düşüncelere ile cümle

düşüncelere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Profesör düşüncelere dalmış görünüyordu.The professor seemed to be lost in thought.
O bir süre düşüncelere daldı.He was lost in thought for a while.
Derin düşüncelere daldı.He was absorbed in deep thought.
O, düşüncelere dalmışken, adının çağrıldığını duydu.While he was lost in thought, he heard his name called.
Tom düşüncelere daldı.Tom was lost in thought.
Tom, derin düşüncelere dalmış, masasında oturuyordu.Tom sat at his desk, deep in thought.
Tom bana intiharla ilgili düşüncelere sahip olduğunu asla söylemedi.Tom never told me he was having suicidal thoughts.
Tom düşüncelere dalmış.Tom is lost in thought.
Düşüncelere gömüldüm.Tom was absorbed in thought.
Sami İslam hakkında çok kötü düşüncelere sahipti.Sami had a very bad opinion about Islam.
Bir süre düşüncelere dalıp gitti.And he stood lost in thought for a while.
Mrs Williams düşüncelere dalmıştır, Mrs Desmoulins örgü örmektedir, Miss Carmichael ise okumaktadır.Mrs Williams is meditating, Mrs Desmoulins is knitting and Miss Carmichael is reading.
Yevgeni Mravinski, evde, sakin bir pozisyonda, düşüncelere dalmış koltukta otururken resmedilmiştir.Evgeny Mravinsky is shown at home, sitting in an armchair in a quiet position, immersed in thought.
Halk desteğini daha ilerici düşüncelere taşımak için hangi stratejik yaklaşım gerekliydi?What strategic approach is necessary to mobilize popular support in more progressive directions?
Yatıştırır ve düşüncelere berraklık verir.He thinks and feels intensely.
Daha sonra bu giderek soyut düşüncelere doğru evrilecektir.Only much later does his views begin to make sense.
Şu halde tüm iyi niyet ve düşüncelere rağmen, insanlar hatasız olamayacaktır.If your ambitions are noble and upright, you will not have any evil thoughts.
Düşüncelere daldım diyebiliriz.You could say I was just contemplating.
Snoopy gibi sadece uzanıp komşularımız hakkında harika düşüncelere sahip olamayız.So, like Snoopy, we can't just lie there and think great thoughts about our neighbors.
Sürekli ve uzunca süre olumsuz düşüncelere takılıp kalma alışkanlığı.It's the habit of dwelling on our negative thoughts repeatedly, at length.
Yeni korteksimiz tüm mantıklı, analitik düşüncelere ve dilden sorumludur.The neocortex is responsible for all of our rational and analytical thought and language.
Kendi başlarına çalışabilmeliler çünkü derin düşüncelere o şekilde ulaşabilirler.They need to work on their own because that is where deep thought comes from in part.
Bu resim insanı derin düşüncelere dalmaya çağırıyor.Dr. Zucker: This painting invites a kind of careful quiet contemplation
Ormana giderek gelecek üzerine düşüncelere dalamazsınız.You can't go off into the woods and meditate on the future.
Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, ‹‹Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?Jesus, knowing their thoughts, said, "Why do you think evil in your hearts?
Bazı durumlarda yetkililer karar verirken ırkçı düşüncelere kapılmış olabilirler." dedi.In some cases, officials might have racial thoughts when they take decisions."
Halk desteğini daha ilerici düşüncelere taşımak için hangi stratejik yaklaşım gerekliydi?What strategic approach is necessary to mobilize popular support in more progressive directions?
Şarkı, sözsel olarak cinsel düşüncelere ilham veren bir sevgiliyi övüyor.Lyrically, the song praises a lover who inspires sexual thoughts.
Sasaki, tuhaf felsefi düşüncelere ve atipik davranışlara eğilimlidir.For instance, she uses the male 'boku' for 'I' when speaking with boys.
Mrs Williams düşüncelere dalmıştır, Mrs Desmoulins örgü örmektedir, Miss Carmichael ise okumaktadır.Mrs. William meditiert gerade, Mrs. Desmoulins strickt und Miss Carmichael liest.
Onlara göre şiir düşüncelere değil duygulara seslenmelidir; çünkü şiir bir şey anlatmak için yazılmaz.Or, les animaux n’ont pas de croyances, donc pas de désirs, car avoir des croyances nécessite le langage.
Daha da kötüsü Oscar bu düşüncelere derinden bağlıdır.Guizot est impressionné par la profondeur de leur conviction.
Bu konuda tarihçiler farklı düşüncelere sahiptirler.Les historiens ont des avis divergents sur la question.
Mrs Williams düşüncelere dalmıştır, Mrs Desmoulins örgü örmektedir, Miss Carmichael ise okumaktadır.Williams está meditando, la señora Desmoulins está tejiendo y la señorita Carmichael está leyendo.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Creencias carentes de lógica.
Şu halde tüm iyi niyet ve düşüncelere rağmen, insanlar hatasız olamayacaktır.Después con el compromiso y la profesionalidad de todos no tendremos problemas.
Tom bana hiç para vermeyi teklif etmedi, bu düşüncelere nereden kapılıyorsun?Tom non si è mai offerto di darmi dei soldi, da dove prendi queste idee?
Yatıştırır ve düşüncelere berraklık verir.Calmati e potrai allora riflettere.
Bu konuda tarihçiler farklı düşüncelere sahiptirler.Gli storici invece sono di pareri diversi.
Gençliğinde sosyalist düşüncelere ilgi duydu.Aveva aderito giovanissimo alle idee socialiste.
287-308 ^ Ömer Çaha, Siyasi Düşüncelere Giriş (say.783-785 ^ Se l'economia piace più della politica.
Daha da kötüsü Oscar bu düşüncelere derinden bağlıdır.Nonostante ciò, Oscar si preoccupa dei suoi amici.
Böylece Alice hakkında düşüncelere daldım, saplanıp kalmışçasına." demiştir.Иероним: «За то, что оставили Его закон, …и пошли по нечестию сердца их».
1960’ların diğer makaleleri, ekolojik teknolojiler konusunda yaratıcı düşüncelere öncülük etti.Другие эссе, написанные в 1960-е годы вводили новаторские идеи экотехнологий.
İletişimde olunan kişi hakkında hangi düşüncelere sahip olunduğu açığa vurulan bir aşamadır.Удивительным остаётся в моей памяти пример его общения с людьми.
Bu konuda tarihçiler farklı düşüncelere sahiptirler.Об их расстановке у историков есть разные точки зрения.
İbn Arabi ve Andrei Tarkovsky üzerinde derin düşüncelere sahiptir.و لديها أيضاً أفكار عميقة عن إبن عربي و إندريه تاركوفسكي.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.يوجد عدم إيمان منطقي.
Hayat, ölüm ve ölümden sonraki ahiret hayatı gibi konula üzerinde çok derin düşüncelere daldı.A religião fazia da família um só corpo, nesta vida e na outra, após a morte.
İlk olarak ses oluşturma eylemi düşüncelere birer kimlik ve farklılık vermektedir.Primeiro, a possibilidade de identificação e distinção.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Domme vragen bestaan niet.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Nie miał motywów ideologicznych.
Kabul: Düşüncelere izin vermek ve onlarla mücadele etmemek.To walka, a nie myśl.
Gençliğinde sosyalist düşüncelere ilgi duydu.Od wczesnej młodości miał poglądy socjalistyczne.
Bu konuda tarihçiler farklı düşüncelere sahiptirler.En del historiker är dock av annan mening.
Kabul: Düşüncelere izin vermek ve onlarla mücadele etmemek.Svar: inte yttra oss om dem.
1960’ların diğer makaleleri, ekolojik teknolojiler konusunda yaratıcı düşüncelere öncülük etti.Інші есе, написані в 1960-і роки, вводили новаторські ідеї екотехнологій.
Bu konuda tarihçiler farklı düşüncelere sahiptirler.Názory historiků na něj se různí.
Bu konuda tarihçiler farklı düşüncelere sahiptirler.Părerile istoricilor sunt divergente.
Bu konuda tarihçiler farklı düşüncelere sahiptirler.Eri historioitsijoilla on asiasta eri käsityksiä.

İlgili Sayfalar