmy ostatecznym produktem ewolucji.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.사람이 진화의 마지막 산물이라는 생각은 아주 거만한 생각 같아요.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.Nagyképű lenne azt gondolni, hogy az evolúció végtermékei vagyunk.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.Penso que é arrogante da nossa parte pensarmos que somos o produto final da evolução.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.Tôi nghĩ rằng chúng ta sẽ quá là tự cao nếu cho rằng chúng ta là sản phẩm cuối cùng của quá trình tiến hóa.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.Νομίζω πως είμαστε υπερόπτες αν πιστεύουμε ότι είμαστε το τελικό προϊόν της εξέλιξης.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.Мисля, че е много високопарно, да мислим, че сме крайния продукт на еволюцията.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.אני חושב שזה מאוד מתנשא מצדנו לחשוב שאנחנו המוצר הסופי של האבולוציה.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.وأعتقد أنه من الغرور منا أن نعتقد أننا نهاية التطور.
Evrimin nihai ürünü olduğumuzu düşünmek sanırım çok kibirlice olurdu.思い込むのはとても高慢です そして、ここにいる全ての人が
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Aber ich denke auch gerne viel über das Streiten nach.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Ale také o hádání hodně přemýšlím.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.De asemenea, îmi place să reflectez asupra argumentării.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.De foglalkoztat a vita önmagában is, és ahogy gondolkozom róla, találkozom néhány rejtélyes dologgal.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.논쟁에 대해 생각하기도 좋아합니다.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Lubię dużo myśleć o kłótniach.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Maar ik denk ook graag veel na over discussiëren.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Mais j'aime aussi réfléchir à propos de l'argumentation.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Nhưng tôi cũng thích suy nghĩ rất nhiều về tranh luận.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Pero también me gusta reflexionar sobre el debate en sí.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Tapi saya juga suka untuk berpikir banyak mengenai berdebat.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Tuttavia mi piace anche riflettere sull'atto di discutere.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Ωστόσο μου αρέσει, επίσης, να σκέφτομαι αρκετά γύρω από τις συζητήσεις.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Мені подобається розмірковувати про суперечки.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Мне также нравится размышлять о спорах.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.Но също обичам и доста да мисля за споровете.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.אבל אני גם אוהב לחשוב הרבה על התווכחות.
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.لكن أنا أحب أيضاً أن أتفكر كثيراً في الجدال
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.考えているうちに 何度も難問に出くわしました
Fakat Python'da, en doğru yol (bunu listelerde gördük) değişkenlerin bir şeye işaret ettiğini düşünmek.리스트 때 설명하긴 했지만 ... 참조 개념으로 그리는 거죠.
Fakat Python'da, en doğru yol (bunu listelerde gördük) değişkenlerin bir şeye işaret ettiğini düşünmek.Maar in Python is de meest correcte manier om ze te zien als een verwijzing.
Fakat Python'da, en doğru yol (bunu listelerde gördük) değişkenlerin bir şeye işaret ettiğini düşünmek.Někdy je jednodušší způsob, jak přemýšlet o tom) je k nim jako vědra.
Fakat Python'da, en doğru yol (bunu listelerde gördük) değişkenlerin bir şeye işaret ettiğini düşünmek.Pero en Python, lo realmente correcto (y que lo vistes con las listas) es verlos como refiriéndose a algo
Fakat Python'da, en doğru yol (bunu listelerde gördük) değişkenlerin bir şeye işaret ettiğini düşünmek.Pythonissa kuitenkin oikea tapa on... — kuten listojen kanssa näimme — ...on nähdä ne viittauksina johonkin.
Fakat Python'da, en doğru yol (bunu listelerde gördük) değişkenlerin bir şeye işaret ettiğini düşünmek.Но в Python, правилният начин (това го видяхме при списъците) е да ги разгледаме като отнасящи се към нещо.

İlgili Sayfalar