düşünecekler ile cümle

düşünecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.И всички човеци ще се убоят; Ще разгласят делото на Бога, Защото ще разберат действието Му.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.וייראו כל אדם ויגידו פעל אלהים ומעשהו השכילו׃
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.‎ويخشى كل انسان ويخبر بفعل الله وبعمله يفطنون‎.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.眾 人 都 要 害 怕 、 要 傳 揚 神 的 工 作 、 並 且 明 白 他 的 作 為
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.眾 人 都 要 害怕 、 要 傳揚 神 的 工作 、 並且 明白 他 的 作為
CP: Evet. Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.CP: 네. 여전히 무슨 꿍꿍이가 있는지 모르지만요.
CP: Evet. Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.כ.פ: כן. הם עדיין לא יודעים מה לחשוב על זה.
CP: Evet. Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.كريستوفر: بالطبع. ومع ذلك فهم مايزالا غير قادرين على التفكير في ذلك.
CP: Evet. Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.(笑)
Çünkü onun büyük saçi olduğunu söylersem, insanlar onun Teksas'tan olduğunu düşünecekler.제가 그녀가 멋쟁이라고 하면, 사람들이 집사람을 텍사스 출신이라고 할까봐요.
Çünkü onun büyük saçi olduğunu söylersem, insanlar onun Teksas'tan olduğunu düşünecekler.la gente va a pensar que es de Texas.
Çünkü onun büyük saçi olduğunu söylersem, insanlar onun Teksas'tan olduğunu düşünecekler.le persone pensano che viene dal Texas.
Çünkü onun büyük saçi olduğunu söylersem, insanlar onun Teksas'tan olduğunu düşünecekler.les gens vont penser qu'elle vient du Texas.
Çünkü onun büyük saçi olduğunu söylersem, insanlar onun Teksas'tan olduğunu düşünecekler.ludzie pomyślą, że jest z Teksasu.
Çünkü onun büyük saçi olduğunu söylersem, insanlar onun Teksas'tan olduğunu düşünecekler.lumea va crede că se trage din Texas.
Çünkü onun büyük saçi olduğunu söylersem, insanlar onun Teksas'tan olduğunu düşünecekler.בגלל שאם אני אומר שיש לה שיער גדול, אנשים יחשבו שהיא מטקסס.
Çünkü onun büyük saçi olduğunu söylersem, insanlar onun Teksas'tan olduğunu düşünecekler.لان الناس سوف يظنون ان قلت ذلك انها من ولاية تكساس
Çünkü onun büyük saçi olduğunu söylersem, insanlar onun Teksas'tan olduğunu düşünecekler.テキサス出身だと思われるわ」 どうも ジョージアの男と結婚するのは良くても
Eğlenceli de aslında, elektroniği onlara öğretebilmek nasıl düşüneceklerini de öğretir.وهو ممتع لتعليمهم الإلكترونيات لتعليمهم كيف يفكرون
Evet. Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Ja, aber sie wissen immer noch nicht, was sie davon halten sollen.
Evet. Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Sí, aunque aún no saben qué pensar de ello.
Her şey kendimizle ilgilidir, değil mi? " Benim hakkımda ne düşünecekler?"Si tratta solo di me, no? "Cosa pensano di me?"
İnsanlara ne yapacaklarını, nasıl düşüneceklerini ve yaşayacaklarını emretmezler.Eles não dizem às pessoas o que fazer, o que pensar ou como viver.
İnsanlara ne yapacaklarını, nasıl düşüneceklerini ve yaşayacaklarını emretmezler.Ils ne vous disent pas que faire, que penser ou comment vivre.
İnsanlara ne yapacaklarını, nasıl düşüneceklerini ve yaşayacaklarını emretmezler.No le dicen a las personas qué hacer, qué pensar o cómo vivir.
İnsanlara ne yapacaklarını, nasıl düşüneceklerini ve yaşayacaklarını emretmezler.Sie sagen den Leuten nicht, was sie tun, wie sie denken oder leben sollen.
İnsanlara ne yapacaklarını, nasıl düşüneceklerini ve yaşayacaklarını emretmezler.Те не казват на жителите какво да правят, какво да мислят или как да живеят.
İnsanların bir konuşmama gelip tamamen değişmesini beklemiyorum. Ama düşüneceklerini umuyorum.No espero que la gente se de la vuelta en una de mis conferencias pero sí espero que piensen sobre ello.
İnsanların bir konuşmama gelip tamamen değişmesini beklemiyorum. Ama düşüneceklerini umuyorum.Не очаквам хората да се променят от една моя лекция, но се надявам да се замислят.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar. Ve doğru bir karar aldıklarını düşünecekler.En ze zullen denken dat ze de juiste beslissing hebben gemaakt.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar. Ve doğru bir karar aldıklarını düşünecekler.lembram-se do quão horrível era o clima no Ohio e vão sentir que fizeram a escolha certa.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar. Ve doğru bir karar aldıklarını düşünecekler.И ще чувстват, че са взели правилното решение.
'pad üretemem, ancak bununla rekabet edecek ürünler üretebilirim' diye düşünecekler.Bien à un prix donné, moins sera exigé et donc la courbe de demande se déplacera.
'pad üretemem, ancak bununla rekabet edecek ürünler üretebilirim' diye düşünecekler."Nie mogę robić iPadów, ale produkt konkurencyjny - już tak". Pojawią się firmy takie jak Samsung.
'pad üretemem, ancak bununla rekabet edecek ürünler üretebilirim' diye düşünecekler.Při jakékoli ceně bude poptáváno méně a tak se křivka poptávky posune. Křivka poptávky se posune doleva.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.A ja som sa zahanbil, lebo som hľadal práve tú vec, ktorú hľadajú iba blázni.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.E fiquei envergonhado. Estava à procura de algo que apenas os tolos parecem procurar.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Eram jenat. Căutam un lucru pe care-l căutau numai proștii.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Es war mir peinlich. Ich suchte gerade nach etwas, das anscheinend nur Narren verfolgen.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Et j'étais gêné. Je cherchais cette chose que seuls les fous semblent chercher.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Ezt a dolgot, amit kerestem, úgy tűnik csak a bolondok keresik.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Ik was beschaamd. Ik was op zoek naar een ding dat alleen dwazen lijken te zoeken.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Io ero imbarazzato. Cercavo questa cosa che solo gli stupidi sembravano cercare.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.좀 부끄럽더군요. 바보나 찾는 걸 제가 찾고 있었던 거에요.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Poczułem się zażenowany. Szukałem rzeczy, której szukają jedynie głupcy.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Postalo me je sram. Iskal sem to stvar, ki jo očitno iščejo le bedaki.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Và tôi thấy ngượng. Tôi đang tìm kiếm thứ đó mà chỉ những người ngốc mới tìm.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Y yo sentí vergüenza. Yo estaba buscando esta cosa que sólo los tontos tratan de buscar.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Και ντράπηκα. Έψαχνα για ένα πράγμα που μόνο οι ηλίθιοι θα έψαχναν.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Бях объркан. Търсех това, което само глупаците търсеха.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.И тут я смутился. Я искал то, что пытаются найти только глупцы.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.Мені стало соромно. Я шукав річ, яку, здається, шукають тільки дурні.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.ואני הייתי נבוך. חיפשתי את הדבר הזה שנראה שרק טיפשים מחפשים.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.كنت أحس بالإحراج، لأنني كنت أبحث عن ذلك الشيء الذي يبحث عنه المغفلون فقط.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.人が聞いたら笑うような こんなものだったんです 不定形のブヨブヨしたものだとか
Şimdi düşünecekler ki: " Amanın.Acum vă veţi gândi "Ehe, băiete.
Şimdi düşünecekler ki: " Amanın.Agora, vão pensar: "Oh, bolas.
Şimdi düşünecekler ki: " Amanın.Ahora van a pensar, "Dios mío.
Şimdi düşünecekler ki: " Amanın. Benim o güzel kağıt sözlüklerimi elimden alacaklar mı? "Nu tænker folk "Åh nej, vil de virkelig tage mine smukke papirsordbøger fra mig?"
Şimdi düşünecekler ki: " Amanın. Benim o güzel kağıt sözlüklerimi elimden alacaklar mı? "Ora penserete "Oh, mamma, ora mi priveranno del mio bel dizionario cartaceo?"

İlgili Sayfalar