düşünmek ile cümle

düşünmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.إذن عودة إلى القطرة، مجددا، بالتفكير حول الكون بطريقة جديدة.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.Az újfajta vitákhoz másmilyen vitázó felekre kell felkészüljünk.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.Dacă vrei să iei în considerare noi tipuri de dezbatere, trebuie să considerăm noi tipuri de oratori.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.Jika kita ingin memikirkan perdebatan baru, apa yang kita butuhkan adalah pendebat baru.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.새로운 형태의 논쟁을 생각하고 싶다면 우리는 새로운 논쟁자를 생각해야 합니다.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.Nieuwe soorten discussies vragen nieuwe soorten debaters.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.Pokud chceme nové způsoby hádání, musíme vymyslet nové typy těch, co se hádají.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.Se vogliamo pensare a nuovi tipi di discussioni, ciò che è necessario fare è pensare a nuovi tipi di oratori.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.Si nous voulons imaginer de nouveaux types de débats, nous devons penser à de nouveaux types de débatteurs.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.Szukając nowych rodzajów kłótni, musimy myśleć o nowych typach uczestników kłótni.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.Wenn wir uns neue Streitarten ausdenken wollen, müssen wir an neue Arten von Streitgesprächspartnern denken.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.Ако искаме да измислим нови типове дискусии, трябва да изнамерим нов тип опоненти.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.Если нам нужны новые виды спора, то нам нужны и новые виды спорщиков.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.Якщо ми хочемо нових видів суперечок, треба думати про інші види сперечальників.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.אם אנו רוצים לחשוב על סוגי ויכוח חדשים, עלינו לחשוב על סוגי טוענים חדשים.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.إن أردنا أن نفكر بأنواع جديدة للجدل، ما يتوجب علينا فعله هو التفكير بأنواع جديدة من المتجادلين.
Eğer yeni bir tartışma türü düşünmek istiyorsak yapmamız gereken, yeni bir tartışmacı türü düşünmek.新たな参加者像を 考える必要があります 試してみましょう
Eh, bunu düşünmek.¿a velocidad? Bien, piense en ello.
Eh, bunu düşünmek.Pomyślcie o tym.
Eh, bunu düşünmek.Přemýšlejte.
Eh, bunu düşünmek.Ами, помислете
Eh, bunu düşünmek.תחשבו על זה.
Ekonomistler çok düşünmek de yolu bu.Auf diese Weise denken auch viele Wirtschaftswissenschaftler.
Ekonomistler çok düşünmek de yolu bu.Dit is hoe ook veel economen erover denken.
Ekonomistler çok düşünmek de yolu bu.Ez az, ahogy sok közgazdász is gondolkodik.
Ekonomistler çok düşünmek de yolu bu.Mas isto é completamente errado, como iremos ver em breve.
Ekonomistler çok düşünmek de yolu bu.Proses inilah yang ada dalam pikiran banyak para ekonom juga.
Ekonomistler çok düşünmek de yolu bu.Questo è il modello che hanno in testa anche un sacco di economisti.
Ekonomistler çok düşünmek de yolu bu.To jest sposób w jaki większość ekonomistów również myśli.
Ekonomistler çok düşünmek de yolu bu.Πολλοί οικονομολόγοι σκέφτονται ακόμα μ' αυτό το τρόπο.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.Agora não temos que preocupar-se sobre o sinal de menos, porque isso é vai para dar-em um número negativo.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.Ahora no tenemos que preocuparnos por el menos porque eso va a darnos otro número negativo.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.Also wir müssen uns über das Minus keine Gedanken machen, weil dadurch würde das Ergebnis negativ.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.Bây giờ chúng tôi không cần phải lo lắng về việc trừ bởi vì đó là sẽ cung cấp cho chúng tôi một số tiêu cực.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.Kita tidak memerlukan yang minus karena hasilnya merupakan bilangan negatif.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.마이너스는 신경 쓸 필요가 없어요 주어진 수가 음수이기 때문이에요
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.Maintenant, nous n'avons pas a vous soucier du moins, parce que c'est va nous donner un nombre nagatif.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.Nie musimy martwić się o minus, ponieważ dostaniemy wtedy liczbę ujemną.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.Ora non dobbiamo preoccuparci del meno perché questo ci darà un numero negativo.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.Teď se nebudeme muset starat o mínus, protože to je bude nám na záporné číslo.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.Vi behöver inte bekymra oss för minustecknet för det kommer att ge oss ett negativt svar.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.We hoeven ons geen zorgen over het minteken te maken, want dat geeft ons een negatief getal.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.Теперь мы не должны беспокоиться о минус, потому что это собираюсь дать нам отрицательное число.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.עכשיו אנחנו לא צריכים לדאוג לגבי המינוס כי זה יתן לנו מספר שלילי.
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.الآن ليس علينا ان نقلق بشأن الاشارة السالبة لان ذلك سوف يعطينا عدداً سالباً
Eksi üzerinde düşünmek zorunda değiliz, çünkü o bize negatif bir sayı verir.これが負の数が出るから。 -5-37割る16.
Enerji kullanımını davranışsal birşey olarak düşünmek eğilimindeyiz--저희는 일반적으로 에너지 사용을 자발적인 것으로 간주합니다 --
Enerji kullanımını davranışsal birşey olarak düşünmek eğilimindeyiz--Máme tendenciu považovať spotrebu energie za otázku nášho správania
Enerji kullanımını davranışsal birşey olarak düşünmek eğilimindeyiz--Tendemos a ver el uso de energía como algo comportamental
Enerji kullanımını davranışsal birşey olarak düşünmek eğilimindeyiz--Vi tenderar att tänka på energianvändning som en beteendemässig sak --
Enerji kullanımını davranışsal birşey olarak düşünmek eğilimindeyiz--We beschouwen energieverbruik meestal als gedragsafhankelijk
Enerji kullanımını davranışsal birşey olarak düşünmek eğilimindeyiz--אנחנו נוטים לחשוב על שימוש באנרגיה כעניין התנהגותי --
Enerji kullanımını davranışsal birşey olarak düşünmek eğilimindeyiz--ونحن نعمل على ان ننظر الى الطاقة " كسلوك "
Enerji kullanımını davranışsal birşey olarak düşünmek eğilimindeyiz--行動することでエネルギーを使うと考えがちですが
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Átlagosan véve a legtöbb alkoholhoz kapcsolódó probléma a fiúk körében gyakoribb a lányokhoz képest.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Een derde van de scholieren in de ESPAD-landen meent dat cannabis gemakkelijk verkrijgbaar is.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.En tredjedel af eleverne i ESPAD-landene mener, at cannabis er let få fat i.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Im Durchschnitt sind die meisten alkoholbedingten Probleme unter Jungen stärker verbreitet als unter Mädchen.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Koska kannabis on eniten käytetty laiton huume, sitä kannattaa tarkastella hieman tarkemmin.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.O treime dintre elevii din ţările ESPAD fac rost cu ușurinţă de canabis.

İlgili Sayfalar