düğün ile cümle

düğün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un kızının düğünündeki içkiler ona çok pahalıya mal oldu.The drinks at Tom's daughter's wedding cost him a bundle.
Marvin ve Velma düğüne katılamadılar.Marvin and Velma were unable to attend the wedding.
Ortalama bir Amerikalı düğünü yaklaşık 30.000 $ mal olur.The average American wedding costs about $30,000.
Ortalama bir Amerikan düğünü yaklaşık 30 bin dolara mal olur.The average American wedding costs about $30,000.
Tom ve Mary düğünden hiç kimseye bahsetmedi.Tom and Mary told nobody about the wedding.
Tom'un düğünümüzde çaldığının hangi şarkı olduğunu hatırlıyor musun?Do you remember what song it was that Tom sang at our wedding?
Tom ve Mary bütün arkadaşlarına düğün davetiyelerini postaladı.Tom and Mary mailed wedding invitations to all of their friends.
Tom ve Mary'nin düğünü birkaç gün içinde.Tom and Mary's wedding is in three days.
Dan'ın babası düğüne katıldı.Dan's father attended the wedding.
Dan düğünde bir konuşma yaptı.Dan made a speech at the wedding.
Tom Mary'yi düğününe davet etmedi.Tom didn't invite Mary to his wedding.
Tom Mary'yi düğününe çağırmadı.Tom didn't invite Mary to his wedding.
Tom'un anne ve babası onun düğününe katılmadılar.Tom's parents didn't attend his wedding.
Tom'un düğününe gideceğimden emin değilim.I'm not sure I'm going to Tom's wedding.
Belki Tom senin düğününde şarkı söyleyebilir.Maybe Tom could sing at your wedding.
Geleneksel bir kilise düğünümüz vardı.We had a traditional church wedding.
Benim düğünüm mükemmel olmak zorunda.My wedding has to be perfect.
Mary bir düğün planlayıcısı.Mary is a wedding planner.
Bu bir düğünü andırıyor.It resembles a wedding.
Bu bir düğüne benziyor.It resembles a wedding.
Tom düğüne katıldı.Tom attended the wedding.
Benim planlanacak bir düğünüm var.I have a wedding to plan.
O güzel bir düğün olmasını istedi.She wanted to have a lovely wedding.
O düğüne hazırlanırken çok fazla zaman ve enerji harcadı.She spent so much time and energy preparing that wedding.
O deneyimli bir düğün fotoğrafçısıydı.She was an experienced wedding photographer.
O, düğününde kendi şarkılarından birini söyledi.She sang one of her own songs in her wedding.
Onlar düğün hakkında tartışıyorlardı.They were having a discussion about the wedding.
O, düğünü ertelemek istedi.She wanted to postpone the wedding.
Tom ve Mary'nin düğününde bir şarkı söylüyor olacağım.I'll be singing a song at Tom and Mary's wedding.
Birkaç gün sonra düğün gerçekleşti.A few days later the wedding took place.
Düğününe her ne pahasına olursa olsun gelirim.I wouldn't miss your wedding for anything.
Düğününü hiçbir surette kaçırmam.I wouldn't miss your wedding for anything.
Sadece yakın aile bireyleri Tom ve Mary'nin düğününe katıldı.Only immediate family members attended Tom and Mary's wedding.
Tom senin düğününde hangi şarkıyı söyledi?What song did Tom sing at your wedding?
Düğün iptal edildi.The wedding's been called off.
Düğünden on yıl sonra her şey tam bir rutin.Ten years after the wedding, everything is just routine.
Tom ve Mary'nin düğününe gidiyor musun?Are you going to Tom and Mary's wedding?
Tom ve Mary'nin düğününde olacak mısın?Will you be at Tom and Mary's wedding?
Tom ve Mary'nin düğününde olmayı planlıyor musun?Are you planning to be at Tom and Mary's wedding?
Tom'un düğününe gidecek misin?Will you go to Tom's wedding?
Düğün fotoğrafları çok net.The wedding photos are very clear.
Düğün başlasın.Let the wedding begin.
Portakal çiçekleri düğünün sembolüdür.Orange blossoms are the symbol of wedding.
Düğünden önceki akşam Mary hâlâ soğuk kanlıydı.The evening before the wedding, Mary was still calm as a cucumber.
Kadın düğünden önce erkek düğünden sonra ağlar.The woman cries before the wedding and the man afterwards.
Kız torunumun düğününde dans etmek istiyorum.I want to dance at my granddaughter's wedding.
Ebeveynlerimin düğünümde olmasını istedim ama onlar gelmeyi reddetti.I wanted my parents to be at my wedding, but they refused to come.
Tom John ve Mary'nin düğününe katıldı.Tom attended John and Mary's wedding.
Düğün iki hafta içinde.The wedding is in two weeks.
Kızının düğünü hakkında öğrenmedin mi?Didn't you find out about your daughter's wedding?
Düğün üç ay içinde gerçekleşecek.The wedding will take place in three months.
Bir ay içinde bir düğün düzenliyorum.I'm having a wedding in a month.
Bir düğün için mükemmel bir gündü.It was a perfect day for a wedding.
Dün burada iki düğün vardı.Yesterday there were two weddings here.
Biz birbirimizin düğünlerine gittik.We went to each other's weddings.
Planlayacak bir düğünüm var.I've got a wedding to plan.
Düğün tarihini unuttum.I forgot the wedding date.
Onların düğün için harcadıkları para korkutucu.The amount of money they spent on the wedding is frightening.
Düğün düzenleme sitesi ile tanışma sitesi arasında ne fark vardır?What's different between a wedding arrangement site and a dating site?
Düğün provasında, konuşmak için neredeyse çok sinirliydi.During the wedding rehearsal, he was almost too nervous to speak.

İlgili Sayfalar