düşünceler ile cümle
düşünceler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Diğer modern ekonomik düşünceler, Yeni Klasik ekonomi ve Yeni Keynesgil ekonomidir.No presente as principais incluem: o Monetarismo, a Nova economia clássica, a Nova Economia Keynesiana.
Düşünceler toplumsal ve tarihi içerikleri dışında, işlev ve kökenlerinden ayrı anlaşılamazlar.As ideias não podem ser entendidas fora do contexto histórico e social, à parte de sua função e origem.
Makyavelizm, İtalyan düşünür ve politikacı Niccolò Machiavelli'nin düşünceleri üzerine kurulu bir yaklaşımdır.Seu escritos e pensamento políticos são comparáveis ao filósofo italiano Nicolau Maquiavel.
Sosyal liberal düşünceler ile partiler merkez veya merkez sol olarak kabul edilir.As ideias e partidos que adotam o liberalismo social são consideradas centristas ou centro-esquerda.
Ayrıca size konuyla ilgili kendi düşüncelerinizi not edeceğiniz bölümler ayrılmıştır.Escreveu ensaios que revelavam seus pontos de vista sobre o assunto.
Davranışları tutarsızdı ve düşünceleri ile motivasyonları nadiren belirtiliyordu.O comportamento mítico das divindades é inconsistente, seus pensamentos e motivações raramente são declarados.
Ben sözlerimi söyledim,düşüncelerimi yazdım.Eu escrevi as letras, eu escrevi todas as letras.
Gece vakti takılmayı ve düşünceler kurmayı çok severim.Eu gosto enormemente de pintar no local à noite.
Kont kendi düşünceleri ile yalnız başına kalmıştır.O Painel não está sozinho em suas conclusões.
“Devrimde Devrim”deki düşünceleri git gide şekillenmeye başlar.A chamada Revolução dos Sorrisos está a caminho.
Dorian Gray - Lord Henry'nin Hazcılık ile ilgili düşüncelerinden etkilenen yakışıklı genç adam.Dorian Gray — um jovem atraente e narcisista, encantado com o "novo" hedonismo de Lorde Henry.
Tüm bu olaylara karşın, peygamberliğine olan inancı, düşüncelerini sürekli yaymasını sağladı.Entretanto, apesar do ódio dos inimigos da fé, sua glória permanece para sempre.
"Anılar ve düşünceler".Visões e reflexões.
Hayat, ölüm ve ölümden sonraki ahiret hayatı gibi konula üzerinde çok derin düşüncelere daldı.A religião fazia da família um só corpo, nesta vida e na outra, após a morte.
Bununla birlikte, Mısır'a gelen bu düşünceler herkesi memnun etmedi.Mesmo assim, a ideia não agradou a todos.
İlk sosyal psikologlar da bu düşüncelerden söz etmemişlerdir.O modelo exploratório nem pensava nessas coisas.
Grup düşüncelerini hiç düşünmeksizin dile getiriyordu ve tavırlarıyla çok dikkat çekiyordu.Conversava com os pais sobre seu comportamento, acompanhava tudo com interesse.
Petrov bu düşünceleri doğrultusunda üstlerine herhangi bir bilgilendirmede bulunmadı.Porém, Petrov não deu continuidade à sua importante descoberta.
20. yüzyıl bu düşüncelerin en çok tartışıldığı yüzyıl oldu.Na metade do século XX, esse ponto de vista foi posto em dúvida.
İlk olarak ses oluşturma eylemi düşüncelere birer kimlik ve farklılık vermektedir.Primeiro, a possibilidade de identificação e distinção.
Dinler tarihi, insanın dini tecrübelerinin ve düşüncelerinin yazılı kaydına işaret eder.Os adventistas progressistas acreditam no relato sincero de notícias e informações sobre a igreja.
Bu düşünceler sırasında kendinden geçip derince bir uykuya dalar.E quando ele está adormecido ele se recarrega durante o sono.
Hobbes asıl olarak ününü siyaset felsefesindeki düşüncelerine borçludur.A partir desse imperativo, Hobbes constrói toda sua filosofia política.
Düşünceleri etkiliydi; bu etki yalnız Çin'le sınırlı değildi.As questões políticas, não estavam simplesmente limitadas às questões que envolvem a China.
Düşüncelerini yaymaya çalıştığı için tutuklandı.Parecia que ele estava tentando entrar nas nossas mentes.
Bakalım hangimiz düşüncelerimizi daha hızla gerçekleştirbileceğiz.Vamos analisar a seguir como construir representações maiores.
Sorular sorar ve konuşmacıların düşüncelerini sorgular.Desse modo, as respostas são interrogadas, e as perguntas, respondidas.
Onların düşüncelerinden etkilendi.Os executivos ficam impressionados com suas ideias.
Çünkü onlar düşüncelerin algoritmiksel olarak oluşturulabileceğini savunurlar.É conhecido por ter criado os algoritmos genéticos.
Selim'in düşüncelerine göre veliahd gösterilen Ahmed de babası gibi olacaktı.Embora fosse bastante óbvio que Shaddād era seu pai.
Bu düşünceler dünyadaki küresellik karşıtı harekete ivme kazandırmıştır.Estas controvérsias têm contribuído para dar sustentação ao movimento antiglobalização.
Çünkü zihindeki düşünceler bu haldeyken boşalmış ve dışarıdan kontrol edilebilir hale gelmiştir.Actualmente, e uma vez que está em mãos estatais, apenas pode ser visto a partir do exterior.
Severa'nın, ilişkilerinin tamamı hakkındaki düşünceleri çok iyi kaydedilmemiştir.Severa's eigen visie op de hele affaire is slecht gekend.
"Anılar ve düşünceler".Herinneringen en beschouwingen).
İnsanları aynı düşünceler, aynı duygular, aynı heyecanlar çevresinde toplar.Zij zitten naast elkaar en ervaren dezelfde dingen, dezelfde geluiden, ontmoeten dezelfde mensen.
Davranışları tutarsızdı ve düşünceleri ile motivasyonları nadiren belirtiliyordu.Hun loyaliteit was echter gering en hun acties waren vaak onberekenbaar.
Buna karşılık Sabahattin Bey'i ve onun düşüncelerini, Kâmil Paşa'yı tutmaktadır.Het is het attribuut van Bacchus en zijn dienaren, de saters.
Düşüncelerini gerçeğe dönüşütürebilir.Hij kan de realiteit veranderen met enkel zijn gedachten.
Bakalım hangimiz düşüncelerimizi daha hızla gerçekleştirbileceğiz.Het is gemakkelijk te zien in welke modus je bezig ben aan de hand van de prompt.
Onlar için önemli olan gerçekti, düşüncelerdi.De waarheid is datgene wat succes heeft, was hun opvatting.
Örnek Yazarın kendi duygu ve düşüncelerini içermeyen betimlemelerdir.Nothing In My Way gaat over mensen die liegen over hun gevoel.
20. yüzyıl bu düşüncelerin en çok tartışıldığı yüzyıl oldu.De 20e eeuw was het hoogtepunt van deze omvangtoename.
Çünkü her iki dönemde de düşünceleri değişmiştir.In de loop van de dag verandert alles voor beiden.
Sonuçta Marx, bu eserin Ludwig Feuerbach'ın düşüncelerinden etkilenmiş olduğunu fark etti.Inmiddels had Marx kennisgemaakt met het werk van Ludwig Feuerbach.
Duygu ve düşüncelerimi bu yolla iletmeye çalışıyorum.Het geeft je gevoelens en de mogelijkheid om die gevoelens te uiten.
Düşüncelerim, olaydan etkilenenlerle birliktedir.De beelden daarom heen figureren mensen met hun problemen.
Ergen bireyler genellikle yoğun ve karışık duygular ve düşünceler içerisindedir.Meestal kennen we de gevoelens en gedachten.
Sonra Edward, bebeğin düşüncelerini okumaya başlar.Edward leest zijn gedachten.
Çevresi onun bu düşüncelerine olumsuz tepki verdi.In die memoires gaf hij een zeer negatief oordeel over haar.
Tüketim üzerine düşünceleri ve yapıtları ise onun ününe ün katmıştır.Zijn geloof en al zijn streven Stonden vast op God gebouwd.
Immanuel Kant'ın düşüncelerinden etkilenmiştir.De term is afkomstig van Immanuel Kant.
Bu günlükte ziyaretçi internet sitesinin ya da ilgili konu hakkında düşüncelerini ifade etmesi mümkündür.Na het bezoek kun je commentaar op de site achterlaten over je gast of host.
1641’de metafizikle ilgili Latince bir çalışma yayınladı: İlk Felsefe Üzerine Düşünceler.In 1641 publiceerde hij een van zijn hoofdwerken, Meditationes de prima philosophia.
Düşüncelerim, hayatını kaybedenlerin aileleriyle.Ze raken daarbij hun families kwijt.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Domme vragen bestaan niet.
Sekine, "zihnin ve düşüncelerin toplu olması" anlamına gelmektedir.Hij hoopt dat “gezond verstand en realisme” de toon zullen zetten.
John Wheeler kendi düşüncelerini Albert Einstein'la olan tartışması üzerinden açıklamıştır.Albert Einstein had een duidelijke mening over zijn eigen denken.
Lütfen bana düşüncelerinizi yazmaya devam edin.”Laten we ons nu op zijn denken toeleggen".
Bu birlik, 21 ayrı şehirde komiteler kurup düşüncelerini yaymaya başlar.Hierdoor konden eenentwintig divisies elders worden ingezet.
Tanrı, insanların bütün düşüncelerini ve eylemlerini bilir.God weet het uiteindelijke oordeel over ieder mens al van tevoren.