düğün ile cümle
düğün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.Ik wil absoluut naar die trouwpartij.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.Jeg ville vildt godt med til det bryllup.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.Je veux absolument aller à ce mariage.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.'정말 그 결혼식에 가보고 싶다.'
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.Na ich svadbu by som určite šla.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.Na jejich svatbě bych naprosto chtěla být!
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.Saya benar-benar ingin pergi ke pernikahan tersebut.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.Și eu vreau să merg la așa o nuntă.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.Tuti el akarok menni erre az esküvőre.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.Voglio assolutamente andare a questo matrimonio.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.Θα 'θελα πολύ να πάω στο γάμο τους.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.Непременно искам да отида на тази сватба.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.С удовольствием пошла бы на эту свадьбу.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.Я б з задоволенням пішла бі на це весілля.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.הייתי מתה ללכת לחתונה הזו.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.لقد اردت حقاً الذهاب لحفل الزواج هذا.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.この小さな結婚式のビデオがアップされると
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.Egészen jól működhet arra, hogy megóvjon minket a részletektől Kim Kardashian esküvőjéről.
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.Hace un buen trabajo para proteger nuestros oídos de los detalles de la boda de Kim Kardashian.
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.매트: 킴 카다쉬안의 결혼식에 대한 자질구레한 것까지 듣지 않아도 되도록 해주는 훌륭한 기능이 있어야 했죠.
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.MR:
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.MR: Het slaagt er goed in om onze oren te beschermen tegen de details van het huwelijk van Kim Kardashian.
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.MR: Malo by to pomôcť chrániť vaše uši pred detailami zo svadby Kim Kardashianovej.
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.MR: Ne protejează urechile de detaliile vestimentare ale nunţii lui Kim Kardashian.
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.MR: Nó làm khá tốt khi tránh cho người xem phải nghe những chi tiết về đám cưới của Kim Kardashian.
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.MR: To by mělo postačit k tomu, aby vás to uchránilo před detaily o svatbě Kim Kardashianové.
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.MR: To powinno skutecznie ochronić uszy przed koniecznością słuchania o szczegółach ślubu Kim Kardashian.
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.MР: Проделана отличная работа по защите наших ушей от деталей свадьбы Ким Кардашьян.
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.מאט: הוא אמור לעשות עבודה דיי טובה לשמור על האוזניים שלנו מלשמוע את כל הפרטים על החתונה של קים קרדשאין
Kim Kardashian'ın düğünüyle ilgili detaylarından kulaklarımızı iyi korusa gerek.詳細に聞かされることから 私たちの耳を守ってくれるわけです ここで興味深いのは
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Ale keď vošiel kráľ podívať sa na hodovníkov, videl tam človeka neodiateho svadobným rúchom,
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.A wszedłszy król, aby oglądał goście, obaczył tam człowieka nie odzianego szatą weselną;
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Da nu Kongen gik ind for at se Gæsterne, så han der et Menneske, som ikke var iført Bryllupsklædning.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Il re entrò per vedere i commensali e, scorto un tale che non indossava l'abito nuziale
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Împăratul a intrat să-şi vadă oaspeţii; şi a zărit acolo pe un om, care nu era îmbrăcat în haina de nuntă.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.임금이 손을 보러 들어올쌔 거기서 예복을 입지 않은 한 사람을 보고
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Ko pa pride kralj, da pogleda goste, ugleda tu človeka, ki ni bil oblečen v svatovsko oblačilo,
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Mas, quando o rei entrou para ver os convivas, viu ali um homem que não trajava veste nupcial;
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Men när konungen nu kom in för att se på gästerna, fick han där se en man som icke var klädd i bröllopskläder.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Mutta kun kuningas meni katsomaan pöytävieraita, näki hän siellä miehen, joka ei ollut puettu häävaatteisiin.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Pero cuando entró el rey para ver a los convidados y vio allí a un hombre que no llevaba ropa de bodas
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Tedy všed král, aby pohleděl na hodovníky, uzřel tam člověka neoděného rouchem svadebním.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Vua vào xem khách dự tiệc , chợt thấy một người không mặc áo lễ ,
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Vua vào xem khách dự tiệc, chợt thấy một người không mặc áo lễ,
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Εισελθων δε ο βασιλευς δια να θεωρηση τους ανακεκλιμενους, ειδεν εκει ανθρωπον μη ενδεδυμενον ενδυμα γαμου,
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.А царят, като влезе да прегледа гостите, видя там един човек, който не бе облечен в сватбарска дреха.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Цар же, ввійшовши подивитись на гостї, побачив там чоловіка, не одягненого у весїлню одежу;
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Царь, войдя посмотреть возлежащих, увидел там человека, одетого не в брачную одежду,
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.ויהי כבוא המלך לראות את המסבים וירא בהם איש ולא היה לבוש בגדי חתנה׃
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.فلما دخل الملك لينظر المتكئين رأى هناك انسانا لم يكن لابسا لباس العرس.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.王 進 來 觀 看 賓 客 、 見 那 裡 有 一 個 沒 有 穿 禮 服 的
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.王進來觀 看 賓客 、 見那裡 有 一 個沒 有 穿 禮服 的
Küçükken, sürekli düşüp bir şeyleri kırardı ama... ...düğünde kendine çok hakim görünüyordu.Attendez monsieur. - On est pressé.
Küçükken, sürekli düşüp bir şeyleri kırardı ama... ...düğünde kendine çok hakim görünüyordu.Cuando era pequeña, era de caerse y romper cosas... pero parece que pudo contenerse para la boda.
Küçükken, sürekli düşüp bir şeyleri kırardı ama... ...düğünde kendine çok hakim görünüyordu.Cuando era pequeña, iba a caer y romper cosas, pero ella parecía tener sí misma bien en la boda.
Küçükken, sürekli düşüp bir şeyleri kırardı ama... ...düğünde kendine çok hakim görünüyordu.Když byla malá, padala a rozbíjela věci, ale na svatbě se držela docela dobře.
Küçükken, sürekli düşüp bir şeyleri kırardı ama... ...düğünde kendine çok hakim görünüyordu.Khi nó còn nhỏ, nó luôn làm hỏng mọi chuyện, nhưng có vẻ như nó đã kiềm chế được mình tại lễ cưới.
Küçükken, sürekli düşüp bir şeyleri kırardı ama... ...düğünde kendine çok hakim görünüyordu.När hon var liten, hon skulle falla och bryta saker, men hon verkade hålla själv väl på bröllopet.
Küçükken, sürekli düşüp bir şeyleri kırardı ama... ...düğünde kendine çok hakim görünüyordu.Petite, elle tombait tout le temps et cassait tout, mais elle s'est bien tenue au mariage.
Küçükken, sürekli düşüp bir şeyleri kırardı ama... ...düğünde kendine çok hakim görünüyordu.Toen ze klein was, ze zou vallen en breken dingen, maar ze leek zich goed te houden op de bruiloft.