düşüncelere ile cümle

düşüncelere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı düşüncelere göre "Zuhrü ahir" denilen dört rekat namaz kılınır.Itsekeskeisiä ajattelutapoja ilmentäviä paheita nimitetään ”tomuksi”, jonka muotoja on nimetty kahdeksan.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Βλέπε επίσης Μη μονοτονική λογική.
Daha da kötüsü Oscar bu düşüncelere derinden bağlıdır.Sora har altid været meget åben omkring sine følelser.
Daha da kötüsü Oscar bu düşüncelere derinden bağlıdır.Fiji sangat tergantung pada pariwisata untuk pendapatannya.
Clive ve Vernon Molly'nin ölümüyle ilgili düşüncelere dalarlar.クライヴとヴァーノンはモリーの死に思いをめぐらせる。
Bengi suyunun yaşam verme gücü üstüne ilk düşüncelere anlatılarda rastlanır.オープンソースの思想からオープンコンテントの思想が生まれたと言える。
Peyami Safa din hakkında olumlu düşüncelere sahip bir insandı.未来のレイヴ 予言者サガ・ペンドラゴンとの通信機能を持つ。
Daha da kötüsü Oscar bu düşüncelere derinden bağlıdır.”的话,但是卡恰心里还是很在意華的。
1960’ların diğer makaleleri, ekolojik teknolojiler konusunda yaratıcı düşüncelere öncülük etti.מאמרים אחרים שלו משנות ה-60 הביאו רעיונות חדשניים אודות טכנולוגיות אקולוגיות.
Daha da kötüsü Oscar bu düşüncelere derinden bağlıdır.מגבלותיו של אוסביוס קשורות באופן הדוק למעלותיו.
Yatıştırır ve düşüncelere berraklık verir.חבר, הרחב ולטש את רעיונותיך.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.ללא זיק של היגיון.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Той не е логичен от нито една гледна точка.
Bu konuda tarihçiler farklı düşüncelere sahiptirler.Dandanes imajo zgodovinarji različna mnenja glede tega.
Hayat, ölüm ve ölümden sonraki ahiret hayatı gibi konula üzerinde çok derin düşüncelere daldı.Trečias Načiketo noras – pažinti mirtį ir gyvenimą po mirties.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Neis ei saa loogilistel alustel kahelda.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Ahhoz szoktunk, hogy az érzelmekről, ilyen szimpla módon, csak rövid ideig gondolkodjunk.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Ahora, estamos acostumbrados a pensar en las emociones de esta manera en simples, breves períodos de tiempo.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Giờ ta đã quen với cách nghĩ này về cảm xúc, trong những quảng thời gian ngắn.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Jesteśmy przyzwyczajeni do myślenia o emocjach w ten sposób, w uproszczeniu, w krótkich okresach czasu.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.자, 우리는 간단하고도 짧은 시간만에 이런 식으로 감정을 생각하는 것에 익숙합니다.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Ora, siamo abituati a considerare le emozioni come limitate a brevi periodi di tempo.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Or, nous sommes habitués à penser aux émotions comme à de simples, disons, moments dans le temps.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Sme zvyknutí vnímať pocity takýmto spôsobom, ale len v jednoduchom, krátkom časovom období.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Vi er vant til at betragte følelser på denne måde i simple, korte tidsperioder.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.We zijn gewend te denken over emoties in eenvoudige, zeg maar korte, tijdspannes.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Именно так мы привыкли воспринимать эмоции во время простых, краткосрочных периодов.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Свикнали сме да мислим за емоции по този начин, в прости, някак кратки периоди от време.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.הם גם צורת תקשורת פרימיטיבית. ושלמעשה, אם אנחנו באמת רוצים להבין רגשות אנושיים,
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.الآن، نحن تعودنا على التفكير حول المشاعر بهذه الطريقة، بطريقة مبسطة ولفترة زمنية قصيرة.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.単純で短時間に起こるものと考えがちです 例えば
Bu düşüncelere karşı direnmeye çalışsa da onları aklından çıkaramadı.الافكار و الأسئلة عن الحياة و الحب و بقدر ما حاولت أن تقاوم هذه الأفكار لم تستطع أن تخرجها من رأسها
Bu resim insanı derin düşüncelere dalmaya çağırıyor.Ta malba úplně vyzývá k tichému rozjímání.
Bu resim insanı derin düşüncelere dalmaya çağırıyor.Д-р Зукер: Ця картина запрошує до уважного спокійного споглядання
Bu şeye korkuyla karışık saygı ile bakarken insanların burada bazı konularda düşüncelere daldıklarına eminim.Car je pense qu'en même temps que l'admiration je suis sûr que certaines personnes ici se disent,
Bu şeye korkuyla karışık saygı ile bakarken insanların burada bazı konularda düşüncelere daldıklarına eminim.Denn ich denke, so erstaunt man bei diesem Anblick auch ist, sicherlich denken einige hier:
Bu şeye korkuyla karışık saygı ile bakarken insanların burada bazı konularda düşüncelere daldıklarına eminim.인공 벌새가 참 신기하다고 생각하는 사람도 있지만 여기에 계신
Bu şeye korkuyla karışık saygı ile bakarken insanların burada bazı konularda düşüncelere daldıklarına eminim.Myślę, że patrząc na niego z zachwytem
Bu şeye korkuyla karışık saygı ile bakarken insanların burada bazı konularda düşüncelere daldıklarına eminim.Omdat ik denk dat, hoezeer ik hier ook met ontzag naar kijk, ik zeker weet dat sommige mensen hier denken:
Bu şeye korkuyla karışık saygı ile bakarken insanların burada bazı konularda düşüncelere daldıklarına eminim.Perché, credo, oltre alla meraviglia nel guardarlo, sono certa che alcuni qui stanno pensando,
Bu şeye korkuyla karışık saygı ile bakarken insanların burada bazı konularda düşüncelere daldıklarına eminim.כי אני חושב, כמו שלך היה את הכבוד להתבונן בזה, אני בטוח שגם אנשים כאן חושבים,
Bu şeye korkuyla karışık saygı ile bakarken insanların burada bazı konularda düşüncelere daldıklarına eminim.لأنني أعتقد، أنه إضافة على رهبة النظر إليه، فإني متأكد أن بعض الناس هنا يفكرون،
Bu şeye korkuyla karışık saygı ile bakarken insanların burada bazı konularda düşüncelere daldıklarına eminim.ある人たちは考えるでしょう 技術の進歩はあまりに早く
Düşüncelere daldım diyebiliriz.Mondhatjuk, csak elmélkedek.
Düşüncelere daldım diyebiliriz.On peut dire que je médite. Mmm...
Düşüncelere daldım diyebiliriz.Θα μπορούσες να πεις ότι κάνω διαλογισμό.
Düşüncelere daldım diyebiliriz.انا اتأمل
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.Au nevoie să lucreze singuri pentru că în acest fel ne vin gândurile profunde.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.Chúng cần tự làm một mình bởi đó chính là nơi suy nghĩ sâu nhất bắt đầu.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.De behöver arbeta för sig själv eftersom det är delvis därigenom djupa tankar uppstår.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.Det er nødt til at arbejde alene, fordi det er delvist derfra, dybe tanker kommer.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.Devono lavorare per conto proprio perché in parte è da lì che vengono i pensieri profondi.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.Elas precisam de trabalhar sozinhas porque é daí que o pensamento profundo vem, em parte.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.Heidän täytyy työskennellä yksin, koska osin siitä syntyy syvä ajattelu.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.Ils ont besoin de travailler seuls parce que c'est en partie de là que vient la pensée profonde.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.혼자서 작업을 하는 방법에서 깊은 사고가 나오기 때문입니다.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.Mereka butuh untuk bekerja sendiri karena dari situlah tempat sebagaian pemikiran mendalam datang.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.Morajo delati samostojno, saj od tam deloma prihaja globoko razmišljanje.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.Musia pracovať samostatne, lebo tak sa rodia veľké myšlienky.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.Musí pracovat samy, protože právě odtud se rojí hluboké myšlenky.

İlgili Sayfalar