düşündüm ile cümle

düşündüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Bunun güçlü bir jest olduğunu düşündüm," dedi."I thought it was a powerful gesture," Pellow said.
“Bunun garip olduğunu düşündüm, ama gençtim; hiçbir şey bilmiyordum” dedi."I thought it was weird, but I was young; I didn't know anything," she said.
Bu hayatımın en önemli kararı ve üstünde çok fazla düşündüm" dedi.[1]It's the most important decision of my life and I've thought it over well." [17]
"Oyuncakların nispeten daha az stresli olacağını düşündüm, bu yüzden başvurdum. "I thought toys would be relatively stress-free, so I applied."
Suyun soğuk olacağını düşündüm ama o kadar da soğuk değil.I thought the water would be cold, but not that cold.
"Hepsi bu muyum," diye düşündüm, ceset sayısı mı? " [2]'Is that all I am,' I thought, 'a body count?'"[2]
Bana garip bir şekilde bakıyordu, diye düşündüm, ama bu sadece onun meşgul bakışıydı.He was looking at me strangely, I thought, but it was just his preoccupied way of looking.
Naziler ve Kızıllar savaşırken geri kalanımızın seyirci olabileciğini düşündüm ." [2]I thought the rest of us could be fence-sitters while the Nazis and the Reds slogged it out."[99]
Avantaj sağlamalıyım."[3] "Kariyerim için en iyi hamlenin bu olduğunu düşündüm" dedi.[4]Gotta take advantage."[17] He claimed, "I just thought it was the best move for my career."[18]
Sonra, kafasında şeytani bir oyuncak [intihar] olabileceğini düşündüm.Then, said I, she might have an evil toy [suicide] in her mind.
Hep 'Bu yanlış, şiddet böyle bir şey değil' diye düşündüm.I always thought, 'That's wrong, that's not what violence is like.'
Her iki takımın da oynadığı iyi bir futbol olduğunu düşündüm.I thought there was some good soccer that was played by both teams.
Adında 'kıyamet' içermesi uygun olur diye düşündüm." [1]I thought having 'doom' in the name would be appropriate."[1]
Onun bir doktor olduğunu düşündüm.Ich dachte, er wäre ein Arzt.
Düşündüm de ,daha fazla kahvemiz kalmadı.Ich dachte, wir hätten keinen Kaffee mehr.
Bizi tekrar ziyaret etmeyeceğinizi düşündüm.Ich dachte, Sie würden uns nie wieder besuchen.
Zaten yemek yediğini düşündüm.Ich dachte, du hättest bereits gegessen.
Bunu yapabileceğimizi düşündüm.Ich dachte, dass wir es tun konnten.
Beni bekleyeceğini düşündüm.Ich dachte, du würdest auf mich warten.
Mutfakta kimsenin olmadığını düşündüm.Ich dachte, es sei niemand in der Küche.
Butün gün seni düşündüm.Ich habe den ganzen Tag an dich gedacht.
Düşündüm ki; bunu yapabiliriz.Ich dachte, dass wir es tun konnten.
Her zaman Tom'un yüzebileceğini düşündüm.Ich dachte immer, Tom könne schwimmen.
Seni bir daha asla göremeyebileceğimi düşündüm.Ich hatte gedacht, dass ich dich nie mehr wiedersehen würde.
Bir snackbar'da oturabiliriz diye düşündüm.Ich dachte, wir könnten uns bei einer Imbissstube hinsetzen.
Bunu herkesin bildiğini düşündüm.Ich dachte, das wüsste jeder.
'Mafya dizisi tutmaz' diye düşündüm.Langeweile kann der Mafia-Boss nicht ausstehen.
İkinci ve üçüncü defa izlediğimde, kendi kimliğimize değindiğini düşündüm.Beim zweiten oder dritten Mal vermuten wir einen Zusammenhang.
1917’yi kapitalizmin ölüm saati olarak düşündüm.1917 beschrieb er den Krieg als „Katastrophe“.
Önceleri, beni burada ziyaret etmenin iyi olmayacağını düşündüm.Es war bestimmt nicht das letzte Mal, dass wir uns gesehen haben.
Kiliseye sızmayı düşündüm.”Warum wir nicht aus der Kirche austreten".
Bunu düşündüm, ama bu her zaman kısa sürede durdu.So ging es fort, und man kann sich denken, dass es nicht rasch ging.
Bütün gün bunu düşündüm.J'y ai songé toute la journée.
Onun kırkında olduğunu düşündüm.Je lui donnai quarante ans.
Bunu yapabileceğimizi düşündüm.J'ai pensé que nous pouvions le faire.
Bunun iyi bir fikir olduğunu düşündüm.J'ai pensé que c'était une bonne idée.
Tom'un bu kontratı bozacağını düşündüm.J'ai pensé qu'il était possible que Tom soit sur le point de rompre le contrat.
Size güvenebileceğimi düşündüm.J'ai pensé que je pourrais compter sur vous.
Senden emin olabileceğimi düşündüm.J'ai pensé que je pourrais compter sur toi.
Aniden ölen annemi düşündüm.Je pensai à ma mère, qui était morte d'un coup.
Seni anladığımı düşündüm.Je pensais que je t'avais compris.
Bugün olanları düşündüm.J'ai pensé à ce qui s'est passé aujourd'hui.
Adams ve Hancock soyadlarını düşündüm, en sonunda aklıma Anthony Wayne geldi." .J'ai essayé Adams, Hancock… puis j'ai pensé à Anthony Wayne »,.
İkinci ve üçüncü defa izlediğimde, kendi kimliğimize değindiğini düşündüm.Les deuxième et troisième fois que j'ai vu le film, j'ai pensé que cela portait sur l'identité.
Her şeyden önce düşündüm ve burada kalmaya karar verdim.J'y ai pensé et j'ai choisi de rester ici.
Böyle böyle bir şey düşündüm, gelir misiniz?C’est ce que vous vouliez n’est-ce pas ?
Bir albüm için eğlenceli bir isim olacağını düşündüm.Ce sera un album-concept.
Üç hafta kadar önce bu konudaki kararımı verdim ve bunun bırakmak için doğru zaman olabileceğini düşündüm.J'y pensais depuis un certain temps et je me suis dit que c'était la bonne chose à faire.
Onu ilk ben düşündüm!"Mais juste le début alors!"
Ben bu fikrin çok çılgınca, ama çok heyecanverici olduğunu düşündüm.C'était idiot sans doute, mais j'étais un peu maniaque.
Sadece futbolumu oynamayı düşündüm.Tout ce qu'il a toujours voulu, c'est jouer au football.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.De plus, elle semble s'amuser beaucoup à l'habiller.
Ben dinlerin ne olduğu konusunda çok düşündüm.C'est pourquoi on s'est penché avec beaucoup d'intérêt sur ce qu'il pensait de la religion.
Dolayısıyla 'Bunu yeniden gözden geçirsek nasıl olur?' diye düşündüm.Azért, hogy jobban lássuk… « Pourquoi ai-je évoqué ces points de vue ?
"Düşündüm de, 'Eğer bozuk değilse düzeltmeye çalışma.'"Sa philosophie c’est « Si ce n’est pas cassé, réparons-le quand même ».
Sadece 'Bunu kimle söylemeliyim?' diye düşündüm.Je me demande dans qui je l'ai laissée, cette fois."
Kan gelince öleceğini düşündüm."Le sang vient de sa tête ».
Kalp krizi geçirmenin her zaman doğanın senin öldüğünü anlatma şekli olduğunu düşündüm.Siempre pensé que el tener un ataque cardiaco era la manera de la naturaleza de decirte que mueras.
Onun burada olduğunu düşündüm.Pensé que él estaba aquí.
Ben onun hasta olduğunu düşündüm.Pensé que él estaba enfermo.

İlgili Sayfalar