düşünceleri ile cümle

düşünceleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."et tremmeværk som man kan hænge sine ideer på".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."아이디어를 걸어 놓을 수 있는 격자"라고 불렀습니다.
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."konštrukcia, na ktorú zavesíte vaše nápady."
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."kratownicą na której wieszasz swoje pomysły".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."la grata a cui appendere le vostre idee".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."một hàng rào mắt cáo mà trên đó treo các ý tưởng của bạn."
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."mreža, na katero obešamo svoje ideje".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."mřížoví pro uchycení nápadů".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."una celosía donde colgar las ideas".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."un graticcio a cui appendere le idee."
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor." un treillis sur lequel suspendre ses idées. "
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."ένα πλέγμα για ν' αναρτήσει κανείς τις ιδέες του".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."мрежа, на която да закачите идеите си".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."сеткой, куда можно вешать идеи".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor.סבכה שעליה ניתן לתלות את הרעיונות שלך
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."شبكة العمل التي تعلق عليها أفكارك"
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor.技術者 経済学者 特に古典派の経済学者には
Düşünceleri, duyguları, zamanı, eylemleri, tepkileri, etkileşimleri, değişimi, umudu algılayan benim.Ja som pozorovateľ myšlienok, pocitov, času, činností, reakcií, interakcií, zmeny, nádeje.
Düşünceleri, duyguları, zamanı, eylemleri, tepkileri, etkileşimleri, değişimi, umudu algılayan benim."Я есть" воспринимающий мысли, эмоции, время, действия, реакции, взаимодействия, изменения, надежды.
Düşünceleri, duyguları, zamanı, eylemleri, tepkileri, etkileşimleri, değişimi, umudu algılayan benim.行動、反応、相互作用 変化や希望を知覚する 私は信念すらも知覚する
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Encontraron el antídoto perfecto para el pensamiento y el refugio ideal a las duras demandas de la fe real.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Hanno trovato l'antidoto perfetto al pensiero e il rifugio ideale alle dure richieste della vera fede.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.그들은 사상에 대한 완벽한 해결책과 실제 믿음의 힘든 요구로부터 이상적인 피난처를 찾았던 거죠.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Našli perfektný protiliek proti myšlienke a ideálne útočisko pred tvrdými nárokmi skutočnej viery.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Našli so popoln protistrup mišljenju in idealno zatočišče težkih zahtev prave vere.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Rátaláltak a gondolkodás tökéletes ellenszerére, és az igazi hit kemény követelményei előli ideális menedékre.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Wynaleźli idealną odtrutkę na myślenie, schronienie przed twardymi wymogami prawdziwej wiary.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Вони винайшли прекрасну протиотруту від думки та ідеальний прихисток для потреб справжньої віри.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Они нашли идеальное противоядие от размышлений и идеальное прибежище для нужд настоящей веры.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Те са намерили идеалният антидот на мисълта и идеалното убежище на трудните повели на истинската вяра.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.הם מצאו את התרופה הנגדית המושלמת לחשיבה ואת המפלט האידיאלי מהדרישות הקשות של אמונה אמיתית.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.عثروا على المضاد اﻷمثل للفكر والملجأ اﻷمثل للمطلب اﻷصعب للايمان الحقيقي.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.真の信仰の厳しい要求を逃れる 理想的な隠れ方でもあります これで原理主義者たちは
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Ajatukseni eivät ole jättäneet radan, ja en löydä tietä uudelleen.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Gândurile mele nu au lăsat nici un traseu, iar eu nu pot găsi calea din nou.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Gondolataim nem engedélyezte a pályán, és nem találom az utat ismét.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.I miei pensieri non hanno lasciato traccia, e non riesco a trovare il percorso di nuovo.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.내 생각은 트랙을 떠난 적이 있고, 다시 경로를 찾을 수 없습니다.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Meine Gedanken haben keine Spur nach links, und ich kann nicht finden den Weg wieder.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Mé myšlenky nenechali žádné stopy, a nemůžu najít cestu znovu.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Mes pensées n'ont laissé aucune trace, et je ne trouve pas le chemin à nouveau.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Meus pensamentos não deixaram rasto, e eu não consigo encontrar o caminho novamente.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Mijn gedachten hebben geen baan, en ik kan niet terug te vinden op het pad.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Mina tankar har inte lämnat några spår, och jag kan inte hitta vägen igen.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Mine tanker har ikke efterladt noget spor, og jeg kan ikke finde stien igen.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Mis pensamientos no han dejado la pista, y no puedo encontrar el camino de nuevo.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Moje misli niso pustili nobenih sledi, in ne najdem poti znova.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Suy nghĩ của tôi có ai để lại theo dõi, và tôi không thể tìm thấy đường dẫn một lần nữa.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Οι σκέψεις μου δεν έχουν αφήσει κανένα κομμάτι, και δεν μπορώ να βρω το δρόμο πάλι.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Мои мысли не оставили пути, и я не могу найти дорогу.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Моите мисли не са оставяли песен и не мога да намеря отново пътя.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Мої думки не залишили шляху, і я не можу знайти дорогу.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.המחשבות שלי לא השאירו המסלול, ואני לא יכול למצוא את הדרך שוב.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.لم يقم أي مسار أفكاري ، وأنا لا يمكن العثور على المسار مرة أخرى.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.それは私が考えていたことは何でしたか?
Dusuncelerimi okuman? bekleyemem.Ich kann nicht erwarten, dass du meine Gedanken lesen kannst.
Dusuncelerimi okuman? bekleyemem.Nemůžu očekávat, že budeš číst moje myšlenky.
Dusuncelerimi okuman? bekleyemem.Δεν μπορώ να έχω απαίτηση να διαβάσεις τις σκέψεις μου.
Dusuncelerimi okuman? bekleyemem.Я не могу ожидать, что вы читаете мои мысли
Düşüncelerimiz bu yöne kayıyor.Ihned se naše myšlenky vydají tím směrem.

İlgili Sayfalar