düğünü ile cümle

düğünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat bunu sana kim söyledi? / Düğününe beni davet etmedi.너 내가 만나지 말라고 했지?(사랑이 LARGE) 쳤냐?
Buna hak düğünü denir.테마는 '결혼식장'.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.왕은 그의 장례 때 모든 신하들이 참석하도록 했다.
Burada 1786'da " Figaro'nun Düğünü (La nozze di Figaro) operasını bestelemiştir.1786년 - 오페라《피가로의 결혼(이탈리아어: Le nozze di Figaro)》, 빈의 부르크 극장(Burgtheater)에서 초연.
Pierre de Beaumarchais, Sevilla Berberi (1775) ve Figaro´nun Düğünü (1784) gibi satirik komediler kaleme aldi.보마르셰의 걸작으로는 사회·정치 풍자극 〈세비야의 이발사 Le Barbier de Séville〉(1775)·〈피가로의 결혼 Le Mariage de Figaro〉(1784) 등이 있다.
(1958'de bir Katolik düğünüyle nikâh tazeleyeceklerdi.)בשנת 1958 הם נישאו מחדש בטקס קתולי.
Kral Hamed, Galler Prensi William ve Kate Middleton'ın kraliyet düğününe davet edilmiştir.גולידנג הופיעה בחתונת הנסיך ויליאם וקתרין מידלטון.
Bu kadın Demirci köyünde Onbaşıoğulları sülalesinin düğününe gider.בשנת ה'תשכ"ח התקיימה במערת המכפלה חתונתו של בני קצובר.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.סטייסי מספרת לו שהיא ביטלה את החתונה.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Боговете, които присъствали на сватбата им богато ги надарили.
Dinî nikâhları da 4 gün sonra 27 Aralık'ta düzenlenen düğünün ardından kıyıldı.Този празник е бил посветен на здравето, празнуван 40 дни след Великден.
Köçeksiz yapılan düğünü düğünden saymazlar.Изглежда това е друг неконсумиран брак по сметка.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Različiti su bogovi sudjelovali u njenu nastanku.
Bu arada Stella çok üzgündür, çünkü kızı düğününe katılamayacaktır, zira gerçek babasının yanındadır.Zbog krutih običaja, najmlađa kćer ne može se udati, jer se mora brinuti o roditeljima.
Çok eskiden düğünün bir gün sonrası paça düğünü de yapılırmış.Istu bi na dan vjenčanja skidao tek mladoženja.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Bohovia sa tiež zúčastnili svadby.
Erkekler kadınların düğününü izleyemez.Nebudeš pozerať po manželkách svojich priateľov.
Buna hak düğünü denir.To je imenovala "poročna pogodba".
Kitabın başlarında Bill ile Fleur'un düğünü olur.V sedmem delu je pripravljala poroko Billa in Fleur.
1990 yılında ilk kez Bastille Operası'nda, Figaro'nun Düğünü'ndeki Cherubino rolüyle sahneye çıktı.Leta 2000 je v vlogi Kerubina v Mozartovi Figarovi svatbi prvič nastopila na deskah ljubljanske opere.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Visi dievai dalyvavo jų vestuvėse.
Kızı yanlarına alıp düğünü terk ederler.Ji pasiima vaiką su savimi ir išvažiuoja...
Kral Hamed, Galler Prensi William ve Kate Middleton'ın kraliyet düğününe davet edilmiştir.Suurbritannia kuningakoda teatas prints Williami ja Catherine Middletoni kihlumisest.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150 artistas voluntarios para ayudarme con la boda.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150 artistes se sont portés volontaires pour m'aider avec mon mariage.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150 artisti si offrirono di aiutarmi con il matrimonio.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150 artystów zgłosiło się na ochotnika, aby pomóc mi w przygotowaniach do ślubu.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150 de artişti s-au oferit voluntari să mă ajute cu nunta.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150명의 아티스트들이 저의 결혼식을 도와주었죠.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150 kunstenaars hielpen spontaan met mijn huwelijk.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150 Künstler meldeten sich freiwillig, um mir bei meiner Hochzeit zu helfen.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150 művész jelenkezett, hogy segítsen a lakodalommal.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150 καλλιτέχνες προσφέρθηκαν να με βοηθήσουν με το γάμο μου.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150 художников вызвались помочь мне с организацией свадьбы.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150 художници предложиха доброволно да ми помогнат за сватбата.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.150 فنان ساعدوني في التحضير لزفافي.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.Sebanyak 150 seniman membantu merancang pernikahan saya secara sukarela.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.מאה וחמישים אמנים התנדבו לעזור לי בחתונה.
150 sanatcı düğünümde yardım etmeye gönüllü oldu.ファッションデザイナーに空間デザイナー
A.J.'e iyi bakmanı istiyorum. Düğününde seni damada götürebilmeyi isterdim.Oxalá pudesse estar aí para te levar ao altar.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.코너가 저를 처음 육체적으로 공격한 것은 결혼식 5일 전이었습니다.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Connor me je prvič fizično napadel pet dni pred najino poroko.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor angreb mig fysisk første gang fem dage før vores bryllup.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor đã tấn công vào tôi năm ngày trước đám cưới của chúng tôi.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor m-a atacat fizic pentru prima dată cu cinci zile înainte de nunta noastră.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor pertama kali menyerang saya secara fisik lima hari sebelum hari pernikahan kami.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor prima mi ha aggredita fisicamente cinque giorni prima del nostro matrimonio.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor satutti minua fyysisesti viisi päivää ennen häitämme.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor viel me voor het eerst fysiek aan vijf dagen voor ons huwelijk.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Den första gången Conor angrep mig fysiskt var fem dagar innan vårt bröllop.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Először öt nappal az esküvőnk előtt támadott rám fizikailag.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.El primer ataque físico de Conor ocurrió cinco días antes de nuestra boda.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Fünf Tage vor unserer Hochzeit griff Conor mich das erste Mal tätlich an.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.La première fois que Conor m'a attaquée physiquement, c'était cinq jours avant notre mariage.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.O Conor atacou-me fisicamente, pela primeira vez, cinco dias antes do nosso casamento.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Poprvé mě Conor fyzicky napadl pět dnů před naší svatbou.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Po raz pierwszy Conor uderzył mnie pięć dni przed naszym ślubem.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Ο Κόνορ με χτύπησε πρώτη φορά πέντε ημέρες πριν το γάμο μας.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.За пръв път Конър ми посегна пет дни преди сватбата ни.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Коннор впервые физически напал на меня за пять дней до нашей свадьбы.

İlgili Sayfalar