düşüncesini ile cümle

düşüncesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Reynolds bu düşüncesini daha sonra The Wire dergisinin Mayıs 1994 sayısında genişletti.Reynolds posléze svou myšlenku rozebral v květnu 1994 v časopise The Wire.
Vatanın dünyanın merkezi sayılması düşüncesini esas aldı.Svůj domov pokládají za srdce světa.
Bu düşüncesini 1901’deki bir konuşmasında açıkladı.Tento objev zveřejnil v knize, kterou vydal na jaře 1901.
E=mc² düşüncesinin kökeni bu kuramdır.Na tento článek je přesměrováno heslo E=MC².
Sağ liberteryenler devletin olabildiğince küçülmesi gerektiğine inanan minarşizm düşüncesini savunur.Libertatea negativă presupune restrângerea amestecului statului la un nivel cât mai mic.
Saf Irk düşüncesini ileri sürer.Calmează iritațiile oculare.
Hiçbir zaman nesnel yargılara kişi kendi düşüncesini katmaz.Pe oamenii pe care-i întâlnesc nu-i judec.
Vatanın dünyanın merkezi sayılması düşüncesini esas aldı.A plasat infernul ca centru al Pământului.
İlk başlarda, Carnegie bağış düşüncesini sadece birkaç kasaba ile sınırlandırmıştı.Kezdetben Carnegie a támogatását csak néhány olyan városra korlátozta, ahol voltak érdekeltségei.
İsa’nın gövdesinin yalnızca bir hayalet olduğunu öne sür­müş ve yeniden diriliş düşüncesini reddetmiştir.Mivel Jézus szellem-lényként támadt fel, szellemként is fog visszatérni.
Özellikle Descartes'ın meşhur Cogito ergo sum düşüncesini reddetti.Cogito ergo sum -argumentti on siis virheellinen.
Saf Irk düşüncesini ileri sürer.Joki vie ajatukseni.
Ancak bu düşüncesinin karşısındaki tek zorluk savaş değildi.Taistelun merkittävin seuraus ei ollut sotilaallinen.
Ayrıca grubun Büyük Nepal düşüncesini yaymaya çalıştığı düşünülmektedir.Έγινε ευρύτερα γνωστός για τις προσπάθειές του να διαδοθούν οι ιδέες του παναφρικανισμού.
Burada Roman Jakobson ile tanıştı ve özellikle onun dilsel düşüncesinin etkisinde kaldı.Roman Jakobson er især kendt for teorien om de seks sprogfunktioner.
İnsan yalnızca kendisinin yarattığı şeyleri bilebilir düşüncesini benimsemiştir.Han mente at menneskene bare kan erkjenne fullt ut det de selv har skapt.
Stern’in cesaretlendirmesiyle ve Taylor’un da desteğiyle, Rabi bu düşüncesini hayata geçirmeyi başardı.Dibimbing oleh Stern, dan sangat dibantu oleh Taylor, Rabi memakai gagasan untuk pengerjaan.
İlk başlarda, Carnegie bağış düşüncesini sadece birkaç kasaba ile sınırlandırmıştı.Ban đầu, Carnegie chỉ quyên góp cho một vài thị trấn mà ông quan tâm.
Özellikle Descartes'ın meşhur Cogito ergo sum düşüncesini reddetti.Đối với nhiều người, quan niệm của Descartes có vẻ ngớ ngẩn.
Bu düşüncesini 1901’deki bir konuşmasında açıkladı.Ông sáng tác tác phẩm này vào năm 1901.
Yine, Encyclopédie Aydınlanma Çağı düşüncesini temsil açısından diğer her şeyden ünlüdür.Encyclopédie nổi tiếng nhất vì đại diện cho tư tưởng của Khai sáng.
Herkes birbirinin düşüncesini okuyabilecek.Thầy trò chuyền nhau đọc.
Hiçbir zaman nesnel yargılara kişi kendi düşüncesini katmaz.諸君は決して自己弁解に陥ってはいけない。
İnsan düşüncesinin çeşitli dereceleri vardır.〜(MBS TRUTH) ^ 主に人間が多い。
Bu sözler Michael'ın düşüncesini değiştirir.ソニーはマイケルの決断をあざける。
20. yüzyılda büyük önem kazanmış insan hakları düşüncesinin kaynağında da bu düşünce yer almaktadır.21世紀に広まった人間の安全保障の構想も、同じ関心を継承するものである。
İnsan yalnızca kendisinin yarattığı şeyleri bilebilir düşüncesini benimsemiştir.私自身が自ら創作した独自の主題だけに基づいています。
De Charpentier, Vanetz'in düşüncesini Alplerin buzullaşması ile sınırlayarak bir teoriye dönüştürdü.シャルパンティエはベネツのアイデアをアルプス山脈に限定した氷河時代説に変容させた。
Reynolds bu düşüncesini daha sonra The Wire dergisinin Mayıs 1994 sayısında genişletti.Reynolds 之后(于1994年五月)在The Wire期刊上详细阐述了其想法。
Vatanın dünyanın merkezi sayılması düşüncesini esas aldı.認為世界以自己為中心轉動。
Frege, mantıkçılığın, matematiğin mantığa indirgenebileceği düşüncesinin önde gelen ilk savunucusudur.프레게는 수학이 논리학으로 귀결될 수 있다는 논리주의의 초기 주창자 중에 하나였다.
Şüphesiz, buradaki amaç İngiliz bilimsel düşüncesinin ya da motivasyonunun reddedilmesi değildir.이는 스트레스를 주었으나, 이러한 조치가 영국 과학적 개념, 현상등의 거부로 오해받지는 않게 했다.
E=mc² düşüncesinin kökeni bu kuramdır.E=mc² 소립자란 무엇인가?
“Doğru Zihniyet”; kinden arınma, zararsız olma düşüncesini benimsemektedir.설일체유부에 따르면, 불해(不害)는 다른 이를 손상시키고 괴롭히지 않는 것을 본질로 하는 의식작용(마음작용)이다.
50 yıldan daha fazla bir süre boyunca avangart düşüncesini paylaşmıştır.정읍현감 재직 시 만 5년 동안 선정을 쌓았다.
Sağ liberteryenler devletin olabildiğince küçülmesi gerektiğine inanan minarşizm düşüncesini savunur.고전경제학은 자유주의적 신념에 따라 정부의 시장 관여를 최소한으로 제한하는 자유방임을 주장하였다.
Arapların birleşme düşüncesini özellikle İngiltere destekliyordu.כלכלת האי נשענת בעיקר על הסיוע מבריטניה הגדולה.
Vatanın dünyanın merkezi sayılması düşüncesini esas aldı.Човекът започва да се смята за центъра на света.
Şüphesiz, buradaki amaç İngiliz bilimsel düşüncesinin ya da motivasyonunun reddedilmesi değildir.Не е задължително то да означава желанието да се създадат или поддържат дипломатически отношения.
Fakat Papin bu düşüncesinin peşinden gitmemiştir.Odvjetnica nije odustala od svoje ideje.
Reynolds bu düşüncesini daha sonra The Wire dergisinin Mayıs 1994 sayısında genişletti.Reynolds neskôr svoju myšlienku rozobral v máji 1994 v časopise The Wire .
Arapların birleşme düşüncesini özellikle İngiltere destekliyordu.Jediným štátom, ktorý podporoval zjednotenie bolo Anglicko.
Kopernik, Aristarchus of Samos tanımlanan heliosentrik güneş sistemi modeli düşüncesini canlandırdı.V časoch renesancie, Mikuláš Kopernik navrhol heliocentrický model Slnečnej sústavy.
Platon, Timaus adlı eserinde bu düşüncesini açıklamıştı.To razpravo je uporabil Platon pri sestavi svojega dela Timaeus.
Bu düşüncesini 1901’deki bir konuşmasında açıkladı.Pot je zamislil leta 1901.
İnsan yalnızca kendisinin yarattığı şeyleri bilebilir düşüncesini benimsemiştir.Todėl žmogus įsivaizduoja tik tai, kas jam buvo įdiegta.
Ona göre bu evre insan düşüncesinin ve gelişiminin en yüksek basamağıdır.Anot jos, verslas – tai terpė pasireikšti žmogiškumui ir jo tobulėjimui.
Fakat Papin bu düşüncesinin peşinden gitmemiştir.Keiser siiski ei toetanud seda ideed.
Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılır.Ta on Platoni kõrval mõjukaim lääne filosoof.
İnsan yalnızca kendisinin yarattığı şeyleri bilebilir düşüncesini benimsemiştir.Igaüks saab hästi otsustada ainult asjade üle, mida ta tunneb.
150 yıl önce Darwin sayesinde hayvanlardan ayrı olduğumuz düşüncesini bırakmak zorunda kaldık.150 jaar geleden moesten we met Darwin het idee opgeven dat we iets anders waren dan dieren.
150 yıl önce Darwin sayesinde hayvanlardan ayrı olduğumuz düşüncesini bırakmak zorunda kaldık.그리고, 150년 전에는 다윈에 의해서 인간은 동물과 다른 존재라는 생각을 버려야했고요.
150 yıl önce Darwin sayesinde hayvanlardan ayrı olduğumuz düşüncesini bırakmak zorunda kaldık.Před 150 lety, díky Darwinovi, jsme se museli vzdát představy, že jsme odlišní od zvířat.
150 yıl önce Darwin sayesinde hayvanlardan ayrı olduğumuz düşüncesini bırakmak zorunda kaldık.לפני 150 שנה, עם דארווין, היינו צריכים לוותר על הרעיון שאנחנו שונים מהחיות.
150 yıl önce Darwin sayesinde hayvanlardan ayrı olduğumuz düşüncesini bırakmak zorunda kaldık.قبل 150 عاماً مع داروين، توجّب علينا التخلي عن فكرة أننا مختلفون عن الحيوانات
150 yıl önce Darwin sayesinde hayvanlardan ayrı olduğumuz düşüncesini bırakmak zorunda kaldık.そして想像するに...いつもながら厳しいことですが
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Aber darüber hinaus war es auch verbunden mit der Vorstellung einer heiligen Geographie der Anden.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Ale co ważniejsze, było ono połączone z andyjskimi wyobrażeniami na temat świętej geografii.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Ami még ennél is fontosabb, hogy össze volt kapcsolva andokiak fogalma szerinti szent földrajzzal.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Dar și mai important, a fost legat de noțiunile andine de geografie sacră.

İlgili Sayfalar