düşünecekler ile cümle
düşünecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar bir daha ki sefere ne düşünecekler?What'll they think of next?
Onlar bunu düşünecekler.They will consider this.
Daha sonra ne düşünecekler?What will they think of next?
Onlar bir şey düşünecekler.They'll think of something.
Tom insanların ne düşünecekleri hakkında korkuyordu.Tom was afraid of what people would think.
Başkalarının seninle ilgili ne düşünecekleri hakkında çok endişe etme.You worry too much about what other people will think of you.
Onlar bunu büyük bir haksızlık olarak düşünecekler.They're going to consider it a great injustice.
Onları aldattığımızı düşünecekler.They'll think we cheated them.
Demek ki Git'in güvenliği bununla sağlanıyor, diye düşünecekler.The NIH grant holder is responsible for ensuring this.
Ama şu olacaktır, daha mutlu olduklarını düşünecekler, çünkü bu konuyu düşündüklerindeBut one thing will happen:
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.They still didn't know what to think of that though.
Her şey kendimizle ilgilidir, değil mi? " Benim hakkımda ne düşünecekler?"It's all about me, right? 'What do they think of me?'
Şimdi düşünecekler ki: " Amanın.Now they're going to think "Oh, boy.
Sadece ahmakların aramayı düşünecekleri bir şeyi merak ediyordum.And I was embarrassed. I was looking for this thing that only fools seem to look for.
'pad üretemem, ancak bununla rekabet edecek ürünler üretebilirim' diye düşünecekler.The demand curve will shift to the left.
İnsanlara ne yapacaklarını, nasıl düşüneceklerini ve yaşayacaklarını emretmezler.They do not tell people what to do, what to think or how to live.
Demek ki Git'in güvenliği bununla sağlanıyor, diye düşünecekler.ルカの心の護であるゲンゴローが彼女の姿になっているのはこのためである。
Ama düşüneceklerini umuyorum.Tapi saya berharap mereka akan memikirkannya
Ama şu olacaktır, daha mutlu olduklarını düşünecekler, çünkü bu konuyu düşündüklerindeContudo, vai acontecer uma coisa. Eles vão pensar que são mais felizes, porque, quando pensam no assunto,
Ama şu olacaktır, daha mutlu olduklarını düşünecekler, çünkü bu konuyu düşündüklerinde하지만 분명합니다.그들은 그들이 더 행복해졌다고 생각할 것입니다, 왜냐하면, 그 사람들이 그 문제에 대해 생각해 볼때
Ama şu olacaktır, daha mutlu olduklarını düşünecekler, çünkü bu konuyu düşündüklerindeMais il se produira une chose: Ils seront convaincus d'être plus heureux. Car, lorsqu'ils y repenseront,
Ama şu olacaktır, daha mutlu olduklarını düşünecekler, çünkü bu konuyu düşündüklerindeאך דבר אחד כן יקרה. הם יחשבו שהם מאושרים יותר, כי כשהם יחשבו על זה,
Ama şu olacaktır, daha mutlu olduklarını düşünecekler, çünkü bu konuyu düşündüklerindeلكن شئ ما سيحدث. أنهم سيعتقدون أنهم أكثر سعادة، لأنهم حينما يفكرون حول الأمر،
Ama şu olacaktır, daha mutlu olduklarını düşünecekler, çünkü bu konuyu düşündüklerindeどれだけ悪かったか思い出し 正しい決断をしたと感じるからです
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Aj keď ešte stále nevedia, čo si o tom myslieť.
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Ancora non hanno capito cosa pensarne, comunque.
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Bố mẹ tôi vẫn không biết nên nghĩ sao về điều đó.
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Cependant, ils ne savent toujours pas quoi en penser.
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Choć wciąż nie są pewni, co o tym myśleć.
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.De még akkor sem tudták, hogy mit gondoljanak róla.
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Embora eles não saibam bem o que pensar sobre isso.
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Řekl bych, že pořád nevědí co si o tom mají myslet.
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Și totuși încă nu știau ce să creadă despre asta.
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Toch wisten ze niet echt wat ze daarvan moesten denken.
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Ακόμα δε ξέρουν τι να σκεφτούν γι'αυτό όμως.
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Да. Они до сих пор не знают, что и думать.
Ama yine de bu konuda ne düşüneceklerini bilmiyorlardı.Те все още не знаят какво да мислят за това обаче.
Artık kirada oturmak zorunda olmadıklarını düşüneceklerdi. %10'luk ön ödemeyi biriktirdik, işimiz kolaylaştı.10%の頭金を貯めました。 それらは少し簡単になりまして、 仕事は要件に満たしております、
Artık kirada oturmak zorunda olmadıklarını düşüneceklerdi. %10'luk ön ödemeyi biriktirdik, işimiz kolaylaştı.Habrían dicho 'Qué bueno, no tenemos que arrendar nunca más Tenemos el 10% de entrada'. Se hizo todo más fácil
Artık kirada oturmak zorunda olmadıklarını düşüneceklerdi. %10'luk ön ödemeyi biriktirdik, işimiz kolaylaştı.Mohli by si říct, už si nemusíme pronajímat. Našetřili jsme zálohu 10%. Trochu se to zjednodušilo.
Artık kirada oturmak zorunda olmadıklarını düşüneceklerdi. %10'luk ön ödemeyi biriktirdik, işimiz kolaylaştı.Powiedzieliby, nie musimy dalej wynajmować. Zaoszczędziliśmy 10% potrzebne na przedpłatę. Jest trochę łatwiej.
Artık kirada oturmak zorunda olmadıklarını düşüneceklerdi. %10'luk ön ödemeyi biriktirdik, işimiz kolaylaştı.Θα λέγανε: δεν χρειάζεται να νοικιάζουμε πλέον. Εξοικονομήσαμε 10% για προκαταβολή. Έγινε λίγο πιο εύκολο.
Artık kirada oturmak zorunda olmadıklarını düşüneceklerdi. %10'luk ön ödemeyi biriktirdik, işimiz kolaylaştı.Казваш си - защо да плащам наем. Имам 10% спестени. И е по-лесно.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.(63:10) И убоятся все человеки, и возвестят дело Божие, и уразумеют, что это Его дело.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.(64:10) Tous les hommes sont saisis de crainte, Ils publient ce que Dieu fait, Et prennent garde à son oeuvre.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.A do upadku przywiedzie ich własny język ich; odłączy się od nich każdy, kto ich ujrzy.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.A ku pádu je přivede vlastní jazyk jejich; vzdálí se jich každý, kdož by je viděl.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.alle Mennesker frygter, forkynder, hvad Gud har gjort, og fatter hans Hænders Geming;
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.Cả loài người đều sẽ sợ; Họ sẽ rao truyền công việc của Ðức Chúa Trời, Và hiểu biết điều Ngài đã làm.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.Cả loài_người đều sẽ sợ ; Họ sẽ rao truyền công_việc của Ðức_Chúa_Trời , Và hiểu_biết điều Ngài đã làm .
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.De bringas på fall och få straff för sina tungors skull; var och en som ser dem rister huvudet.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.És megejtik õket, a nyelvök lesz ellenök; iszonyodik mindenki, a ki õket látja.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.모든 사람이 두려워하여 하나님의 일을 선포하며 그 행하심을 깊이 생각하리로다
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.la loro stessa lingua li farà cadere; chiunque, al vederli, scuoterà il capo
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.Lalu semua orang akan ketakutan; mereka memikirkan perbuatan Allah dan mewartakan apa yang telah dilakukan-Nya
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.Og de blir nedstyrtet, deres tunge kommer over dem; alle de som ser på dem, ryster på hodet.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.Todos los hombres temerán; anunciarán la obra de Dios y entenderán sus hechos
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.Und alle Menschen werden sich fürchten und sagen: "Das hat Gott getan!" und merken, daß es sein Werk sei.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.Zij struikelen over hun eigen woorden. Wie hen ziet, schudt misprijzend het hoofd.
Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler.Και θελει φοβηθη πας ανθρωπος, και θελουσι διηγηθη το εργον του Θεου και εννοησει τας εργασιας αυτου.