düşünmedi ile cümle

düşünmedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
En kotu senaryoya odaklandik. Sorunlara odaklandik. Ama cozumleri yeterince dusunmedik.Koncentrowaliśmy się na tym co najgorsze, prawie nie myśląc o rozwiązaniach.
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Aber, nicht einer von Ihnen ist aufgestanden um zu denken,
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Ale nikto z vás nevstal zo sedadla a nezamyslel sa,
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Cependant, aucun d'entre vous ne s'est levé de son fauteuil pour penser,
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Jednak nikt z publiczności nie wymyślił nowego sposobu klaskania...
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:어쨌든, 일어나서 해보는 분은 아무도 없네요
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Maar niemand van jullie is opgestaan uit zijn zetel om te bedenken:
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Mégsem állt fel Önök közül senki sem azzal, hogy:
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Men inte en enda av er reste er från stolen för att tänka,
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi: "Peki!Ale ani jeden z vás se nezvednul ze sedadla a nezamyslel se: ,,Dobře!
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi: "Peki!Mas nenhum de vocês saiu do vosso lugar para pensar.
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi: "Peki! Nasıl alkışlayabilirim?Insa, nici unul dintre dumneavoastra nu s-a ridicat de pe scaun sa se gandeasca "Bine!
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Sin embargo, ninguno de ustedes salió de sus asientos para pensar,
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Tuttavia, nessuno di voi si è alzato per pensare:
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Tuy nhiên, không có ai trong các bạn ra khỏi chỗ ngồi để nghĩ,
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Κανείς από εσάς, βέβαια, δεν κουνήθηκε από τη θέση του.
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Обаче нито един от вас не стана от мястото си да помисли,
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Однак, ніхто з вас не встав з місця і не подумав:
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:Однако, никто из вас не покинул ваши места чтобы подумать,
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:עם זאת, אף אחד מכם לא יצא מכיסאו לחשוב,
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:لكن، لم يتحرك أي منكم من مقعده ليفكر،
Fakat, aranızdan hiç kimse de koltuğundan kalkıp şunu düşünmedi:"じゃあ どう叩こう? "と
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.De mi ketten a barátommal a doktori képzésből, másképp láttuk ezt.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Ein Hochschulfreund von mir und ich sahen das ein wenig anders.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Ik en een schoolvriend zagen het anders.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Însă eu şi un prieten de-al meu din studenție, nu am văzut lucrurile astfel.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.하지만 저와 제 대학원 동기들은 다르게 생각했습니다.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Ma io e un amico di università non la vedevamo in quel modo.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Mais un ami de troisième cycle et moi ne voyions pas les chose de cette manière.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Mas eu e um amigo da faculdade, não pensávamos assim.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Men jeg og en af mine studiekammerater så ikke sådan på det.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Nhưng tôi, và một người bạn của tôi từ trường đại học, chúng tôi không nhận thấy như vậy.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Pero un compañero de graduación y yo mismo no lo veíamos así.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Wraz ze znajomym ze szkoły uważaliśmy inaczej.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Αλλά εγώ και ένας φίλος μου από το μεταπτυχιακό δεν είχαμε την ίδια γνώμη.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Но аз и един мой приятел от университета не мислихме така.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.Но я и мой друг из аспирантуры, видели проблему по-другому.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.אך אני, יחד עם חבר מהאוניברסיטה, לא חשבנו ככה.
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.لكن أنا وزميل لي من قسم الدرسات العليا ، لم نرها بهذه الطريقة .
Fakat ben ve üniversiteden bir arkadaşım, bu şekilde düşünmedik.そうは思っていませんでした それほど難しいとは思えませんでしたし
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Dar ceea ce am văzut mi-a deschis ochii la ideea de iertare, ceva ce nu părea posibil.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.De amit láttam, az ráébresztett a megbocsátás eszményére amit sosem hittem, hogy létezhet.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Jednak, to co zobaczyłem otworzyło mi oczy na ideę przebaczenia, w którą nigdy nie wierzyłem.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.그러나 저는 눈을 뜨고 절대 가능하지 않다고 생각했던 용서에 대한 한 단면을 보았습니다.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Maar wat ik zag, opende mijn ogen voor een idee van vergeving dat ik nooit voor mogelijk had gehouden.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Mais ce que j'ai vu m'a ouvert les yeux sur une forme de pardon que je n'aurais jamais cru possible.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Namun apa yang saya lihat membuka mata saya tentang apa arti maaf yang saya pikir tidak akan pernah mungkin.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Nhưng những cái tôi thấy cho tôi biết đến sự tha thứ cái mà tôi nghĩ là không thể.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Pero lo que vi abrió mis ojos a una idea del perdón que jamás pensé posible.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Но онова, което видях, ми отвори очите за една представа за опрощение, която никога не бях смятал за възможна.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Но то, что я увидел, изменило мой взгляд на саму идею прощения, которое, как мне казалось, невозможно.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.אבל מה שראיתי פקח את עיניי לרעיון של סליחה שמעולם לא תיארתי שהוא אפשרי.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.ولكن ما رأيتة فتح أعينى على فكرة التسامح التى لم أتوقع أبداً أن تكون ممكنة.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.寛大な心を 目の当たりにしたのです 極貧の最中にありながらも
Fakat hemen hiç kimse bunların daha yakın ilişkili olabileceğini düşünmedi.Aber niemand kam je auf die Idee, dass sie vielleicht näher verwandt sein könnten.
Fakat hemen hiç kimse bunların daha yakın ilişkili olabileceğini düşünmedi.Ale ešte nikomu nenapadlo, že by mohli byť ešte viac príbuzní.
Fakat hemen hiç kimse bunların daha yakın ilişkili olabileceğini düşünmedi.Ale ještě nikoho nenapadlo, že by mohli být příbuzní ještě více.
Fakat hemen hiç kimse bunların daha yakın ilişkili olabileceğini düşünmedi.Ale nikt nigdy nie wpadł na to, że mogą być jeszcze bliżej spokrewnione.
Fakat hemen hiç kimse bunların daha yakın ilişkili olabileceğini düşünmedi.Dar nimeni nu s-a gândit că ei ar putea să fie înrudiţi mai de aproape.
Fakat hemen hiç kimse bunların daha yakın ilişkili olabileceğini düşünmedi.De soha senki nem gondolt bele, hogy akár közelebbi rokonságban is állhatnak.

İlgili Sayfalar